YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7153
KARAR NO : 2023/786
KARAR TARİHİ : 13.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil istemine ilişkin davada 2001/20 Esas sayılı dosyada verilen görevsizlik kararı üzerine … Kadastro Mahkemesinin 2002/53 Esas sayılı kadastro tespitine itiraza ilişkin dosyasından yıkım ve ecrimisil talebi yönünden dosya tefrik edilip diğer talepler yönünden de Kadastro Mahkemesinin 1993/1 Esas sayılı dosyasıyla birleştirilmesine karar verilip, yıkım ve ecrimisil istemi yönünden Asliye Hukuk Mahkemesi görevli olduğu gerekçesiyle 2002/54 Esas sayılı dosyası üzerinden verilen görevsizlik kararının Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 14.04.2003 tarihli ve 2003/2235 Esas, 2003/2926 Karar sayılı ilamıyla onanıp kesinleşmesi üzerine, Mahkemesince yukarıda belirtilen esasa kaydedilen davada yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar dava dilekçelerinde; tarafları ve dava dışı 3 üncü kişiler adına kayıtlı ve kadastro mahkemesinde davalı olan taşınmazın 300 m²’lik kısmını davalıların satın aldıkları, üzerine petrol binası yaparak benzin ve mazot tankerleri koyduklarını, taşınmazın ifraz ettirildiğini ve ifrazın iptali için taraflarınca … Asliye Hukuk Mahkemesinin 1989/62 Esas sayılı dosyası üzerinden tapu iptali davası açıldığını, kabulüne karar verilen davanın Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin ilamıyla onanarak 15.04.1992 tarihinde kesinleştiğini belirterek; davalıların taşınmaza müdahalesinin önlenmesi ile yapıların yıkımına ve binaların yapım tarihinden dava tarihine kadar uygun bir ecrimisil bedelinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmişlerdir.
II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçelerinde; Kadastro Mahkemesinin 1993/1 Esas sayılı dosyası üzerinden tapu iptali ve tescil davasının devam ettiğini, 117 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kendileri tarafından tasarruf edildiğini, … Asliye Hukuk Mahkemesinin 1989/62 Esas sayılı dosyasında bu taşınmazda hak sahibi olduklarının anlaşıldığını, murisleri Şükrü’nün bir kısım davalılar murisi Rıfat Sözen’den 1955 yılında hisse satın aldığını, davacıların dava açma hakları bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Kadastro Mahkemesinin 1993/1 Esas sayılı dosyasında elatmanın önlenmesi davası yönünden davanın reddi niteliğinde olacak şekilde muhdesatların davalılara ait olduğu tespit edildiğinden yıkım ve ecrimisil talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar temyiz dilekçelerinde özetle; … Asliye Hukuk Mahkemesinin 1989/Esas sayılı dosyasında davalılara ait payların iptal edildiğini, binaların ruhsatsız olduğunu, … Kadastro Mahkemesinin 1993/1 Esas sayılı dosyasında davaya konu 117 ada 1 parsel sayılı taşınmazın adlarına tescil edildiğini ve Yargıtay derecatından geçerek 05.12.2005 yılında kesinleştiğini, muhdesatın tespitine ilişkin kısmın hatalı olduğunu belirterek mahkeme kararının bozulmasını istemişlerdir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, yıkım ve ecrimisil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. Hemen belirtilmelidir ki, mülkiyet hakkı gerek Anayasa ve Yasa’larla gerekse Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve ek protokolleri ile kabul edilmiş temel haklardandır.
2. Eşyaya bağlı ayni haklardan olan mülkiyet hakkı herkese karşı ileri sürülebileceği gibi hakka yönelik bir müdahale durumunda ne zaman gerçekleştiğine bakılmaksızın, ileri sürüldüğü andaki hak sahibi tarafından her zaman koruma istenebileceği de kuşkusuzdur. Anılan korumanın istenmesi durumunda da hakkın kötüye kullanıldığından söz edilebilmesine hukuken olanak yoktur.
3. Diğer yandan; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 683 üncü maddesinde; malikin hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, tasarrufta bulunma, yararlanma yetkilerine sahip olduğu, malını haksız olarak elinde bulunduran kişiye karşı her türlü elatmanın önlenmesi davası açabileceği öngörülmüştür.
4. Bilindiği üzere, gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötü niyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup 08.03.1950 tarih 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir (YHGK’nın 25.02.2004 gün ve 2004/1-120-96 sayılı Kararı).
5. Eldeki davada ise elatmanın önlenmesi istemi yönünden davalının haksız kullanımının bulunduğu, ecrimisil istemi yönünden de kötüniyetli zilyet olduğu hususları ispatlanamamıştır.
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve dosyada yer alan bilgi ve belgelere göre; davalıların sonradan 117 ada 1 sayılı parsel numarasını alan taşınmazdan tapuda pay satın aldıkları, bu paya dayanarak da 117 ada 1 parsel üzerine 1965 ve 1989 yıllarında lokanta ve akaryakıt istasyonu olarak kullanılan yapıları yaptıkları, davalıların tapu kaydının 15.04.1992 tarihinde kesinleşen mahkeme kararı ile iptal edildiğinden iyi niyetli oldukları tespit edilerek davalılar tarafından açılan temliken tescile ilişkin davanın kabulüne karar verilerek taşınmazın davalılar adına tesciline karar verildiği anlaşılmakla temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacıların temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan mahkeme kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
13.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.