YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7051
KARAR NO : 2023/166
KARAR TARİHİ : 12.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen yasal önalım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 14. Hukuk Dairesince, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, dava dilekçesinde; müvekkilinin davaya konu 31 parsel sayılı taşınmazda paydaş olduğunu, müvekkiline noter kanalıyla bildirim yapılmadan davalının 1/2 oranında pay satın aldığını ve müvekkilinin yasal önalım hakkını kullanmak istediğini belirterek davalı adına kayıtlı olan 1/2 payın iptali ile müvekkili adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde; davaya konu taşınmaz üzerinde fiili taksimin bulunduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 15.10.2015 tarihli ve 2016/5883 Esas, 2019/4446 Karar sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin bozma ilamında özetle, fiili taksim savunmasına ilişkin araştırmanın yeterince yapılmadığı, araştırma için öncelikle keşif yapılması gerektiği, keşif esnasında tanıkların dinlenmesi gerektiği ve tüm delillerin toplanması sonucu davacı ve davalı tarafa pay satan önceki paydaşın kullandıkları yerlerin olup olmadığının tespitinin gerektiği belirtilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
2. Hükmün gerekçesinde, davaya konu 31 parsel sayılı taşınmazın toplulaştırma işlemleri nedeniyle tapu kütüğünün kapatıldığını, davacıya ait payın dava dışı 105 ada 1 parsel sayılı taşınmaza; davalıya ait payın ise 105 ada 2 parsel sayılı taşınmaza taşındığı, son durumda davacı ve davalı bakımından müşterek paydaşlık durumunun kalmadığı belirtilerek yasal önalım hakkının kullanılmasının mümkün olamayacağı belirtilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Hükmün gerekçesinde bahsedilen paydaşlık durumunun sona ermesinin yıllar sonraki bir toplulaştırma işleminin dava konusunu etkilemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kaynağını 4721 sayılı Türk Medeni Kanunundan alan yasal önalım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. Önalım hakkı, paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda bir paydaşın taşınmazdaki payını kısmen veya tamamen üçüncü kişiye satması halinde, diğer paydaşlara, satılan bu payı öncelikle satın alma yetkisi veren bir haktır. Bu hak, paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve pay satışı yapılmasıyla kullanılabilir hale gelir.
2. Paylı mülkiyet nedeniyle doğan önalım hakkı ancak paylı mülkiyet devam ettiği sürece mevcuttur. Önalım hakkı paylı mülkiyete tabi taşınmazlarda kullanılabilir. Taşınmazın paylılık durumunun herhangi bir nedenle sona ermesi halinde önalım hakkı düşer.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen … Asliye Hukuk Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
3. İdarece yapılan toplulaştırma sonucu, davacı ve davalı tarafın davaya konu taşınmaz üzerinde birlikte mülkiyet tiplerinden olan paylı mülkiyet halindeki paydaşlık durumlarının kalmadığı görülmektedir. Bunun gibi taşınmazın paylılık durumunun herhangi bir nedenle sona ermesi halinde önalım hakkı kullanılamayacağı gerekçesiyle mahkemece davanın reddine yönelik verilen kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
12.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.