YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6863
KARAR NO : 2023/815
KARAR TARİHİ : 13.02.2023
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve temyiz incelemesinden geçen muhdesatın tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalılardan … ve … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalıların Kırşehir ili, Aşıkpaşa Mahallesi 2573 ada 9 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, taşınmaz üzerinde bulunan ev müştemilat, su kuyusu ve ağaçların müvekkilin taşınmazı devraldığı kişiler tarafından yapıldığını, bu nedenle davalıların muhdesatta bir haklarının bulunmadığını, bu nedenle muhdesatın müvekkiline ait olduğunun tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı … davayı kabul etmiş, bir kısım davalılar aşamalardaki beyanlarında davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 10.06.2016 tarihli ve 2015/280 Esas, 2016/229 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulü ile; dava konusu 2573 ada 9 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan ev, müştemilat, su kuyusu ve ağaçların davacı …’e ait olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde …, … ve … vekili temyiz başvurusunda bulunmuşlardır.
2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 25.06.2020 tarihli ve 2016/18534 Esas, 2020/3979 Karar sayılı kararıyla; ortaklığın giderilmesi dava dosyasının getirtilerek dosyada kabul beyanı bulunmayan davalılar yönünden taraf teşkilinin denetlenmesi, dava değerine göre nispi harcın tamamlanması için davacı tarafa süre verilmesi, eksiklik tamamlandıktan sonra yargılamaya devam edilmesi gerektiği, bir kısım davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddedildiği belirtilerek, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin bozma ilamı doğrultusunda, davacı tarafça eksik harcın ikmal edildiği, eksik hususların giderildiği, davalı … vekilinin davayı kabul ettiğini ve davacı vekilinin de davalı … yönünden yargılama gideri vekalet ücreti talebi olmadığını beyan ettiği belirtilerek davanın kabulüne, dava konusu 2573 ada 9 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan ev, müştemilat, su kuyusu ve ağaçların davacı …’e ait olduğunun tespitine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde … ve … vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı …, … vekili temyizinde, dava konusu ağaçların, evin ve müştemilatın 1980 yılından önce, taşınmazın eski malikleri olan Ahat ve … kardeşler tarafından dikildiğini ve yapıldığını, müvekkilleri Ankara’da yaşadığı için taşınmaz ile ilgilenemediklerini, müvekkillerinin tanık dinletme hakkının ellerinden alındığını, eksik inceleme ile karar verildiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, muhdesatın tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 684 üncü, 718 inci, 724 üncü, 728 inci, 729 uncu maddeleri, 1012 nci maddesinin 2 nci ve 3 üncü fıkraları,
2. Tapu Sicili Tüzüğü’nün 60 ıncı maddesi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, bozma sonrası bilirkişi heyetince düzenlenen raporda bozmada belirtilen hususların irdelenerek değerlendirilmiş olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; tarafların temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı … ve … vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
13.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.