Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/6789 E. 2023/768 K. 09.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6789
KARAR NO : 2023/768
KARAR TARİHİ : 09.02.2023

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ortaklığın giderilmesi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 14. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; … Mah., 2419 ada 1 parsel, 4126 sayfa, 42 cilt sayılı taşınmazın hissedarları olduğunu, zeytinli tarla vasfında ve imar parseli olan taşınmazın taksiminin mümkün olmadığını, müvekkilinin …’a ait 156/5979 hissenin intifa hakkının …’a, …’e ait 1208/23916 hissenin intifa hakkının da …’e ait olduğunu yeni öğrendiğini ileri sürerek, TMK’nun 700 üncü maddesi gereğince davalılara ait paylar üzerindeki intifa haklarının, buna ilişkin paya düşecek bedel üzerinden devam etmesine ve taşınmazın satış suretiyle ortaklığının giderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı … cevap dilekçesinde; davacının kötü niyetli olması nedeniyle davanın reddine, bu kabul edilmediği takdirde taşınmazın bugünkü değeri depo edilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk Derece Mahkemesinin 09.05.2011 tarih ve 2010/243 Esas, 2011/583 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulü ile 2419 ada 1 parsel sayılı taşınmazdaki ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin 09.05.2011 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı … temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 13.03.2012 tarih ve 2011/14254 Esas, 2012/3990 Karar sayılı ilâmı ile mahkemece aynen bölünerek paylaştırılmasının mümkün olmadığı anlaşılan taşınmazın paylar üzerinde intifa hakkı bulunmaksızın satışı yoluyla paydaşlığın giderilmesine, intifa hakkının söz konusu paylara düşecek bedel üzerinden devam etmesine karar verilmesi gerekirken Türk Medeni Kanunu’nun 700 üncü maddesinin uygulanmasında yanılgıya düşülerek satışın intifa hakkı ile yükümlü olarak yapılmasına karar verilmesi doğru olmadığından bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesi 07.02.2013 tarih ve 2012/601 Esas, 2013/134 Karar sayılı ilâmla davanın kabulüne karar verilmiş, bu hüküm tarafların kararı temyiz etmemesi üzerine 25.04.2013 tarihinde kesinleşmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesi 07.02.2013 tarihli kararına karşı davalı … (… kızı) vekili 19.02.2016 havale tarihli dilekçesi ile taşınmazın paydaşlarından olan … isimli şahsın ortaklığın giderilmesi davasında taraf olduğunu ancak, yargılama sırasında yapılan tebligatların isim benzerliği olan bir başka …’a tebliğ edildiğini ileri sürmüştür.

2. Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 13.05.2019 tarih ve 2018/4231 Esas, 2019/4287 Karar sayılı ilâmında, “mahkemece yargılama sırasında yapılan tebligatların 2419 ada 1 parsel sayılı taşınmazın paydaşı Bünyamin kızı …’a tebliğ edilip edilmediğinin tapu kayıtları, nüfus kayıtları, adres bilgileri gözetilerek gerekirse mahallinde keşif yapılmak suretiyle tapu kayıt malik… kızı … olup olmadığının araştırılması, kayıt maliki … değil isim benzerliği olan ve dava konusu taşınmaz ile mülkiyet ilişkisi bulunmayan … olduğunun anlaşılması hâlinde ise bu davadaki dilekçe temyiz dilekçesi kabul edilerek, taraf teşkilinin sağlanması, tarafların delillerinin toplanması ondan sonra işin esasına yönelik bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.”

D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesi, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında davanın kabulü ile; … Mahallesi, 2419 ada 1 parselde “zeytinli tarla” niteliğinde kayıtlı, taşınmazdaki paydaşlığın intifa hakkı bulunmaksızın üzerindeki diğer yükümlülükler ile birlikte satış yolu ile giderilmesine, … ve ….payı üzerinde bulunan intifa hakkının söz konusu paylara düşecek bedel üzerinden devam etmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; karara esas alınan taşınmazın kıymetinin belirlendiği bilirkişi raporunun 16.07.2013 tarihli olduğunu, taşınmazın rayiç değerinin belirlenmesine ilişkin eksik hususların giderilmediğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davanın kabulü kararının eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmeye dayalı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 628 inci maddesi.

3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı … vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Taşınmaz malın satış bedelinden payına düşecek paranın %011,38 oranında hesaplanacak onama harcından peşin alınan 80,70 TL’nin mahsubu ile bakiyesinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
09.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.