YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/711
KARAR NO : 2023/2114
KARAR TARİHİ : 12.04.2023
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Sivas 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; dava konusu 216, 303, 347, 368, 193, 573 ve 285 parsel numaralı taşınmazların …’a ait iken yapılan kadastro çalışmalarında …olarak tespit ve tescil edildiği, dava konusu taşınmazların sahibi …’ın davacı ile uzaktan akraba ve köyde komşu olarak yaşadıklarını, taşınmazların sahibi …’ın davacıların uzaktan akrabası ve komşusu olması sebebiyle yaşlandığı 1980 yıllarında taşınmazları davacıya teslim ettiği ve 1983 yılında da öldüğü ve davacıların da bugüne kadar malik sıfatıyla ekip biçtiklerini, taşınmazların 1980 yılından dava tarihine kadar davacıların da … ve … tarafından malik sıfatıyla kullanıldığını mahallinde yapılacak keşifte dinlenecek, şahit ve bilirkişilerce sabit olacağından dava konusu taşınmazların tapularının iptali ile davacılar adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiş ve daha sonra 285 parselde kayıtlı taşınmaza (yeni parsel 844, 845, 846) ilişkin davanın tefrikine karar verilmiştir..
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili, Tapulama Kanunu’nun 31. maddesi ve Kadastro Kanunu’nun 12. maddesi göz önüne alındığında davanın 10 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığı, ayrıca tapu maliki olan…’nun gaip olmadığını bilinen bir kişi olduğunu söz konusu şahsın mirasının mirasçılarına geçeceğini, mirasçısı bulunmaması halinde mirasın devlete intikal edeceğini bu yönüyle de davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Hazine’ye intikal etmiş veya edecek taşınmazların olağanüstü zaman aşımı ile kazanılması mümkün olmadığından açılan davanın reddine karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili,1980 yılından beri davacının malik sıfatı ile zilyet olduğunu, kararın Türk Medeni Kanunu’nun 713/ 1, 2 ve 5. maddelerine aykırı olduğunu, kazanılmış hakkın zayi edildiğini belirterek hükmü istinaf etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile esastan reddine karar verilmiştir.
2. TMK’nın 501. maddesinde mirasçı bırakmaksızın ölen kimsenin mirasının Devlete geçeceğinin hükme bağlandığına, dava konusu taşınmazların kayıt maliklerinin çıkartılan veraset ilamında mirasçılarının bulunmadığından mirasının Hazineye kaldığının belirlendiğine, Kanunlar uyarınca Hazineye intikal eden taşınmazların olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla iktisabının mümkün bulunmadığının (3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 18/2.) anlaşılmasına göre, mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığından, davacılar vekilinin istinaf kanun yolu başvuru isteğinin esastan reddine karar verilmiştir..
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili istinaf talep dilekçesinde belirttiği aynı nedenlerle hükmü temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. Madde 713- Tapu kütüğünde kayıtlı olmayan bir taşınmazı davasız ve aralıksız olarak yirmi yıl süreyle ve malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduran kişi, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir.
2. Aynı koşullar altında, maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan veya yirmi yıl önce hakkında gaiplik kararı verilmiş bir kimse adına kayıtlı bulunan taşınmazın tamamının veya bölünmesinde sakınca olmayan bir parçasının zilyedi de, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir.
3. Tescil davası, Hazineye ve ilgili kamu tüzel kişilerine veya varsa tapuda malik gözüken kişinin mirasçılarına karşı açılır.
4. Davanın konusu, mahkemece bir gazete ve bir internet haber sitesinde ve ayrıca taşınmazın bulunduğu yerde uygun araç ve aralıklarla en az üç defa ilân olunur.
5. Son ilândan başlayarak üç ay içinde yukarıdaki koşulların gerçekleşmediğini ileri sürerek itiraz eden bulunmaz ya da itiraz yerinde görülmez ve davacının iddiası ispatlanmış olursa, hâkim tescile karar verir. Mülkiyet, birinci fıkrada öngörülen koşulların gerçekleştiği anda kazanılmış olur.
6. Davalılar ve itiraz edenler, aynı davada kendi adlarına tescile karar verilmesini isteyebilirler.
7. Kararda, tescili istenilen taşınmazın niteliği, yeri, sınırları ve yüzölçümü belirtilir ve karara, uzmanlarca düzenlenen teknik bilgileri içeren krokisi de eklenir.
8. Özel kanun hükümleri saklıdır.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.