Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/6860 E. 2023/645 K. 06.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6860
KARAR NO : 2023/645
KARAR TARİHİ : 06.02.2023

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve temyiz incelemesinden geçen ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili, davalı DSİ vekili, davalı … Belediyesi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; vekil edenlerinin 671 ada 1 parsel sayılı taşınmazda 15/16 hisse oranında malik olduklarını, dava konusu taşınmaza davalı idarelerce park, bina ve yol yapımı şeklinde kamulaştırmasız olarak el atıldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık 25.000,00 TL ecrimisil bedelinin dönem sonundan itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiş, davacılar vekilinin aynı taşınmaz için açtığı ek davanın Bursa 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/75 Esas, 2022/41 Karar sayılı kararı ile eldeki dava ile birleştirilmesine karar verilmiştir.

II. CEVAP
1. Davalı … vekili, vekil edenlerine karşı açılan davanın öncelikle husumetten reddi gerektiğini, davacının taşınmazdan ne şekilde yararlandığını bildirmesi ve zararını ispatlaması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

2. Davalı DSİ vekili, davacının herhangi bir zararı olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

3. Davalı … vekili, öncelikle el atan davalı idarenin tespit edilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmaz üzerinde davalı İdarenin herhangi bir menfaat ve yararının olmadığını, kamulaştırmasız elatma olsa bile kamu yararı bulunduğundan kötü niyetten bahsedilemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 04.05.2015 tarihli ve 2014/29 Esas, 2015/213 Karar sayılı kararıyla; dava konusu taşınmazın sit alanında kalan arsa vasfında olup park amacıyla kullanıldığı, davacı tarafça benzer nitelikli yerlerin emsal kira sözleşmeleri getirtilmediği ve davacı tarafınca taşınmazı kullanamamaktan doğan somut zararı belirlenemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.

2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 07.07.2020 tarihli ve 2018/15575 Esas 2020/4607 Karar sayılı kararıyla; kamulaştırma kararı alınmadan veya kamulaştırma işlemlerini tamamlamadan taşınmaza el koyan idare haksız işgalci konumunda olup, kamulaştırmasız el koyma karşılığının tahsili talebiyle dava açılana kadar idarenin taşınmaza elatması haksız fiil niteliğinde olduğu, davalılar DSİ Genel Müdürlüğü ile Bursa Büyükşehir Belediyesinin ayrı ayrı elattıkları yerler yönünden dava konusu yerin niteliği de gözönüne alınarak, kamulaştırmasız elatma nedeniyle açılan tazminat davasının açılış tarihine kadar, ilk dönem olan 2009 yılı için belirlenen/belirlenecek ecrimisile sonraki dönemler için ÜFE artış oranlarının yansıtılması sonucu tespit edilen ecrimisilin her bir davalının sorumlu olacağı tutar ayrı ayrı olmak suretiyle karar altına alınması gerektiği belirtilerek, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kamulaştırma kararı alınmadan ve kamulaştırma işlemi tamamlanmadan taşınmaza el atan idarenin haksız işgalci olduğu, kamulaştırmasız elatmadan kaynaklanan tazminat davasının açıldığı tarihe kadar idarenin ecrimisilden sorumlu olduğu, bozmadan sonra alınan 26.12.2021 tarihli bilirkişi raporunun bozma ilamında belirtilen ilke ve yönteme uygun olarak hazırlandığı anlaşılmakla, bu rapor hükme esas alınmak suretiyle davanın kısmen kabulüne, ilk dönem olan 2009 yılından itibaren kamulaştırmasız elatmadan kaynaklanan tazminat davasının açılış tarihi olan 23.03.2012 tarihine kadar işleyen ve kullandıkları miktara göre belirlenen ecrimisilin davalı … Başkanlığından ve davalı … Müdürlüğünden ayrı ayrı tahsiline karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili, davalı … vekili, davalı … Belediyesi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacılar vekili temyizinde, belirlenen ecrimisilin talebinden düşük olduğunu ileri sürmüştür.

2. Davalı … Belediyesi vekili temyizinde, mahkemece eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, müvekkili kuruma yönelik davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, davanın idari yargının görevi olduğundan mahkemenin görevsiz olduğunu, kamulaştırmasız elatmadan kaynaklanan tazminat davasının 23.03.2010 tarihinde açıldığını, bu tarihten sonraki dönem için ecrimisile hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

3. Davalı … vekili temyizinde, dava konusu taşınmaz 1 inci derece sit alanı içinde olduğundan davacılar tarafından fiilen kullanılmasının ve gelir elde edilmesinin mümkün olmadığını, taşınmazın 962,25 m2 bölümünün hükmen müvekkili kurumadına tescil edildiğini ve bu nedenle kuruma yönelik davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kamulaştırmasız elatmadan kaynaklanan ecrimisil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddesi, “İyiniyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesi, “Mülkiyet İlişkisi” başlıklı 722 nci maddesi.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, bozma sonrası bilirkişi heyetince düzenlenen raporda bozmada belirtilen hususların irdelenerek değerlendirilmiş olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; tarafların temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekili, davalı … vekili ve davalı … Belediyesi vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Davalı kurum DSİ harçtan muaf olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

06.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.