YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7344
KARAR NO : 2023/1152
KARAR TARİHİ : 27.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve temyiz incelemesinden geçen ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı … vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde, müvekkillerinin 70 ada 256 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki binada bulunan dava konusu 18 No.lu bağımsız bölümün paylı maliki olduklarını, davalı …’ın dava konusu yeri 2002 yılında hak sahibi olmayan …’dan gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile devraldığını, 2004 yılından 2006 yılına kadar kendisinin kullandığını, 2006 yılından 2014 yılı Nisan ayına kadar ise kiraya vermek suretiyle yararlandığını, davalı …’ın müvekkillerine karşı açtığı tapu iptali ve tescil davasının reddine karar verilip derecattan geçerek kesinleştiğini ancak, davalının işgaline son vermediğini belirterek, dava tarihinden geriye doğru beş yıllık süre için belirsiz alacak olarak 15.000,00 TL ecrimisilin yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı … vekili cevap dilekçesinde, zamanaşımı def’ini ileri sürmüş, davacılar ile dava dışı … ve …Mimarlık Ltd. Şti. arasında … Noterliğinde 07.03.1996 tarih ve 2942 yevmiye numarası ile düzenlenen satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre dava konusu 18 numaralı bağımsız bölümün yükleniciye bırakıldığını, yüklenicinin bağımsız bölümü …’a Serik Noterliğinin 23.08.1996 tarih ve 12041 yevmiye No.lu gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile devrettiğini, daha sonra müvekkilinin …’dan Serik 2. Noterliğinin 06.03.2002 tarih ve 01864 yevmiye numaralı satış vaadi sözleşmesi ile bedel ödemek sureti ile devraldığını, davacılar ve yüklenici … arasında görülen kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshine ilişkin davada …’ın taraf olmadığını, müvekkilinin de böyle bir fesihten haberinin olmadığını, fesihten sonraki tarihte, feshedilen sözleşmeye güvenerek yükleniciye isabet edecek bağımsız bölümü satın alan müvekkilinin iyi niyetli olduğunu, müvekkilinin Serik 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/264 Esas ve 2011/596 Karar sayılı davanın reddine yönelik ilâmın kesinleşmesi ile taşınmazı davacılara teslim ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 26.03.2015 tarih ve 2014/355 Esas, 2015/152 Karar sayılı kararıyla; davalının iyi niyetinin Serik 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin kararının kesinleşmesine kadar devam ettiği, davalının dava konusu taşınmazı kullanmaya başladığı andan itibaren iyi niyetli olmadığının davacılar tarafından ispat edilemediği, ayrıca davalının taşınmazı terk ettiği dönemi de kapsar şekilde ecrimisil talep edildiği belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 13.02.2020 tarih ve 2018/4617 Esas, 2020/1341 Karar sayılı kararıyla; tapu maliki olan davacılar ile yüklenici … arasında yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshine ilişkin mahkeme kararının kesinleşmesi ile dahili davalı … Dural haksız işgalci durumuna düştüğü, dolayısıyla …’dan Serik 2. Noterliğinin 06.03.2002 tarih ve 1864 yevmiye numaralı gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile dava konusu taşınmazı devralan davalı …’ın da taşınmazda haksız işgalci olduğu, bu nedenle davacı tarafın istemi gözetilerek, iddia ve savunma çerçevesinde delillerin toplanması suretiyle değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtilerek, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılardan … ve taşınmazı …’dan devralan …’ın haksız işgalci oldukları belirtilerek davanın kısmen kabulüne, 626,66 TL ecrimisil bedelinin 31.12.2009 tarihinden itibaren, 2.520,00 TL ecrimisil bedelinin 31.12.2010 tarihinden itibaren, 2.700,00 TL ecrimisil bedelinin 31.12.2011 tarihinden itibaren, 2.880,00 TL ecrimisil bedelinin 31.12.2012 tarihinden itibaren, 3.120,00 TL ecrimisil bedelinin 31.12.2013 tarihinden itibaren, 830,00 TL ecrimisil bedelinin 31.03.2014 tarihinden itibaren, işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacılara tapudaki payları oranında ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili ve davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı … vekili temyizinde, dava konusu bağımsız bölüm kayden davacılara ait ise dahi, davacılar ile dava dışı yüklenici Yüksel Senirli arasında yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre yükleniciye bırakılmış olduğunu, sözü edilen sözleşme hâlen geçerli olduğu için davacıların taraf ehliyeti olmadığını, ecrimisil talep edemeyeceklerini, müvekkilinin kullanımının iyi niyetli olduğunu ileri sürmüştür.
2. Davalı … vekili temyizinde, müvekkilinin haksız işgali olmadığını, taşınmazı 1996 yılında …’a devrettiğini, kendisine yönelik davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ecrimisil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddesi, “Mülkiyet İlişkisi” başlıklı 722 nci maddesi, “İyiniyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesi.
3. Ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötü niyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarih ve 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan olumlu zarar ile kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir (YHGK’nun 25.02.2004 gün ve 2004/1-120-96 sayılı kararı).
4. 25.05.1938 tarih ve 29/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ve Yargıtayın aynı yoldaki yerleşmiş içtihatları uyarınca ecrimisil davaları beş yıllık zamanaşımına tâbi olup, bu beş yıllık süre dava tarihinden geriye doğru işlemeye başlar.
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı … vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı … vekilinin temyiz itirazlarına gelince, dosya kapsamından, davalı …’ın dava konusu taşınmazı davalı … Dural’dan 2002 yılında devraldığı ve 2014 yılına kadar tek başına kullandığı, önceki tarihli bozma ilâmında kat karşılığı inşaat sözleşmesinin iptaline ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren davalı … Dural ve ondan devralan …’ın kötü niyetli olduğunun açıklandığı, davalı …’ın ecrimisil talep edilen dönemde dava konusu taşınmaz üzerinde kullanımı bulunmadığı anlaşılmaktadır. Yukarıda “İlgili Hukuk” bölümü 3 ve 4 üncü bentlerinde açıklandığı üzere, haksız işgal tazminatına hükmedilebilmesi için, davalının dava konusu taşınmaz üzerinde haksız işgali bulunduğunun ispatı gereklidir. Ecrimisil talep edilen dönemde, dava konusu bağımsız bölüm üzerinde kullanımı olan haksız işgalci davalı … olduğundan, (diğer davalıların ecrimisilden sorumlu tutulmaları yanlış ise de diğer davalılar tarafından temyize başvurulmadığı gözetilerek) dava konusu taşınmazı kullanmadığı sabit olan davalı … yönünden davanın reddi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
1. Yukarıda 1 No.lu bentte açıklanan nedenlerle, davalı … vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Yukarıda 2 No.lu bentte açıklanan nedenlerle, davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
27.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.