YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/710
KARAR NO : 2023/2118
KARAR TARİHİ : 12.04.2023
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : KDZ.Ereğli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; Kdz. Ereğli, …. Mahallesi, …. Caddesi, 4 pafta …. ada 8 parselde 285 m² olarak kayıtlı bulunan taşınmazın kadastro evveliyatı çalışmaları sırasında kök muris olan liman reisi ….. Efendinin evladı olarak ….. diye 1536/6144 pay ile aslında hayatta olmayan ve hiç yaşamamış gerçek dışı bir kayıt çıkarılmış olması nedeniyle mirasçı olarak mağdur olduklarını, nüfus kayıtlarının incelenmesinden de anlaşılacağı üzere liman reisi ….’nın ….. ve …’den başka evlatlarının olmadığını, müvekkili ve diğer davalıların bu evlatların mirasçıları olduklarını, Mahkemece gerekli incelemelerin yapılarak bu yanlışlığın düzeltilmesini, hiç yaşamamış olan …’nin tapuya yazılmış olan payının yasal hisseleri oranında davacı ve diğer davalılar adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalılar ….., …, …, … 09.10.1995 tarihli dilekçeleri ile açılan davayı kabul ettiklerini ve davacının talebi doğrultusunda karar verilmesini beyan etmişlerdir.
2. Davalı Hazine vekili; davanın zaman aşımı, zilyetlik ve diğer iddialarını kabul etmediklerini, dava konusu taşınmazda zilyetliğin söz konusu olmadığını, davanın askı ilân tutanaklarının kesinleşme tarihi içerisinde açılmadığını, dava konusu taşınmazın tapulama harici bırakıldığı tarihten itibaren 20 yıldan fazla bir süre koşullarına uygun olarak davacılar tarafından tasarruf edilmiş olması gerekeceğini, belirtilen hususlar bulunmadığından usul ve yasaya aykırı açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
3. Davalı … vekili; dava konusu taşınmazın imar plânı ve park alanında kalmadığını, Belediyenin taşınmaza hiçbir fiili elatmasının söz konusu olmadığını, açılan davanın reddine karar verilmesini, davanın açılmasına sebebiyet verilmediğinden yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilli istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı kadastro tespit tutanağında hatalı varsayımlara göre hisse malikleri olarak gösterilen …’nin muris Mustafa’nın kızı olmadığını, böyle bir kişinin olmadığının tüm belge ve kayıtlarla ispatlandığını belirterek hükmü istinaf etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesinde; ”…. davanın esasının MK 639/2.md.ne göre ‘kim olduğu anlaşılamayan kişiye ait taşınmaz’ hissesinin nizasız fasılasız malik sıfatıyla kullanılmasından kaynaklanan tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin olduğunun açıklandığı, dava konusu taşınmaza ait kadastro tutanağı, dayanak kayıtlar, alınan raporlar ve tüm dosya kapsamından, dava konusu taşınmazın 1536/6144 hissesinin kim olduğu bilinmeyen kişi olduğu iddia edilen kayıt maliki Mustafa kızı Hayriye adına tespit gördüğü, tespitin bu şekilde kesinleştiği, yine tutanağa dayanak olan K.Sani 292 tarih 3 sıra nolu tapu kaydında bahsi geçen kişinin yazılı olduğu, edinme sebebinin ise….. ferağından (devrinden) olarak belirtildiği, bu hâliyle 1536/6144 pay maliki Hayriye’nin o tarihte tapuda tasarruf işlemi yapmak suretiyle taşınmazda pay sahibi olan bir kişi olduğu anlaşılmakla, kadastro tutanağı ve dosya kapsamına göre, 1536/6144 hisse maliki Hayriye’nin kanun anlamında bilinen kişi olduğu, ayrıca az yukarıda açıklandığı şekilde davacı tarafça açıkça TMK’nın 713/2.maddesinde belirtilen “bilinmeme” nedenine dayanıldığı, TMK’nın 713/2.maddesinde belirtilen “ölüm” sebebine dayanılmadığı, kadastro öncesi sebepler yönünden kadastro tutanağın kesinleştiği 18.12.1965 tarihinden eldeki davanın açıldığı 19.09.1995 tarihine kadar 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği anlaşıldığına göre, mahkemece yazılı gerekçelerle davanın ve birleşen davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Kabule göre, kural olarak tapu iptali ve tescil davalarında dava kayıt malikine, kayıt maliki ölmüş ise mirasçılarına yöneltilerek açılır. Dava ve birleşen dava kayıt malikleri aleyhine açılmış, mahkeme ara kararı uyarınca Hazine ve Belediye Başkanlığı davaya dahil edilmiştir. TMK’nın 713/2. fıkrası gereğince açılan davalarda Hazine tapu sicilinin tutulmasından sorumlu olması ve TMK’nın 501. maddesi uyarınca son mirasçı sıfatıyla hasım gösterilmektedir. Mahkeme ara kararı ile davaya dahil edilen Kdz.Ereğli Belediye Başkanlığı davada yasal hasım olmadığı gibi, kayıt maliklerinden de değildir. Bu bakımdan davada pasif husumet ehliyeti bulunmadığının dikkate alınmaması isabetsiz ise de; istinaf başvurusu yapanın sıfatına göre bu yön kaldırma nedeni yapılmamış, eleştirilmekle yetinilmiştir.” gerekçeleri ile istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; muris …..’nın … adlı bir kızı olmadığının gelen kayıtlarla anlaşıldığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. Madde 713; ” Tapu kütüğünde kayıtlı olmayan bir taşınmazı davasız ve aralıksız olarak yirmi yıl süreyle ve malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduran kişi, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir.”
2. Aynı koşullar altında, maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan veya yirmi yıl önce (*) (**) hakkında gaiplik kararı verilmiş bir kimse adına kayıtlı bulunan taşınmazın tamamının veya bölünmesinde sakınca olmayan bir parçasının zilyedi de, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir.
3. Tescil davası, Hazineye ve ilgili kamu tüzel kişilerine veya varsa tapuda malik gözüken kişinin mirasçılarına karşı açılır.
4. Davanın konusu, mahkemece gazeteyle bir defa ve ayrıca taşınmazın bulunduğu yerde uygun araç ve aralıklarla en az üç defa ilân olunur.
5. Son ilândan başlayarak üç ay içinde yukarıdaki koşulların gerçekleşmediğini ileri sürerek itiraz eden bulunmaz ya da itiraz yerinde görülmez ve davacının iddiası ispatlanmış olursa, hâkim tescile karar verir. Mülkiyet, birinci fıkrada öngörülen koşulların gerçekleştiği anda kazanılmış olur.
6. Davalılar ve itiraz edenler, aynı davada kendi adlarına tescile karar verilmesini isteyebilirler.
7. Kararda, tescili istenilen taşınmazın niteliği, yeri, sınırları ve yüzölçümü belirtilir ve karara, uzmanlarca düzenlenen teknik bilgileri içeren krokisi de eklenir.
8. Özel kanun hükümleri saklıdır.
3. Değerlendirme
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.