YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6893
KARAR NO : 2023/1105
KARAR TARİHİ : 23.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki inançlı işlem hukuki sebebine dayalı tapu iptal ve tescil, ikinci kademede tazminat istemleriyle ilgili olarak verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin 1970’li yıllarda çalışmak için ….’a gittiğini, oradaki kazancını ise, adına gayrimenkul alması için davalı annesine gönderip yine bu amaçla 09.01.1983 tarihinde davalı annesine vekaletname verdiğini, ancak davalı annesinin gönderilen paralarla … Mahallesi, 1047 ada, 16 parsel sayılı taşınmazı 13.03.1989 tarihinde ve…. Mahallesi, 1836 ada, 11 parsel sayılı taşınmazın ¼ payını 03.12.1990 tarihinde müvekkili adına değil de kendisi adına satın alıp tescil ettirdiğini, Türkiye’ye kesin dönüş yapan müvekkilinin taşınmazların kendi üzerinde olmadığını öğrenmesiyle iyi niyetli olmadığını anladığı davalıya gönderdiği 11.10.2013 günlü noter ihtarnamesine davalının cevap vermediğini beyan ederek; yukarıda nitelikleri belirtilen iki adet taşınmazın davacı adına tapuya kayıt ve tescilini, bu talep kabul görmediği takdirde 20.000,00 TL’nin dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vasisi cevap dilekçesinde; davalı olan annesinin ve dava dışı babasının yıllarca çeşitli işlerde çalıştıkları gibi, kendisinin ve kardeşlerinin de bekar oldukları için kazandıkları tüm parayı annesine verdiklerini, kardeşi …’un da 10 yıl ….’da çalışarak onun da kazancını annesine verdiğini, taşınmazların da bu kazançlarla alındığını, annesinin davacıyı Arabistan’a göndermek için çok fedakarlıklar yaptığını, dava konusu 1836 ada, 11 parsel sayılı taşınmazın ise ancak ¼ payını satın almaya annesinin mali gücünün yettiğini beyan ederek; davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 29/06/2016 tarihli ve 2013/530 E., 2016/403 K. sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne kısmen reddine; 1836 ada, 11 parsel sayılı taşınmazın 1/4 payının iptali ile davacı adına tescil talebinin reddine; 1047 ada, 16 parsel sayılı taşınmazın tarafların murisi … (davalı) adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı … ile katılma yoluyla davalı … ve diğerleri vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 01.03.2022 tarihli ve 2021/7628 Esas, 2022/1515 Karar sayılı kararıyla;
“…Davacı vekilinin temyiz itirazlarının yerinde görülmediği; davalılar vekilinin temyiz itirazları yönünden ise; taraflar arasındaki uyuşmazlığın inançlı işlem hukuki sebebine dayalı olduğu, inançlı işlemin yazılı delil ile ispatlanması gerektiği, bunun dışında tarafların elinde yazılı delil başlangıcı hükmünde belge var ise inanç sözleşmesinin tanık dahil her türlü delille kanıtlanabileceği, ayrıca yemin, ikrar gibi kesin delillerle ispatın da mümkün olduğu, somut olayda, davacının yazılı delile dayanmadığı, yazılı delil başlangıcının da bulunmadığı, yemin deliline de dayanılmadığı, bu durumda davacının davasını kanıtladığından söz edilemeyeceği, davanın reddine karar verilmesi gerektiği…” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Bozma ilamı üzerine taraflarca karar düzeltme yoluna başvurulmamıştır.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hükmüne uyulan Yargıtay bozma ilamında vurgulandığı üzere, eldeki davanın hukuki sebebini teşkil eden inanç sözleşmesinin davacı tarafça usulüne uygun delillerle kanıtlanamadığı, başkaca bir hususun araştırılmasına da gerek görülmediği gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; taraflar arasında inançlı işlem bulunmayıp vekalet ilişkisi bulunduğunu, hukuki nitelendirmenin yanlış yapıldığını, annesine vekalet vererek kendi adına alınmasını istediği gayrimenkullerin bedellerini annesine gönderdiğini, sahibi olduğu mülkiyet veya alacak hakkını hiçbir zaman annesine devretmediğini, böyle bir irade de taşımadığını, annesinin vekalet görevini kötüye kullandığını, 09.01.1983 tarihli vekaletnamenin davalı tarafından hiç kullanılmadığını, gönderilen paralarla davalının kendisi adına gayrimenkul aldığını, vekalet görevinin sadakat ve özen içinde vekilce yürütülmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek şartıyla; inançlı işlemi doğrudan düzenleyen bir kanun hükmü dahi yokken içtihadı birleştirme kararı ile dahi bir hususun belirli bir delille ispatı şartının koşulamayacağını, anne ve oğul arasındaki hukuki ilişkide ispat şekli için aranan yazılı delil şartının bu davada söz konusu olmayacağını, ispat hukukuna ilişkin genel hükümler çerçevesinde ve özellikle 6100 sayılı HMK’nın senetle ispat kuralının istisnasını düzenleyen 203 üncü maddesinin nazara alınarak davanın çözümlenmesi gerektiğini, terditli olarak alacak istemi de bulunduğu halde sadece tapu iptal ve tescil davası açılmış gibi sonuca varılmaya çalışıldığını beyan ederek temyiz isteminde bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, inançlı işlem sebebine dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
23.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.