Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/7362 E. 2023/1519 K. 14.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7362
KARAR NO : 2023/1519
KARAR TARİHİ : 14.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve ecrimisil ve alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

…. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne, 25.858,6 TL ecrimisil bedelinin davalı …İ Genel Müdürlüğünden tahsili ile davacı …’e verilmesine … mirasçıları olarak gösterilen …hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacı tarafın doğrudan gelir desteği talebinin reddine, davalı Gıda Tarım Ve Hayvancılık Bakanlığına yönelik davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalılardan… Genel Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait 14 parsel sayılı taşınmazdan davalı … Reformu Genel Müdürlüğü’nün (TRGM) çizdiği proje doğrultusunda diğer davalı … Müdürlüğünün 2010 yılından beri sulama kanalı ve yol geçirmek, kanaldan çıkan harfiyatı dökmek suretiyle yaklaşık 40 dönüme yakın kısmını işgal ettiğini ve davacının taşınmazdan faydalanamadığını, fiili işgalin Çiftçi Kayıt Sistemine yansıyan alandan daha fazla olduğunu, davalıların davacıya 2010 yılından itibaren her yıl ürün bedelinin tamamını ödemeyi taahhüt ettiklerini ancak yalnızca kanal geçen 20 dönüm için 2010 yılına ait ürün bedelini ödediklerini ve başkaca herhangi bir ödeme yapmadıklarını belirterek, 2009-2010-2011-2012 yılları için 500’er TL ecrimisil bedelinin ve devletçe ödenmesi gereken destekleme primlerinin davalılardan tahsilini talep etmiş, 29.11.2013 tarihli dilekçesi ile talebini 46.333,03 TL olarak güncellemiştir.

II. CEVAP
1. Davalı … Reformu Genel Müdürlüğü vekili; kurumun husumeti bulunmadığını, davanın kanallarla ilgili işgali yapan idareye yöneltilmesi gerektiğini belirterek, davanın husumet nedeniyle reddini savunmuştur.

2. Davalı … vekili; davanın idari yargının görev alanına girdiğini ve görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazların toplulaştırma sahası içinde olduğunu ve toplulaştırma işlemlerinin kesinleştiğini, işlemle davalı kurumun ilgisi olmadığını, toplulaştırma çalışmalarını yapan kurumun TRGM olduğunu, kamu yatırım kesintisi adı altında yapılan kesinti nedeniyle dava konusu taşınmazlarda bu kayıpların oluştuğunu, husumetin TRGM’ye yöneltilmesi gerektiğini, kamunun ortak kullanacağı yerler için %10’a kadar katılım payı kesintileri nedeniyle hak sahiplerine herhangi bir bedel ödenmeyeceğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 24.12.2013 tarihli ve 2012/668 Esas, 2013/854 sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulü ile, toplam 33.925,10 TL ecrimisil bedelinin yasal faizi ile birlikte davalı DSİ Genel Müdürlüğü’nden tahsili ile davacıya verilmesine, 12.407,93 TL doğrudan gelir desteği alacağının davalı DSİ Genel Müdürlüğünden alınarak davacıya verilmesine, davalı Gıda Tarım Ve Hayvancılık Bakanlığına yönelik davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 05.04.2021 tarihli ve 2019/4282 Esas, 2021/3110 Karar sayılı ilamında; “…14 parsel için 07.07.2010 tarihinde 8.066,50 TL zarar ziyan tespiti yapıldığı ve tespit edilen rakamlara ilişkin davacı ile davalılardan TRGM arasında karşılıklı sulh anlaşması yapılmış olduğu anlaşılmaktadır. Ancak ziraat mühendisi bilirkişi raporunda ve kararın gerekçesinde zarar ziyan tespit tutanakları ve sulh anlaşmalarına ilişkin belgeler değerlendirilmemiştir. Mahkemece sözü geçen belgelere istinaden davalıya ödeme yapılıp yapılmadığının belirlenmesi, ödeme yapılmış ise yapılan ödemelerin ecrimisil bedelinden mahsup edilip edilmeyeceği hususunun denetime elverişli bir şekilde değerlendirilmesi, zarar ziyanın tespitinin 2010 yılında yapılması karşısında davacının 2009 yılında ekip ekmediğinin tereddütte yer vermeyecek şekilde belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru değildir.

Dava … vekili tarafından açıldıktan sonra, yargılamanın 24.12.2013 tarihli son celsesinde, karar başlığında adı geçen diğer davacıların vekaletnamesi sunularak onların da davaya dahil edilmesini talep etmiş ve mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilerek ecrimisil ve tazminat bedelinin davacıların murisi Mehmet Tamur’un veraset ilamındaki payları oranında davacılara ödenmesine karar verilmiştir. Davacı … dışındaki diğer kişiler yönünden usulüne uygun harçlandırılmış bir talep veya ayrıca açılıp birleştirilen bir dava olmadığı halde, onlar yönünden davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Ayrıca çiftçilere verilen doğrudan gelir desteği kural olarak, tarımsal üretim yapan kişilere istenilen gerekli evraklar tamamlandıktan sonra İl Gıda Tarım Müdürlüğüne başvurarak çiftçi kayıt sistemine kayıt edilmeleri ve fiilen tarımsal üretimde bulunmaları durumunda ödenir. Davacı her ne kadar davalılar tarafından sulama kanalı ve yol geçirilmesi suretiyle taşınmazının işgal edildiğinden ekemediğini, dolayısıyla çiftçi destekleme primlerini alamadığını iddia etmiş ve mahkemece kabul edilmiş ise de, davacı fiilen ekmediği yer için doğrudan gelir desteği talep edemeyeceğinden, davanın bu yönüyle reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir….” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar vermiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne, 25.858,6 TL ecrimisil bedelinin davalı …İ Genel Müdürlüğünden tahsili ile davacı …’e verilmesine, usulüne uygun bir harçlandırılmış bir talep veya ayrıca açılıp birleştirilen dava olmadığından Mehmet Tamur mirasçıları olarak gösterilen Abit, Halil, Zeynep, Şaha, Fatma, Semra ve Zehra hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacı tarafın doğrudan gelir desteği talebinin reddine ve davalı Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığına yönelik davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Dava konusu taşınmazın toplulaştırma sahasında kaldığını

2. Kanalın toplulaştırma sınırları içinde kazılması nedeniyle ilgili yerin D.S.İ adına tescil edilmesi gerektiğini,

3. Taşınmazın sulama projesi sayesinde sulu tarım arazisi vasfı kazandığını,

4. Bilirkişilerin taşınmazın nereden sulandığını belirtmeden sulu tarım arazisi olarak kabul etmelerinin usul ve yasaya aykırı olduğunu,

5. Doğrudan gelir desteği alacağına hükmedilmesinin de doğru olmadığını ileri sürmüştür.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ecrimisil ve alacak istemine olup, uyuşmazlık, davanın kısmen kabul kararının eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmeye dayalı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 nci maddesi şöyle dir:
“Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir.
Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir.”

3. Değerlendirme
Temyizen incelenen Viranşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılardan D.S.İ Genel Müdürlüğü vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Davalı kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

HUMK’nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna,

14.03.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.