Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/7172 E. 2023/169 K. 12.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7172
KARAR NO : 2023/169
KARAR TARİHİ : 12.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen şahsi hakka dayalı tapu iptal ve tescil davasında davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 1250 ada, 31 parselde kayıtlı taşınmazın annesi ve davalı adına müşterek tapulu olduğunu öğrenen müvekkilinin, o tarihte davalının üçüncü bir şahsa borcu olması nedeniyle taşınmazın kaydında ipotek şerhi bulunduğu için alacaklısı tarafından …3. İcra Müdürlüğünün 1982/21028 Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip üzerine yapılan ihalede davalının taşınmazdaki hissesini satın aldığını ve parasını da icra dosyasına ödediğini, hatta davalı … tarafından açılan ihalenin feshi davasında verilen ret kararının temyiz edildiğini ve temyiz incelemesi üzerine tebligatların usulüne uygun yapılıp yapılmadığı konusunda denetim yapılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün Yargıtayca bozulduğunu, fakat bozma sonrasında dosyanın akibeti hakkında bilgi edinemediklerini, taşınmazın ise halen davalı adına kayıtlı olduğunu, müvekkilince icra dosyasına yapılan ödemenin takip alacaklısı …tarafından çekildiğini beyan ederek; davalı adına kayıtlı taşınmazın 85/115 hissesinin tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı asıl cevap dilekçesi sunmamış, katıldığı celsede; dava konusu taşınmazı 1977 yılında satın aldığını ve kendisine ait oluduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 21.04.2016 tarihli ve 2015/1015 Esas, 2016/195 sayılı Kararıyla; davacının delil olarak gösterdiği icra dosyası ve ihalenin feshi dosyalarına ulaşılamadığı, mevcut bilgilere göre ihalenin feshi isteminin reddine dair kararın temyizi üzerine Yargıtay tarafından hükmün bozulmasına karar verildiği ve sonrasında ihalenin feshi isteminin reddine dair kesinleşmiş bir karar bulunmadığı, icra dosyasına yapılan ödemeye ilişkin bir belge de sunulmadığı, bu haliyle davacının cebri icra yolu ile davalının hissesini satın aldığı hususunu ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; adliye arşivlerinde yapılan araştırmada ilgili yıllara ait karar kartonları olduğu halde hem icra dosyasının hem de ihalenin feshi davasına ilişkin dosyanın bulunamadığını, özellikle icra ihale dosyalarının ayrı muhafaza edilmesi şeklindeki uygulamaya rağmen ihale dosyasının da arşivde yer almadığını, 1986 yılına ait mahkeme esas defterinde bu dosya numarası karşısında sadece ihalenin feshine ilişkin dosyanın Yargıtaydan bozularak geldiğini gösteren ibare dışında akıbetiyle ilgili bir şerh olmadığını, tapu kayıtlarına göre halen davalının hissedar malik olduğunu, oysaki o tarihte ilgili icra dosyasına müvekkilince yatırılan ihale bedelinin dosya alacaklısı tarafından çekildiğini, zira ihalenin aleyhe sonuçlanması durumunda icra dosyası alacaklısına ödeme yapılmasının mümkün olmadığını, bu durumda da ihalenin geçerli olduğunun ve icra dosyasına yatırılan paranın dosya alacaklısına ödendiğinin kabulü gerektiğini, ipotek şerhi kaldırıldığı içindir ki halen davalının kayden malik olduğunu, ancak mahkemece gerekli kayıtlara ulaşılamadığından bahisle davanın reddedildiğini, oluşan mağduriyetten ve gerekli kayıtlara ulaşılamamış olunmasından müvekkilinin değil, kayıtları korumakla yükümlü Adalet Bakanlığının sorumlu olduğunu beyan ederek; yeterince araştırma yapılmadan ve/veya sorumlular hakkında harekete geçilmeden verilen usul ve yasaya aykırı hükmün izah edilen gerekçeler ve re’sen göz önünde bulundurulacak hususlarla bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şahsi hakka dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı HMK’nın “İspat yükü” kenar başlıklı 190 ıncı maddesine göre; “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.”

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun “İspat yükü” kenar başlıklı 6 ncı maddesine göre; “Kural olarak herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür.”

2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun “Tescil için tapuya tebliğ ve zorla çıkarma” kenar başlıklı 135 inci maddesine göre ise; “Taşınmaz alıcıya ihale edilip bedeli alındıktan sonra alıcı namına tescil edilmesi için (134) üncü maddede yazılı müddete riayet edilerek tapuya müzekkere yazılır.”

3. Değerlendirme
Bir taşınmazın, icra müdürlüğünce cebri icra yoluyla satılması halinde taşınmazın alıcı adına tescili için icra müdürü tarafından tapu müdürlüğüne müzekkere gönderilir. Ancak; davacının iddia ettiği gibi taşınmaz cebri icra yoluyla satılmış fakat alıcı adına tescili yapılmamış ise, alıcı/ davacının satışın yapıldığını ve satış bedelinin icra dairesine ödendiğini kanıtlaması gerekir. Hal böyle iken; somut uyuşmazlıkta icra dairesine yapılan ödeme davacı tarafından kanıtlanamamıştır. İcra Müdürlüğünce verilen bilgiye göre de icra dosyasının imha edildiği anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen kararda ve kararın gerekçesinde, hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığından, toplanan delillere, tüm dosya içeriğine göre, mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler usul ve yasaya uygun bulunduğundan temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

12.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.