Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/7026 E. 2023/1222 K. 02.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7026
KARAR NO : 2023/1222
KARAR TARİHİ : 02.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen el atmanın önlenmesi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıların 13.04.2009 tarihinde vefat eden babaları Duran Eriş’in maliki olduğu taşınmazı davalıya sattığı ancak, davalının satış bedelini tam olarak ödememesi sebebi ile tapunun davalıya devredilmediği, davalının ödediği paranın iade edilmek istendiği ancak, davalının bunu kabul etmediği, taşınmazı da boşaltmadığı, davalının haksız kullanıma devam ettiği ileri sürülerek el atmanın önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının dava konusu taşınmazı harici satım sözleşmesi ile davacıların murisinden 27.000,00 TL’ye satın aldığını ve 19.870,00 TL’sini ödediğini, kalanını ödemek istediğini ancak, davacıların kabul etmediğini açıklayarak, denkleştirici adalet gereği hesap edilecek bedel üzerinden davalı lehine hapis hakkı tanınmasını istemiştir.

III. KARŞI DAVA
Davalı vekili tarafından 19.02.2016 tarihinde harcı (başvurma ve peşin harç) yatırılarak bilirkişilerce verilecek rapordaki çıkacak miktarla ilgili talep ve dava haklarını saklı tutmak suretiyle şimdilik harici satım sözleşmesi gereği ödenen 19.670,00 TL’nin davacılardan tahsiline karar verilmesi istenmiş, Mahkemenin 01.07.2021 tarihli ara kararı ile bu davanın tefrikine karar verilerek, Mahkemenin 2021/368 Esasına kaydedilmişitr.

IV. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulü ile davalının 301 ada 139 parsel sayılı taşınmaza yönelik el atmasının önlenmesine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı süresi içinde, davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 04.11.2020 tarih ve 2018/6700 Esas, 2020/6794 Karar sayılı ilâmıyla; dava konusu taşınmazda, kat irtifakı nedeni ile toplam 6 bağımsız bölüm bulunduğu, davacıların murisi 13.04.2009 tarihinde vefat eden Duran Eriş’in 4 No.lu bağımsız bölüm maliki olduğu, adı geçen malikin 18.05.2007 tarihli harici satım sözleşmesi ile 301 ada 139 parsel, 2 nci kat, 4 numaralı daireyi davalı …’a 26.000,00 TL’ye sattığı, 1.000,00 TL peşinat alındığı, senedin arkasında da muhtelif tarih ve miktarlarda ödeme yapıldığının anlaşıldığı, Mahkemece, davalı kullanımında bulunan 301 ada 139 parsel sayılı “kat irtifakı” kurulu taşınmazın 4 No.lu bağımsız bölümüne yönelik el atmanın önlenmesine karar verilmesi gerekirken 301 ada 139 parsel sayılı taşınmazın tamamı hakkında el atmanın önlenmesine karar verilmesinin doğru olmadığı, davalı vekili süresinde verdiği cevap dilekçesi ile harici satış sözleşmesi nedeniyle Türk Medeni Kanunu’nun 994/1 inci maddesine dayanarak savunma (def’i) yoluyla harici satış bedeli üzerinden alıkoyma (hapis) hakkı tanınarak el atmanın önlenmesine karar verilmesi konusunda açıkça talepte bulunmasına rağmen bu hususta olumlu olumsuz bir karar verilmediği, davalı vekili tarafından 19.02.2016 tarihinde harcı (başvurma ve peşin harç) yatırılarak bilirkişilerce verilecek rapordaki çıkacak miktarla ilgili talep ve dava haklarını saklı tutmak suretiyle şimdilik harici satım sözleşmesi gereği ödenen 19.670,00 TL’nin tahsili istendiği ancak, bu dava ve talep ile ilgili herhangi bir değerlendirme yapılmadığı, dava dilekçesinin davalıya 18.08.2014 tarihinde tebliğ edildiği, harici satım bedelinin denkleştirici adalet gereği tahsiline dair davanın ise HMK’nın 133 üncü maddesinde belirlenen sürelerden çok sonra 19.02.2016 tarihinde açıldığına göre iş bu davanın asıl davadan tefriki ile ayrı bir esasa kaydedilmesi gerekirken harcı yatırılarak açılmış dava hakkında herhangi bir karar verilmemiş olmasının da doğru görülmediği gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilâmından sonra harici satım sözleşmesi gereğince ödenen 19.670,00 TL’nin tahsili istemine ilişkin açılan karşı dava tefrik edilerek, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, davanın kabulü ile 301 ada 139 parsel, 4 numaralı bağımsız bölüme davalının müdahalesinin önlenmesine, 19.670,00 TL bedelin davalıya ödeninceye kadar davalı lehine davaya konu bağımsız bölüm üzerinde hapis hakkı tanınmasına karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; harici satış bedelinin tahsiline dair davanın tefrikine karar verilerek 2021/368 Esasına kaydı yapıldığını, söz konusu dosyada kesin sürede davanın kime yöneltildiği beliritlmediği için davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, karşı davanın tefrik edildiği hâlde, davalının bedel istemine ilişkin olarak hapis hakkına karar verildiğini, davalının talep ettiği bedeli ödeyip ödemediği ispat edilmediği gibi ayrı bir dava konusu iken bu dosyada hapis hakkına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu savunarak hükmün bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; harici satış bedelinin denkleştirici adalet gereği tahsiline dair davanın tefrikine karar verildiği hâlde bu davanın sonucu beklenmeden karar verildiğini, tefrik edilen davadada 19.670,00 TL için karar verildiğinde aynı talep hakkında 2 ayrı karar verilmiş olacağını belirterek hükmün bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddesi şöyledir:
“Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir.
Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir.”

2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 165 inci maddesine göre bir davada hüküm verilebilmesi, başka bir davaya yahut dava konusuyla ilgili bir hukuki ilişkinin mevcut olup olmadığına kısmen veya tamamen bağlı ise mahkemece o davanın sonuçlanmasına kadar yargılama bekletilebilir.

3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Bozma ilâmından sonra harici satım sözleşmesi gereğince ödenen 19.670,00 TL’nin tahsili istemine ilişkin açılan karşı dava tefrik edilerek, başka esasa kaydedildikten sonra, İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulü ile 301 ada 139 parsel, 4 numaralı bağımsız bölüme davalının müdahalesinin önlenmesine, 19.670,00 TL bedelin davalıya ödeninceye kadar davalı lehine davaya konu bağımsız bölüm üzerinde hapis hakkı tanınmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, davalı tarafından harici satım sözleşmesi gereğince ödenen 19.670,00 TL’nin tahsiline ilişkin dava tefrik edildiğinden ve söz konusu davada verilen karar kesinleşmediğinden HMK’nın 165 inci maddesi gereğince bekletici mesele yapılarak, ondan sonra işin esası hakkında karar verilmesi gerekirken, 19.670,00 TL bedelin davalıya ödeninceye kadar davalı lehine davaya konu bağımsız bölüm üzerinde hapis hakkı tanınmasına şeklinde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

02.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.