Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/7021 E. 2024/270 K. 17.01.2024 T.

Yayınlanma Tarihi: 23.01.2024 20:11


YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7021
KARAR NO : 2024/270
KARAR TARİHİ : 17.01.2024

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1287 E., 2022/1287 K.
KARAR : Esastan Reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 9. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/682 E., 2020/197 K.

Taraflar arasındaki asıl ve birleştirilen davalarda inançlı işlemden kaynaklı tapu iptal ve tescil, terditli alacak talepleri yönünden yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kısmen kabulüne, birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; davacı tarafından Bursa ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 6915 ada 19 parsel sayılı taşınmazın satın alındığını, ancak Türk vatandaşı olmadığından tapuda tescil işleminin yapılamadığını, bu nedenle gelini Nefide Işık üzerine taşınmazın tescil ettirildiğini, satın alınan arsa üzerine ev inşa edildiğini, Nefıde Işık'ın 07.11.2013 tarihinde öldüğünü, geriye mirasçı olarak eşi ..., kızı ... ve oğlu ... kaldığını, davalılardan ... tarafından ortaklığın giderilmesi davasının açıldığını belirterek taşınmazın davacı ... adına tesciline, taşınmazın davacı adına tescil edilmemesi halinde sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca yapılan imalatlarla ilgili alacağa karar verilmesini talep etmiştir.

2. Birleştirilen davada ise davacı vekili; davalı ...'ın imar uygulamaları ile dava konusu taşınmazda hisse sahibi olduğu, davalının arsa alımı ve arsa üzerindeki binanın yapımında bir katkısının olmadığını belirterek taşınmazın davacı adına tescilini, davacı adına tescil edilmemesi halinde yapılan imalatlarla ilgili alacağa hükmedilmesini, açılan bu davanın Bursa 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/682 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; inanç sözleşmesinin ancak yazılı delille ispatlanabileceğini, davacı ile davalının murisi arasında yazılı sözleşmenin bulunmadığını, tanık dinletilemeyeceğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2. Davalı ... ve ... 05.12.2019 havale tarihli dilekçelerinde, davayı kayıtsız şartsız kabul ettiklerini beyan etmişlerdir.

3. Birleştirilen davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalının taşınmaza imar işlemi ile hissedar olduğunu, muhdesat iddiasının olmadığını, davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, belediyenin imar işlemi sonucu pay sahibi olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından inanç sözleşmesinin ispat edilemediği gerekçesiyle asıl davada tapu iptal ve tescil talebinin reddine, davayı kabul eden davalı ... ve ... yönünden tapu iptal ve tescil taleplerinin kabulüne, sebepsiz zenginleşme talebi yönünden; davalı ...'ın bina bedeli olan 226.714,00 TL'den tapu payı olan 32,35 m2 karşılığı 69.716,70 TL'den sorumlu olacağı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, birleştirilen dosyada ise; davalı ...'ın imar uygulaması ile tapuda pay sahibi olması nedeniyle taleplerin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tescilin gerçek dışı bir sebebe dayanarak yapıldığından yolsuz olduğunu, bu durumun düzeltilmesi için tapu iptal ve tescil davasının açıldığını, bu nedenle ... yönünden davanın reddinin hatalı olduğunu, yakın akrabalar arasında tanık dinletilebileceğini, davalı ... yönünden davanın, mahkeme tarafından süre verilmesi nedeni ile açtıklarını, yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ayrıca kök tapu dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; sebepsiz zenginleşme yönünden 69.716,70 TL ödemeye mahkum edildiklerini, davanın reddedilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının inançlı işlem iddiasını ispatlayacak yazılı delil veya yazılı delil başlangıcı sunmadığı, yemin deliline de dayanmadığı, inançlı işleme dayalı tapu iptal tescil talebinin reddine karar verilmesinin yerinde olduğu, davalılardan ... ile ...'nun davayı kabul beyanları gereğince bu davalılar hakkındaki davanın kabul beyanı gereğince kabulüne karar verilmesinin de yerinde olduğu, dava konusu taşınmaz üzerindeki binanın davacı tarafından yapıldığı anlaşıldığından bu imalat bedelinden davalı ...'ın miras payı oranında sorumluluğuna yönelik kararın da yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekili ile davalı ... vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması ve asıl ve birleştirilen davanın tümden kabulüne karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl ve birleştirilen davalarda inançlı işlemden kaynaklı tapu iptal ve tescil olmadığı halde alacak istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu 05.02.1947 tarihli ve 1945/20 Esas, 1947/6 Karar sayılı kararı.

3. Değerlendirme
Tapu iptali ve tescil davası, tapu kaydında taşınmazın mülkiyet hakkı sahibi olarak gözüken kişiye karşı açılır. Somut olayda davacı vekili tarafından Bursa ili, ... içesi, ... Mahallesi, 6915 ada, 19 parsel sayılı taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilinin talep edildiği, mahkemece tapu iptal ve tescil talebi yönünden davanın kısmen kabulüne karar verildiği, UYAP sistemi üzerinden yapılan kontrollerde, dava konusu taşınmazın 25.08.2022 tarihinde davalı ...'ya satıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, oluşan bu yeni durum karşısında dava konusu taşınmaza ait güncel tapu kayıtlarının dosya arasına getirtilip değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Yukarıda açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

17.01.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.