YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7062
KARAR NO : 2023/1141
KARAR TARİHİ : 27.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararın, Yargıtay 14. Hukuk Dairesince bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, … Belediye Encümeni’nin 28.05.2002 tarihli Kararı ile dava konusu 273 ada 35 parsel sayılı taşınmazın davalılara satıldığını, ancak encümen kararının Antalya 1. İdare Mahkemesinin 2003/1635 Esas, 2005/1195 sayılı Kararı ile iptal edildiğini ileri sürerek, 273 ada 35 parsel sayılı taşınmazın, talep halinde satış bedelinin iadesi yapılarak davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar davaya cevap vermemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 05/05/2009 tarih ve 2005/432 Esas, 2009/301 Karar sayılı kararı ile davanın kabulü ile dava konusu 273 ada 35 parsel sayılı taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 14.09.2020 tarihli ve 2016/16200 Esas, 2020/4871 Karar sayılı kararıyla “…Her ne kadar mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakta ise de; davacı … 28.05.2002 tarihinde taşınmazı davalılara satmış olup dava dilekçesinde de bedeli iade etmeye hazır olduğunu bildirdiğine göre, bedel depo edildikten sonra davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken bu husus gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir…” gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 30.11.2021 tarih ve 2021/98 Esas, 2021/379 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, Burdur ili, Bucak ilçesi, Karayvatlar Mahallesi, 273 ada 35 parsel sayılı taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı … Belediyesi adına tapuda kayıt ve tesciline, davacı tarafça Bucak Ziraat Bankası Şubesine depo edilen 117.746,48 TL’nin karar kesinleştikten sonra davalılara tapu kaydındaki hisseleri oranında ödenmesine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili, tapu iptal ve tescil kararının hatalı olduğunu, davacı Belediyeye ödenen KDV tutarının bedele eklenmediğini ve bilirkişi raporuna yaptıkları itirazların değerlendirilmediğini belirterek kararın bozulmasını istemişlerdir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, tapu iptal ve tecsil davası ile ödenen bedelin iadesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 4721 sayılı Medeni Kanun, ayni hakkın kazanılmasında tescilin haklı ve hukuki bir sebebe dayanmasını zorunlu tutmuş, geçersiz bir işleme dayanılarak yapılan tescili yolsuz tescil olarak nitelendirip 1025 inci maddesi ile de yolsuz tescil sonucu ayni hakkı zarara uğrayan kimseye tapu iptal ve tescil davası açma hakkı tanımıştır.
2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 297 nci maddesinin ikinci fıkrasında “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” düzenlemesi yer almaktadır. Kamu düzeninden olan doğru sicil oluşturma ilkesi gereğince hakimin infazı kabil karar verme yükümlülüğü vardır. Yasa maddesinin bu açık hükmüne göre, mahkemelerce kurulan hükümler infaz sırasında tereddüt ve şüphe yaratmayacak nitelikte olmalıdır.
3. Değerlendirme
1. Tapu kayıt malikleri Fatmaana Özbek ile Şerife Aygün isimli kişilerin incelenen nüfus kayıtlarına göre isimlerini … ve … olarak değiştirdikleri anlaşılmış olduğundan, tapu kayıtlarında isimleri düzeltilmeyen bu kişiler için tapuda da isim tashihi yapılmak üzere ilgililere süre verilerek tashih işleminin sağlanmasından sonra doğru sicil üzerinden hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde tesis edilen hükmün (bkz. V.-C.-2.-2. maddesindeki açıklamalar) infaza elverişli olmadığından bozulması gerekmiştir.
2. Ayrıca, her ne kadar Bucak Belediye Encümeninin 28.05.2002 tarih 155 sayılı kararında satış bedeli 8.000.000.000 ETL (eski parayla sekiz milyar) olarak belirlenmiş ve mahkemece bu miktar üzerinden bilirkişi marifetiyle denkleştirici adalet ilkesine göre güncelleştirilmiş bedelin depo edilmesine karar verilmiş ise de; encümen kararında gösterilen satış bedelinin KDV hariç olarak belirlenmiş olduğu, satışa esas resmi senet belgesi incelendiğinde ise; encümen kararında gösterilen bedelden daha fazla bir bedel ödendiği tespit edilmiştir. Buna göre; davalıların, davacı …’ye yaptıkları toplam ödeme miktarı belirlenerek, bilirkişi marifetiyle dava tarihine göre güncelleştirilmiş hali hesaplattırıldıktan sonra ulaşılan değerin davacı … tarafından depo edilmesi yönünde karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yalnızca encümen kararında gösterilen miktar üzerinden güncelleştirilmiş değerin depo edilmesine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
27.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.