Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/7268 E. 2023/1014 K. 21.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7268
KARAR NO : 2023/1014
KARAR TARİHİ : 21.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen kâl davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili; sağlığa zarar verdiği gerekçesiyle davalı GSM şirketlerine ait baz istasyonlarının kaldırılmasını talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar vekili ayrı ayrı sunduğu cevap dilekçesi ile davanın reddini savunmuşlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 23.10.2014 tarih ve 2012/391 Esas, 2014/538 Karar sayılı kararı ile bir kısım davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı …. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 08.04.2016 tarih ve 2015/12405 Esas, 2016/4278 Karar sayılı ilâmıyla, davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden hüküm bozulmuştur.

3. Davacı vekilinin karar düzeltme talebi Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 14.06.2017 tarih ve 2016/12092 Esas, 2017/5127 Karar sayılı ilâmıyla, karar düzeltme talebi kabul edilerek, baz istasyonunun kaldırılıp kaldırılmadığı araştırılarak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden hüküm bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 03.10.2019 tarih ve 2017/345 Esas, 2019/369 Karar sayılı ilâmıyla, davacı mirasçılarının davayı takip etmemesi nedeniyle işlemden kaldırılan dosya hakkında davanın açılmamış sayılmasına, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı mirasçıları temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı mirasçıları temyiz dilekçesinde özetle; davacı …’nin vefat ettiğini, mirasçılarının mirası reddettiğini, kendilerine yapılan tebligatın usulsüz olduğunu, yargılama giderlerinden sorumlu olmadıklarını belirtmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, komşuluk hukuku nedeniyle açılan kâl talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet İlişkisi” başlıklı 722 nci maddesi.

3. Değerlendirme
1. Tebligat Kanunu’nda 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanun’la yapılan değişiklik ile gerçek kişilere yapılacak tebligatla ilgili olarak iki aşamalı bir yol benimsenmiştir. Bu değişikliğe göre, muhatabın adres kayıt sistemindeki adresine, Kanun’un 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca doğrudan tebligat yapılması mümkün değildir. Muhataba çıkarılan ilk tebligat, bilinen veya gösterilen adresine yapılacaktır. Buna göre, ilk defa bildirilen adresin muhatabın (davalının) adres kayıt sistemindeki adresi veya başka bir adres olması arasında fark yoktur. Her iki adres de Tebligat Kanunu’nun 10/1 inci maddesi kapsamında bilinen adrestir. Bildirilen adrese çıkarılan tebligatın bilâ tebliğ iade edilmesi hâlinde, Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2 nci maddesi de nazara alınarak muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine Tebligat Kanunu’nun 21/2 nci maddesine göre tebligat çıkarılacaktır.

2. Tebligat Kanunu’nun 10/2 ve 21/2 nci maddeleri farklı şekilde yorumlanarak, başka adresi bilinmediği gerekçesiyle muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine doğrudan doğruya 21/2 nci maddesine göre tebligat çıkartılması muhatabın savunma hakkını kısıtlayacağından, Anayasa’nın “Hak arama hürriyeti” kenar başlıklı 36 ncı maddesine ve Tebligat Kanunu’nun yukarıda bahsi geçen hükümlerine aykırı olacaktır.

3. Mahkemece davacı mirasçılarının davayı takip etmemeleri nedeniyle dosya işlemden kaldırılarak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş ve yargılama giderleri davacılar üzerinde bırakılmış ise de hüküm doğru olmamıştır.

4. Somut olayda davacı … 24.01.2017 tarihinde vefat etmiş, geriye mirasçı olarak çocukları 12.06.2010 doğumlu Elif, 14.12.2000 doğumlu Beyza ve 26.04.2005 doğumlu Berkay kalmıştır. Mahkemece İlhami mirasçılarına tebligat yapılmış ise de, tebligat tarihinde İlhami mirasçıları reşit olmadıklarından tebligat usulüne uygun değildir. Mahkemece velayeten anneleri Leyla’ya yapılan ve daha sonra reşit hâle gelmesi nedeniyle Beyza’ya yapılan tebligat, Tebligat Kanunu’nun 21 inci maddesine göre doğrudan muhtara tebliğ edildiğinden usulsüzdür.

5. Ayrıca dosya kapsamından davacı … mirasçılarının Ankara 7. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/276 Esas sayılı kararı ile mirası kayıtsız şartsız reddettiklerinin tespitine karar verilmiştir. Hâl böyle olunca Mahkemece yukarıda anlatılanlar doğrultusunda, taraf teşkili sağlanmalı, ondan sonra işin esası hakkında karar verilmelidir.

VI. KARAR
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davacı mirasçılarının temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 sayılı HMK’nın geçici 3 üncü maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Tarafların HUMK’un 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilâmının tebliğinden itibaren ilâma karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

21.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.