YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7133
KARAR NO : 2023/632
KARAR TARİHİ : 06.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 26.10.2022 gün ve 2022/4614 Esas, 2022/6249 Karar sayılı ilâmı ile onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve Dairemizce de benimsenen mahkeme kararının gerekçesine göre hüküm usul ve yasaya uygun bulunmuş, temyiz istemi bu gerekçelerle karşılanarak onanmıştır.
Dairemizin onama ilâmında düzeltilmesi gereken bir yön bulunmadığından, HUMK’un 440 ıncı maddesindeki nedenlerden hiçbirisine uymayan karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan gerekçelerle, HUMK’un 440 ıncı maddesinde öngörülen hususlardan hiçbirisine uymayan karar düzeltme isteminin REDDİNE,
Aynı Kanunun 442/son ve 4421 sayılı Kanunun 2 ve 4/b-1 inci maddeleri delaletiyle takdiren 1.470,00 TL para cezası ile bakiye 206,80 TL karar düzeltme ret harcının düzeltme isteyenden tahsiline,
06.02.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
(Karşı Oy)
K A R Ş I O Y
Dava, yolsuz tescil hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; dava konusu 156 ada 7 parsel sayılı taşınmazın geldisi olan 156 ada 1 sayılı parselin 14.08.1990 tarih ve 1068 sayılı Büyükçekmece Belediyesi Encümen kararıyla yapılan imar uygulaması ile oluşturulduğu ve bu işleminin hukuki geçerliliğini koruduğu, anılan taşınmazın 25.11.2009 tarihinde ifraz edilerek aynı ada 2 ve 3 sayılı parsellerin oluşturulduğu, sonrasında da Başakşehir Belediyesinin 20.11.2011 tarih ve 46 sayılı Encümen kararıyla 156 ada 2 ve 3 parsel sayılı taşınmazların kuzeyindeki park alanlarının ihdas edilerek Başakşehir Belediyesi adına tescil edildikten sonra 156 ada 2 ve 3 sayılı parsellerle tevhidine ve yeniden ifrazına karar verildiği ve buna göre da park alanlarının ihdas suretiyle 156 ada 4 ve 5 sayılı parseller olarak Başakşehir Belediyesi adına tescil edilip, sonrasında da 2 ve 3 sayılı parsellerle tevhit ve yeniden ifraz sonrası 156 ada 7 ve 8 sayılı parsellerin meydana getirildiği, 156 ada 7 parsel sayılı taşınmazın Bahçeşehir polis karakolu olarak kullanıldığı anlaşılmaktadır. Öte yandan, çekişmeli 856 ada 5 pardel sayılı taşınmazın geldisi olan 552 ada 2 ve 569 ada 1 sayılı parsellerin Küçükçekmece Belediyesinin 10.07.2002 tarih ve 2002/434 sayılı Encümen kararıyla yapılan imar düzenlemesiyle oluşturulduğu ve bu imar uygulamasının idari yargı yerinde iptal edilmediği, halen ayakta olduğu, taşınmazların 20.08.2008 tarihinde tevhit ve ifraz işlemlerine tabi tutulduğu ve buna ilişkin düzenlenen tescil beyannamesinde belirtildiği üzere park alanlarının arsa vasfıyla Küçükçekmece Belediyesi adına tescilinden sonra anılan 2 ve 569 sayılı parsellerle birleştirilmesi ve sonrası ayrılması suretiyle 856 ada 2 sayılı parselin oluşturulduğu ve bu parselin de 22.07.2011 tarihinde ifrazıyla 856 ada 5 ve 6 sayılı parsellerin meydana getirildiği, 856 ada 5 parsel sayılı taşınmazda da cami bulunduğu dosya kapsamıyla sabittir.
Hemen belirtilmelidir ki, arzın tabi maliki Hazinedir. 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16. maddesi, 2644 sayılı Tapu Kanununun 21. maddesi, 3194 sayılı İmar Kanununun 11 ve 18. maddeleri ile ilgili yönetmelik hükümleri de dikkate alındığında imar planında “park” alanı olan yerlerin imar planı değişikliği ile özel mülkiyete konu hale gelmesi halinde Hazine adına sicil kaydının oluşturulması gerektiği kuşkusuzdur. Ne var ki somut olayda yukarıda açıklanan tevhit ve ifraz işlemleri sırasında park alanlarının ihdası Belediye adına yapılmış olup, anılan bu tesciller yolsuzdur. Daha açık bir ifadeyle; dava konusu 156 ada 7 parsel sayılı taşınmazın imar planında yönetim alanında ve yine çekişmeli 856 ada 5 parsel sayılı taşınmazın da dini tesis alanında kalması nedeniyle park alanlarından ihdas, tevhit ve ifraz suretiyle oluşturuldukları ve park alanlarından ihdasen tescilerin Hazine adına yapılması gerekirken Belediye adına sicile kayıtları yolsuz tescil olup, mahkemece davanın reddine karar verilmesi bu gerekçeyle doğrudur.
Hal böyle olunca, davalı … vekilinin karar düzeltme isteğinin kabulü ile yerel mahkeme kararının gerekçesinin düzeltilerek onanması görüşünde olduğumdan Sayın çoğunluğun karar düzeltme talebinin reddi kararına katılamıyorum.