YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6909
KARAR NO : 2023/969
KARAR TARİHİ : 20.02.2023
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve ortaklığın giderilmesi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne, tapu kaydında payı bulunmayan bir kısım davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkiline ait 1994 ada 12 parsel sayılı taşınmazda ortaklığın öncelikle aynen taksim suretiyle, mümkün olmaması halinde satış suretiyle giderilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı … beyan dilekçesinde taşınmazdaki hissesini sattığını belirterek kendisi yönünden davanın husumetten reddine karar verilmesini istemiştir.
2. Bir kısım davalılar vekili öncelikle taşınmazda payı bulunmayan paydaşlar yönünden davanın husumet yönünden reddini talep ettiklerini, davacının topraktan hisse satın aldığını, hisseye menkul olamayacağını belirterek davanın esastan da reddi gerektiğini belirtmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 18.11.2011 tarihli ve 2010/ 64 Esas, 2011/1222 Karar sayılı kararıyla; “dava konusu taşınmaz üzerindeki ortaklığın aynen taksim yolu ile giderilmesi mümkün bulunmadığından ortaklığın açık arttırma yoluyla satılarak giderilmesine, davalılardan … aleyhine açılan davanın reddine” karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi 05.02.2018 tarih, 2017/1307 Esas, 2018/571 Karar sayılı ilamı ile mahkeme hükmünün “öncelikle yapının ayrı ayrı ve müstakil olarak kullanılmaya elverişli bağımsız bölümler içerip içermediğinin, içeriyorsa bunların sayısının saptanması, her bir paydaşa en az bir bağımsız bölüm düşmesi halinde davaya konu taşınmaz üzerindeki yapının onaylı projesinin ve sonradan değişiklik yapılmış ise buna ilişkin tadilat projesinin olup olmadığının taraflara ve ilgili belediyeye sorulup etraflıca araştırılması, mevzuata aykırılık ve eksikliklerin giderilmesi için taraflara süre verilmesi gerekirken eksik incelemeyle hüküm kurulması ile ana taşınmaza ait en son tapu kaydı getirtilerek malik olan şahısların tespiti ile taraf teşkili sağlandıktan sonra yargılamaya devam edilmesi” gerekçeleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
B.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazda paydaş olanlar yönünden ortaklığın giderilmesi talebinin kabulüne; tapu kaydında payı bulunmayan bir kısım davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
2. Mahkemece “dava konusu taşınmazda yer alan bina nedeniyle Bağcılar Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğünün 11.02.2019 tarihli yazısında belirtilen hususlar dahilinde imar mevzuatına aykırılıklarının giderilebileceği, aynen taksim talep eden bir kısım davalılar vekilince bu aykırılıkların verilen süre içerisinde yerine getirilmediği, davacı vekilince verilen 19/09/2019 tarihli dilekçede ise bahse konu ara kararının yerine getirilmeyeceğinin beyan edildiği” gerekçesiyle, taşınmaz üzerindeki ortaklığın açık arttırma yoluyla satılarak giderilmesi yönünde hüküm kurulmuştur.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Temyiz dilekçesinde özetle; müvekkillerinden Hasan Çitçi’nin karar başlığında vekili yokmuş gibi gösterildiğini, davacının taşınmazdaki payını bağımsız bölümden değil toprak üzerinden satın alığını, bu nedenle ortaklığın giderilmesi talebinin kötü niyetli olduğunu, davacının hissesine karşı fahiş bedel talep edildiği için anlaşma sağlanmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
Türk Medeni Kanunu’nun 698 ve devamı maddeleri
3. Değerlendirme
Temyizen incelenen Bakırköy 7. Sulh Hukuk Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Mahkemece, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin bozma ilamı doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılarak verilmiş olan karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan bir kısım davalılar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Taşınmaz malın satış bedelinden payına düşecek paranın %011,38 oranında hesaplanacak onama harcından peşin alınan 59,30 TL’nin mahsubu ile bakiyesinin temyiz edene yükletilmesine,
HUMK’un 440/III- 2. bendi gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna,
20.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.