YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7298
KARAR NO : 2023/1275
KARAR TARİHİ : 02.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen önalım davasında verilen karar hakkında istinaf edilmesinden sonra temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ….Mahallesinde bulunan 531 parsel sayılı taşınmazda paydaş olduğunu, davalının bu taşınmazda önceden paydaş bulunan kişilerden paylar satın aldığını, müvekkili tarafından bu paylara yönelik önalım hakkı kullanıldığını belirterek; önalım hakkı kullanılan payların tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tescilini talep etmiştir.
2. Dava açıldıktan sonra davalının dava konusu hisseleri başkasına temlik etmesi üzerine, davacı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 125 inci maddesi uyarınca davasını tazminata çevirerek, iki satış arasındaki fark kadar tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk Derece Mahkemesinin 15.02.2019 tarihli ve 2017/147 Esas, 2019/189 Karar sayılı kararında; davalının 23.03.2016 ve 24.03.2016 tarihlerinde yapılan satışlarla dava konusu 531 parsel sayılı taşınmazda paydaş olduğunu, taşınmazda paydaş olan davacının önalıma dayalı tapu iptal ve tescil davası açtığını; davalının, dava tarihi olan 13.01.2017 tarihinden sonra paylarını üçüncü kişiye sattığını, davacının 6100 sayılı Kanun’un 125 inci maddesi uyarınca seçimlik hakkını kullanarak davasını tazminata dönüştürdüğünü, davalının fiili taksim savunmasında bulunduğunu, davacının kullandığı bir yer mevcut ise de, davalıya pay satanların kullandıkları bir yer bulunmadığından fiili taksim iddiasının yerinde olmadığı gerekçesiyle, davalının pay satın alırken ödediği 144.000,00 TL ile üçüncü kişiye pay sattığı 230.000,00 TL satış bedeli arasındaki fark olan 86.000,00 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 04.11.2019 tarihli ve 2019/2093 Esas, 2019/1218 Karar sayılı kararıyla; davalının istinaf talebinin esastan reddine karar vermiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 10.11.2021 tarih ve 2021/757 Esas, 2021/2900 Karar sayılı ilamında; davacının, önalım hakkıyla amaçlanan, payın üçüncü kişilere gitmesini engellemeye yönelik davasını sonuçlandırmadan, bu dava sonunda ikinci satışın yüksek olması nedeniyle fazla önalım bedeli ödediğini ve zararının gerçekleştiğini ispat etmeden, gerçekleşmemiş bir zararı için Kanun’un 125 inci maddesindeki seçimlik hakkını kullanarak davasını tazminata dönüştürürse, tazminat davasının reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar vermiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının seçimlik hakkını yeni malike karşı tapu iptal ve tescil talebi olarak kullanmadığı, zararın henüz doğmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; devir bedelinin önalım hakkını engellemek için yüksek gösterildiğini, davalının kötü niyetli haksız davranışının yaptırımsız kaldığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davanın reddi kararın hatalı değerlendirmeye dayalı olup olmadığı noktasındadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
02.03.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
(Karşı Oy)
KARŞI OY
Dairemizin 10.11.2021 tarihli ilamında yazılı karşı oy gerekçesi doğrultusunda hükmün bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun görüşüne iştirak edemiyorum.