YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7203
KARAR NO : 2023/1405
KARAR TARİHİ : 09.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen elatmanın önlenmesi ve kal davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (kapatılan) 14. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya direnme kararı verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin direnme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; … Mahallesi, 1 pafta, 95 ada, 3 parsel sayılı taşınmaz ve üzerindeki konutun müvekkiline ait olduğunu, söz konusu parselin bitişiğinde … Elektrik Dağıtım AŞ’ye ait trafo binasının bulunduğunu, bu binanın bir metrelik kısmının müvekkilinin parselinin içine geçmiş durumda olduğunu, trafo binasının üzerinde biriken karların kış mevsiminde müvekkilinin konutunun çatısına düşerek can ve mal varlığı açısından tehlike yarattığını, trafo binasının yerleşim yerlerine yakınlığının yaşamsal açıdan tehlike oluşturduğunu beyanla davalı kurum tarafından yapılan trafonun kaldırılmak suretiyle elatmanın önlenmesine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, dava konusu trafo binasının …. Mahallesi, …. mevkiinde kain Maliye Hazinesi adına kayıtlı 95 ada 14 No.lu parsel üzerinde bulunduğunu, söz konusu yerde 26.10.2007 tarihinde … Genel Müdürlüğünce kamulaştırma işlemi yapıldığını, dolayısıyla davanın ayrı bir tüzel kişiliğe sahip Genel Müdürlüğe yöneltilmesi gerektiğini, öncelikle husumetten reddine, trafo binasının mevzuat kurallarına uygun olarak inşa edilmiş olması, trafo ve enerji nakil hatlarının kamu yararı kararı alınmamış olsa dahi irtifak hakkı kurulmuş sayılacağını beyanla davanın esas yönünden de reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
A.İlk Derece Mahkemesi Kararları Ve Bozma Kararları
1. Sulh Hukuk Mahkemesi; 01.07.2011 tarih ve 2010/30 E., 2011/94 K. sayılı kararı ile; Muş ili, Varto ilçesi, Kültür Mahallesinde bulunan 95 ada 14 No.lu parseldeki trafo binasının gideri davalı idareye ait olmak suretiyle kaldırılarak, aynı mevkideki davacıya ait 95 ada 3 No.lu parsele davalı idarenin elatmasının önlenmesine karar verilmiştir.
2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 08.02.2012 tarih ve 2011/15973 E., 2012/1665 K. sayılı ilamı ile ”…. mahallinde uzman bilirkişi eşliğinde yapılacak keşif sonucu dava konusu taşınmazın değeri tespit ettirilerek sulh hukuk mahkemesinin görev sınırını belirleyen HUMK’nın 8 inci maddesine göre kamu düzenine ilişkin görev hususu re’sen çözümlenmeden davanın esasının incelenerek hükme bağlanması doğru görülmediği..” gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.
3. Sulh Hukuk Mahkemesince yapılan keşif ve alınan raporlar sonucu belirlenen dava değeri nedeniyle dosya Asliye Hukuk Mahkemesine görevsizlik kararı ile gönderilmiştir.
4. Asliye Hukuk Mahkemesi 07.05.2013 tarih ve 2013/84-193 sayılı kararı ile; davanın kabulüne, Muş ili, Varto ilçesi, Kültür Mahallesinde bulunan 95 ada 14 No.lu parseldeki trafo binasının gideri davalı idareye ait olmak suretiyle kaldırılarak, aynı mevkideki davacıya ait 95 ada 3 No.lu parsele davalı idarenin elatmasının önlenmesine karar verilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 27.03.2014 tarih ve 2014/2259 E., 2014/4092 K. sayılı kararı ile ”… bilirkişi raporunda komşuluk hukukuna aykırılığın ne şekilde giderileceği hususu açıklanmamıştır.
Bu durumda mahkemece gerektiği takdirde mahallinde yeniden keşif yapılarak bilirkişilerden komşuluk hukukuna aykırılığın ne şekilde giderilebileceğine ilişkin ek rapor alınarak tarafların yarar ve zarar dengeleri de gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir” gerekçesi ile bozulmuştur.
5. İlk Derece Mahkemesi bozmaya uymuş ve alınan raporlar sonucu 27.11.2015 tarih ve 2014/93 E., 2015/287 K sayılı kararı ile; davanın kabulü ile; ….Mahallesi 95 ada 14 No.lu parseldeki trafo binasının gideri davalı idareye ait olmak üzere kaldırılarak, aynı mevkide bulunan davacıya ait 95 ada 3 No.lu parsele davalı idarenin elatmasının önlenmesine karar verilmiştir. Bu karar da Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi 21.11.2018 tarih ve 2016/8812 E., 2018/8062 K sayılı kararı ile; ”… bozmaya uyulduğu halde bozmanın gereği yerine getirilmemiştir. Bozma sonrasında davacıların uğradıkları zararın ne şekilde giderileceği, hangi önlemlerin alınması gerektiği araştırılmamış, alınması gereken önlem bulnup bulunmadığı da belirtilmemiştir. Dava konusu taşınmazların akibeti araştırılarak yeni parsel numarası alıp almadıklarının belirlenmesi, yeni parsel numarası almışlarsa tapu kayıtlarının getirtilmesi, daha sonra mahallinde uzman bilirkişiler eşliğinde keşif yapılması, yapılacak keşif sonunda alınması gereken önlemlerin, zararın nasıl ve ne şekilde giderileceğinin bilirkişilerden sorulması, bu konuda düzenlenecek rapora göre alınması gereken önlemler hükümde gösterilmek suretiyle infaza elverişli bir karar verilmesi” gerektiğinden bahisle bozulmuştur.
6. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden keşif yapılmış ve alınan raporları değerlendirerek tekrar 2019/60 E. 2020/27 K. sayı ile 15.01.2020 tarihinde; davanın kabulü ile…. Mahallesi 95 ada 14 No.lu parseldeki trafo binasının gideri davalı idareye ait olmak üzere kaldırılarak, aynı mevkide bulunan davacıya ait 95 ada 3 No.lu parsele davalı idarenin elatmasının önlenmesine karar verilmiştir.
Bu karar da Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi tarafından 02.06.2021 tarih ve 2021/1103 E. 2021/3724 K. sayılı kararı ile ”…. Dairemizin daha önceki tüm bozma ilamlarına uyulmasına rağmen, kararlarda belirtilen gereklere uygun araştırma yapılarak bir karar verilmemiştir. Öncelikle bilirkişilerden ek rapor alınarak ve gerektiğinde mahallinde yeniden keşif yapılmak suretiyle trafonun faaliyette olduğu sırada insan sağlığına ve güvenliğine tehdit oluşturabilecek, yakın konutta yaşamayı zorlaştıracak düzeyde patlamalar olup olmadığının, bunların tahammül sınırlarının üzerinde olup olmadığının belirlenmesi ve varsa patlamanın önüne geçmek için gerekli tedbirlerin neler olduğu konusunda rapor alınmalı ve kabul edilmesi durumunda hükümde de gösterilmesi gerekmektedir.
Öte yandan, trafo binasının çatısından akan yağmur ve kar sularının zarar verdiği belirtildiğinden yağmur ve kar sularının davacı taşınmazına akmasının önlenmesi ile ilgili tedbirler hususunda infaza elverişli hüküm kurulması gerekmektedir. Ayrıca hayatın olağan akışı, teknik ve bilimsel veriler ve komşuluk hukuku gözetilmek suretiyle trafonun çekme mesafesine uyulmaması nedeniyle katlanılamayacak düzeyde ışığı engellediğinin belirlenmesi halinde buna ilişkin tedbirler de bilirkişilerden sorulmak suretiyle hükümde gösterilmelidir.” gerekçeleri ile bozulmuştur.
B.İlk Derece Mahkemesince Verilen Direnme Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 02/06/2021 tarih ve 2021/1103 Esas, 2021/3724 Karar sayılı bozma kararı usul ve yasaya uygun bulunmadığından Varto Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 15/01/2020 tarih ve 2019/60 Esas, 2020/27 Karar sayılı kararı ile önceki kararda direnilmesine, davanın kabulü ile Muş ili, Varto ilçesi, Kültür Mahallesi 95 ada 14 No.lu parseldeki trafo binasının gideri davalı idareye ait olmak üzere kaldırılarak, aynı mevkide bulunan davacıya ait 95 ada 3 No.lu parsele davalı idarenin elatmasının önlenmesine karar verilmiştir.
2. Direnme kararının gerekçesinde;
a. Davalı kurumun yasa ve yönetmelikler ile komşuluk hukukuna aykırı olarak elinde imkanı olmasına rağmen davacının taşınmazına sıfır olarak inşaa ettiği söz konusu trafo binasının komşu parselde bulunan yapıya 2.78 m bina merdivenine ise 1,50 metre mesafede olması ve bu yöne doğru trafo binasının çatı meyilinin verilmesi ve saçaklarının yaklaşık 60 cm olması sebebiyle kış mevsiminde yağan karın çatıdan düşmesi veya akması can güvenliği açısından tehlike oluşturduğunu,
b. Trafo binasının eve olan mesafesinin saçak payı çıkartıldığında net mesafenin 90 cm kaldığını, trafonun yeterli mesafede olmaması ve zemin şeklinin komşu parsele doğru meyilli olması nedeniyle çatılardan akan yağmur ve kar sularının komşu binaya temel ve duvarlarına sızarak zararının mevcut olduğu,
c. Trafo binasının yakın olması nedeniyle trafo da kışın kar ve yağmur sularından dolayı meydana gelen patlamaların bina sakinlerini psikolojik bakımdan kötü olarak etkilediğini,
d. Trafonun iyonlaştırıcı olamayan radyasyon yayılımı sonucu oluşan elektromanyetik alanların ise vücudun dış yüzeyinde pek zayıflamadan vücut içine girerek hücrelerdeki elektirik yüklü parçacıkları harekete geçirdiği ve değişken akımlar oluşturduğu ve bu değişken akımların tekrar değişken manyetik alanlar oluşturarak çeşitli şekilde vücudun doğal yapısını olumsuz yönde etkilediği rapor edildiğine göre; davalı kuruma ait trafo binasının kaldırılmamasının davacının mülkiyet hakkına aşırı müdahale sonucunu doğurduğu ve davacı ile ailesi için ileride telafisi imkansız zararlara sebebiyet vereceği anlaşıldığından direnilmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen direnme kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı idarenin, kamu gücünü kullanarak ve kamu hizmetinin gereği olarak söz konusu trafo binasını inşa ettiğini, bunu yaparken de ilgili mevzuata bağlı kalarak, mahallin elektrik ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik hareket ettiğini, söz konusu trafonun can ve konut güvenliğini tehlikeye düşürdüğü yönündeki beyanların dayanaksız olduğunu, bilirkişi raporlarında söz konusu tehlikeye yönelik alınabilecek tedbirlerin açıkça belirtilmediğini, trafodan duyulan rahatsızlık, objektif duyarlılığa göre rahatsızlık verecek nitelikte olmayıp, davacı tarafın sübjektif ve aşırı duyarlılığı sonucu olduğu, Anayasanın 46 ncı maddesi hükmüne dayanılarak, kamu yararının gerektirdiği hallerde kamulaştırma yoluyla idare lehine irtifak kurulabileceğini belirterek, hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, komşuluk hukukuna aykırılığın elatmanın önlenmesi ve kal suretiyle giderilmesi isteğine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. TMK’nın 683 üncü maddesindeki “Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir” hükmü ile mülkiyet hakkının kanunla toplum yararına kısıtlanabileceği temel ilke olarak kabul edilmiştir.
2. Aynı maddenin ikinci fıkrasında, mülkiyet hakkının nasıl korunacağı hükme bağlanmış, 730 ve 737 nci maddeleriyle de taşınmaz malikinin başkalarına zarar vermesinin önlenmesi hedeflenmiştir.
3. Yapma, kaçınma ve katlanma olarak özetlenebilecek bu sınırlamaların önemli bir bölümü TMK’nın “komşu hakkı” başlığı altında, 737 ile 750 nci maddelerinde düzenlenmiş, 751 ile 761 inci maddelerinde de yine malikin yapması ve katlanması gereken hususlar belirtilmiştir.
4. Taşınmaz malikinin katlanma yükümlülüğü tamamen mülkiyetin içeriğinden doğmaktadır. Mülkiyet geniş haklar, buna bağlı yetkilerin yanında, söz konusu ödevlerle birlikte bir bütündür. Anayasanın 35 inci maddesinde de mülkiyet hakkının kamu yararına sınırlandırılabileceği ve mülkiyet hakkının toplum yararına aykırı kullanılamayacağı öngörülmüştür.
5. Mahkemece yapılacak araştırmalarda somut olayın özelliği, komşu taşınmazların yerleri, nitelikleri, konumları, kullanma amaçları göz önünde tutularak, normal bir insanın hoşgörü ve tahammül sınırlarını aşan bir elatmanın bulunup bulunmadığı tespit edilmelidir. Davacının sübjektif ve aşırı duyarlılığı ile değil, objektif her normal insanın duyarlılığına göre elatmaya katlanıp katlanamayacağı araştırılmalı; sonuçta katlanılabilir, hoşgörü sınırlarını aşan bir zarar veya elatmanın varlığı tespit edildiği takdirde mülkiyet hakkının taşkın olarak kullanıldığı sonucuna varılmalıdır.
6. Taşkın kullanma belirlendiği takdirde elatmanın tamamen ortadan kaldırılması veya tahammül sınırları içerisine çekilebilmesi için ne gibi önlemlerin alınması gerektiği bilirkişiler aracılığı ile tespit edilerek, tarafların yarar ve çıkar dengeleri de gözetilerek bunların en uygununa karar verilmelidir.
3. Değerlendirme
6100 sayılı Kanunun 373. maddesinin 5. fıkrası uyarınca Yargıtay Hukuk Daireleri tarafından verilen bozma kararları üzerine “İlk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesi kararında direnirse, bu kararın temyiz edilmesi durumunda inceleme, kararına direnilen dairece yapılır. Direnme kararı öncelikle incelenir. Daire, direnme kararını yerinde görürse kararını düzeltir; görmezse dosyayı Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderir.” düzenlemesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda;
1.Dava komşuluk hukukuna dayalı elatmanın önlenmesi ve kal istemine ilişkin olup, mahkemece beş kez davanın kabulüne dair verilen kararlar Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi tarafından eksik inceleme ve araştırma nedeniyle bozulmuştur. Mahkemece son kez bozma kararına direnilmesine karar verilmiştir.
2. Mahkemece yargılama aşamasında mahallinde yapılan keşifler sonucu alınan bilirkişi raporları bu kez Dairemiz tarafından değerlendirildiğinde;
Dava konusu trafo binasının yasa ve yönetmelikler ile komşuluk hukukuna aykırı ve ruhsatsız olarak davacının taşınmazına sıfır olarak inşaa edildiği, 3194 sayılı İmar Kanunu ve uygulanmakta olan imar planı gereğince yapılacak binanın komşu parselden 3 metre, yoldan ise 5 metre uzaklıkta bulunması gerektiği, söz konusu trafo binasının komşu parselde bulunan yapıya 2.78 m bina merdivenine ise 1,50 metre mesafede olduğu, davacı parseline doğru trafo binasının çatı meyilinin verilmesi ve saçaklarının yaklaşık 60 cm olması sebebiyle kış mevsiminde yağan karın çatıdan düşmesi veya akması can güvenliği açısından tehlike oluşturduğu, trafo binasının davacının evine olan mesafesinin saçak payı çıkartıldığında net mesafenin 90 cm kaldığı, trafonun yeterli mesafede olmaması ve zemin şeklinin komşu parsele doğru meyilli olması nedeniyle çatılardan akan yağmur ve kar sularının komşu binaya temel ve duvarlarına sızarak zararının olduğu, trafo binasının bu haliyle davacının konutunun pencere görüş alanını kapattığı, konutun güneş enerjisi ve ışık enerjisinden yararlanmasına engel teşkil ettiği, trafo binasının kışın kar ve yağmur sularından dolayı meydana gelen patlamaların bina sakinlerini psikolojik bakımdan kötü olarak etkilediği, trafonun iyonlaştırıcı olamayan radyasyon yayılımı sonucu oluşan elektromanyetik alanların ise vücudun dış yüzeyinde pek zayıflamadan vücut içine girerek hücrelerdeki elektirik yüklü parçacıkları harekete geçirdiği ve değişken akımlar oluşturduğu, bu değişken akımların tekrar değişken manyetik alanlar oluşturarak çeşitli şekilde vücudun doğal yapısını olumsuz yönde etkilediği, trafo binasının TEDAŞ tarafından modüler hücre olarak yönetmeliğin madde 44’de belirtilen 2 metreye kurulması şeklinde yeniden tasarlanması veya trafo binasının yapıdan uzak bir yerde inşa edilmesinin uygun olacağı bilirkişler tarafından beyan edilmiştir.
3. Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere yapılan araştırma sonucunda, dava konusu trafo binasının, hoşgörü ve tahammül sınırlarını zorlayan, objektif her normal insanın hoşgörü sınırlarını aşan bir zarar ve elatmanın varlığı tespit edildiği, mülkiyet hakkının taşkın olarak kullanıldığı sonucuna varılmış olduğundan yukarıda açıklanan gerekçelerle bozma kararımızın yanılgılı değerlendirmelere dayandığı ve mahkemenin direnme kararının yerinde olduğu anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle yerel mahkemenin direnme kararı onanmalıdır.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Mahkemece verilen direnme hükmünün yerinde olduğu anlaşıldığından mahkemenin anılan kararının bozulmasına ilişkin Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 02.06.2021 tarih ve 2021/1103 Esas, 2021/3724 Karar sayılı ilamının KALDIRILMASINA,
2. Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün ONANMASINA,
Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
09.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.