YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7020
KARAR NO : 2023/322
KARAR TARİHİ : 19.01.2023
Taraflar arasındaki önalım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı ek kararın; Dairemizin 07.09.2022 gün ve 2022/3587 Esas, 2022/4958 Karar sayılı ilâmı ile onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, önalım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkilinin 82 ada 88 parsel ve 361 ada 30 parsel sayılı taşınmazlarda hissedar olduğunu, taşınmazlardaki diğer hissedarlardan Hacer Coşkun ve Asiye Keskin’in kendilerine ait hisselerini 21.06.2012 ve 13.03.2013 tarihlerinde davalıya sattıklarını, yapılan iş bu satışın müvekkiline bildirilmediğini belirterek, önalım hakkına dayalı olarak davalı adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tescilini istemiştir.
Davalı vekili, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, bedelde muvazaa bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 361 ada 30 parsel yönünden davalı adına kayıtlı hissenin tapu iptali ve tesciline, 82 ada 88 parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın süresinde açılmaması nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 24.09.2020 tarih ve 2016/17557 Esas, 2020/5426 Karar sayılı ilâmı ile onanmasına karar verilmiş ve hüküm kesinleştirilmiştir.
Davacı vekili 28.03.2022 tarihli dilekçesi ile; kararın kesinleşmesinden sonra tapuya başvurduklarında davalının borçları nedeniyle tapuya haciz konulduğunu ve tescilin hacizlerle birlikte yapılıp yapılmamasını kabul edip etmediklerini bildirmelerini istediklerini, davalının borçları ile müvekkilinin alakasının bulunmadığını, tescilin davalıdan kaynaklanan türlü takyidattan ari bir şekilde yapılmasını, davalının borçlarından dolayı gelen hacizlerin bu taşınmazdan kaldırılmak suretiyle yapılmasının esas olmasını, hükmün buna göre tavzih yolu ile düzeltilmesini ve tapuya da bildirilmesini istemiştir.
Mahkemece, 19.04.2022 tarihli ek karar ile; davalı şirkete ait hisse üzerinde bulunan haciz şerhi lehtarının davada yer almadığı, davacının davaya konu taşınmazın tapu kaydında davalı şirkete ait hisse üzerinde bulunan haciz şerhlerinin kaldırılmasına yönelik bir talebinin bulunmadığı, davacı vekilinin 28.03.2022 tarihli dilekçesindeki taleplerinin ayrı bir yargılama konusu teşkil etmesi gerekçeleriyle tavzih talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekilinin ek kararı temyiz etmesi üzerine, Dairemizin 07.09.2022 tarih ve 2022/3587 Esas, 2022/4958 Karar sayılı kararında; “… tavzih yoluyla davacı vekilinin tescilin davalıdan kaynaklanan türlü takyidattan ari bir şekilde yapılmasına yönelik talebinin, mahkemece ek karar ile talebin reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı…” gerekçesiyle 19.04.2022 tarihli ek kararın onanmasına karar verilmiştir.
Davacı vekili, karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
HUMK’un 440 ıncı maddesinde karar düzeltme talep edilebilecek kararlar sınırlı sayıda belirlenmiştir. Bu maddede ek karara yönelik verilen onama ilâmına karşı karar düzeltme istemi yer almadığından incelenemez.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin karar düzeltme isteğini içeren dilekçenin REDDİNE,
Peşin olarak yatırılan harcın istek hâlinde yatırana iadesine,
19.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.