YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7068
KARAR NO : 2023/1269
KARAR TARİHİ : 02.03.2023
2797 sayılı Yargıtay Kanunu’nun 40 ıncı ve Yargıtay İç Yönetmeliği’nin 18 inci maddeleri uyarınca yapılan ön incelemede;
I. Davalı … adına karar düzeltme dilekçesi veren vekilin vekâletnamesinin dava dosyası içerisinde ve UYAP ile oluşturulan elektronik ortamda yer almadığı belirlenmiştir.
Bu itibarla;
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 77 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca işlem yapılarak;
a) Vekâletnamenin veya onaylı örneğinin dosyaya sunulması için karar düzeltme dilekçesini sunan vekile kesin süre verilmesi,
b) Vekâletname sunulmaz ise vekil tarafından verilen karar düzeltme dilekçesinin, 6100 sayılı Kanun’un 77 nci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi gereğince yetkisiz vekil tarafından yapılmış karar düzeltme talebine muvafakat verdiğini açıkça belirtmediği takdirde karara karşı karar düzeltme talebinde bulunmamış sayılacağı şerhini içeren davetiye ile davalı asıla tebliğ edilmesi,
2. Vekil tarafından verilen karar düzeltme dilekçesine asıl tarafından açıkça muvafakat edilmemesi ve kararın asıla daha önceden usulüne uygun şekilde tebliğ edilmemiş olması hâlinde kararın asıla tebliğ edilerek temyiz süresinin beklenmesi,
3. Vekil tarafından verilen karar düzeltme dilekçesine asıl tarafından muvafakat edilmesi veya süresi içinde kararın karar düzeltme yoluna getirilmesi hâlinde, gerekli usulî işlemler tamamlanarak karar düzeltme incelemesi yapılmak üzere dosyanın Dairemize gönderilmesi gerekir.
II. 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun;
1. “Bilinen Adreste Tebligat” kenar başlıklı 10 uncu maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında, “Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır.
Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.”
2.”Muhatabın muvakkaten başka yere gitmesi” kenar başlıklı 20 nci maddesinde, “13, 14, 16, 17 ve 18 inci maddelerde yazılı şahıslar, kendisine tebliğ yapılacak kimsenin muvakkaten başka yere gittiğini belirtirlerse; keyfiyet ve beyanda bulunanın adı ve soyadı tebliğ mazbatasına yazılarak altı beyan yapan tarafından imzalanır ve tebliğ memuru tebliğ evrakını bu kişilere verir. Bu kişiler tebliğ evrakını kabule mecburdurlar. Kendisine tebliğ yapılacak kimsenin muvakkaten başka bir yere gittiğini belirten kimse, beyanını imzadan imtina ederse, tebliğ eden bu beyanı şerh ve imza eder. Bu durumda ve tebliğ evrakının kabulden çekinme halinde tebligat, 21 inci maddeye göre yapılır. Bu maddeye göre yapılacak tebligatlarda tebliğ, tebliğ evrakının 13, 14, 16, 17 ve 18 inci maddelerde yazılı kişilere verildiği tarihte veya ihbarname kapıya yapıştırılmışsa bu tarihten itibaren onbeş gün sonra yapılmış sayılır.”
3.”Tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina” kenar başlıklı 21 inci maddesinde, “Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.
Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.
Muhtar, ihtiyar heyeti azaları, zabıta amir ve memurları yukarıdaki fıkralar uyarınca kendilerine teslim edilen evrakı kabule mecburdurlar.” düzenlemelerini içermektedir.
Somut olayda; Dairemiz onama kararının davalılardan …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … ve …’a 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/1 inci maddesi uyarınca komşunun geçici olarak dışarda oldukları beyanı üzerine muhtara teslim edilmek suretiyle tebliğ edildiği, ancak beyanda bulunan komşu ile tebligatları alan muhtarın aynı kişi olduğu, muhatapların tümü için adreste bulunmama sebebinin aynı olarak gösterildiği, bu durumun hayatın olağan akışına uygun olmadığı yapılan tebligatların usulsüz olduğu, yine davalılardan …’ya 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/1 inci maddesi uyarınca yapılan tebligatta beyanda bulunan komşunun yalnızca isminin yazılı olduğu, soyisim bilgisinin bulunmadığı, bu durumda yapılan tebligatın usulsüz olduğu anlaşıldığından, adı geçen davalılara 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde Dairemiz ilamının tebliğinin sağlanması,
Bu itibarla sözü geçen eksiklikler giderildikten sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Daireye gönderilmesi gerekir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Belirtilen işlemlerin yerine getirilmesi için dosyanın hükmü veren İlk Derece Mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE,
02.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.