YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7242
KARAR NO : 2023/2506
KARAR TARİHİ : 11.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki takibin iptali ve menfi tespit davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın davacı … yönünden kabulüne, davacı … yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar … ve … vekili dava dilekçesinde; davalı …’ın Antalya 15. İcra Müdürlüğü 2013/2851 Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlattığını, takibin dayanağının ise terekeden düşen miras payı olarak gösterildiğini, davalının iddia ettiği gibi terekeden düşen miras payına ilişkin olarak herhangi bir borçları olmadığını, takibe dayanak gösterilen tereke payının taksimi için ortaklığın giderilmesi davasının açılması gerektiğini, tüm bu nedenlerle takibin iptali ile davacıların borçlu olmadıklarının tespiti ve hacizlerin kaldırılmasını, ayrıca davalı aleyhine %100 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili 04.02.2014 tarihli dilekçesinde; İş Bankası şubesinden 04.07.2012 tarihinde çekilen 90.000,00 TL, 18.10.2010 tarihinde çekilen 1.200,00 TL ve yine İş Bankası şubesinden çekilen 1.000,00 TL’nin, muris …..’ın ölümünden sonra evine girilerek sökülen klimanın bedeli olan 3.500TL’nin, evde bulunan ve davacı dışındaki mirasçılar tarafından paylaşılan 22.000,00 TL para, 2 adet elmas küpe, 11 adet altın yüzük, altın set takım, 3 adet (80, 100 ve 35 gr olmak üzere) altın bilezik, antika silah, 7-8 adet hereke halısı, 6 adet inci gerdanlığın icra takibine dayanak alacak kalemlerini oluşturduğunu, hastane masraflarının bankaca ödendiğini, ibraz edilen faturalardaki masrafları çocuklarının yapmasına ihtiyaçları olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 01.12.2015 tarihli ve 2013/253 Esas, 2015/498 Karar sayılı kararıyla; davalı terekeden düşen miras payının tahsilini istemekte ise de talep ettiği alacak kalemlerinin, tereke tespitine konu değerler olması, Antalya 1. Sulh Hukuk Mahkemesi 2013/94 Esas sayılı tereke dosyasında terekenin tespit edildiği, icra takibine konu miktarın, terekenin aktif ve pasifinden sayılmadığı ve tereke tespiti dosyasının kesinleştiği, tereke tespiti dosyasında terekenin aktif ve pasifinde tespit edilmeyen değerlerin sonradan aynı hukuki sebeplerle talep konusu yapılamayacağı, dolayısıyla davalının davacılardan bir alacağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davacıların takip alacaklısı davalıya borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 05.03.2019 tarihli 2016/11575 Esas, 2019/1956 Karar sayılı kararıyla; “Somut olayda; davacı …’ın 11.03.2015 tarihinde verdiği dilekçede, muris …..’ın ölümünden sonra mirasçılarla evine girilerek bir takım eşyaların paylaşıldığını, bunlardan 1 kutu içerindeki 5 adet yüzüğü kendisinin aldığını, 1 alyans dışındakilerin sahte olduğunu, 2 adet elmas küpeyi, maddi değeri olmayan 2 sıra inciyi de kendisinin aldığını beyan ettiği, murisin sağlığında ise 1 adet yılanlı bileziğin de kendisine verildiğini beyan etmiştir. Davacı …’in kabul beyanı kendisini bağlayacağından, davacı … açısından tasarruf edildiği beyan edilen tereke malları yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davacının ikrarı gözden kaçırılarak davanın tümden kabulü doğru görülmemiştir.” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacılardan…..hakkında ilk verilen kabul kararı bozma konusu yapılmadığından onun yönünden davanın kabulü ile Antalya 15. İcra Müdürlüğünün 2013/2851 Esas sayılı takip dosyasında davalıya borçlu olmadığının tespitine, diğer davacı … yönünden ise bozma doğrultusunda kabul beyanına konu ziynet eşyaları getirtilerek bilirkişilerce incelenmiş, sunulan eşyaların gerçek altın madeni olmayıp imitasyon olduğu ve takip tarihi itibariyle 232,50 TL değerde oldukları bildirildiğinden, davalı payına düşen 58,125 TL dışında davalıya borcu olmadığına dair kısmen kabul kararı verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, icra takibine konu alacak kalemlerinin 04.02.2014 tarihli ve 31.07.2014 tarihli dilekçelerde belirtilen altın ve elmastan oluşan ziynet eşyaları, evden çıkan nakit para, bankadan çekilen paralar ve hereke halıları olduğunu, banka kayıtlarına vefat bilgisi düşmeden bankadan para çekildiğini, davacı …’in de 31.03.2015 tarihli dilekçesinde kabul beyanında bulunduğu halde mahkemece vefat tarihi belirtilerek bankalardan para çekilip çekilmediği hususunun araştırılmadığını, davacı …’in 11.03.2015 tarihli dilekçesinde kabul beyanında bulunduğu tüm tereke mallarının incelemeye konu yapılması gerektiğini, yazılan dilekçede yılanlı bileziğin maddi değerinin olduğu açıkça belirtildiği halde sahte bilezik sunulduğunu, mahkemece eksik ve sahte olarak sunulan eşyalara göre hüküm kurulduğunu, davacı …’in 31.03.2015 tarihli dilekçesinden açıkça anlaşılacağı üzere 4 adet yüzük dışındakilerin altın ve elmas olduğunu, hükmedilen yargılama gideri ve vekalet ücretinin hatalı olduğunu belirtmek suretiyle temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tereke alacağına dayalı başlatılan icra takibine karşı takibin iptali ve menfi tespit istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 599 uncu maddesi.
3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
11.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.