Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/7431 E. 2023/1748 K. 27.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7431
KARAR NO : 2023/1748
KARAR TARİHİ : 27.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen mirasın hükmen reddi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın davacı … Uygun yönünden reddine, diğer davacılar yönünden kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ve asli müdahil davacılar vekili ile davalı … adına Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili, 18.10.2006 tarihinde vefat eden muris …’un terekesinin borca batık olduğunu belirterek mirasın hükmen reddine karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı Hazine vekili ile SGK vekili cevap dilekçelerinde özetle, muris hakkında aciz belgesinin bulunmadığını, terekenin borca batık olup olmadığı hususunun belirli olmadığını, mirasçılardan bir tanesinin yapılandırma talebinde bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 16.04.2014 tarih ve 2013/177 Esas, 2014/187 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Yargıtay Bozma Kararı
1. Hükmü, davalı Maliye Hazinesi ve SGK vekili temyiz etmiştir.

2. Yargıtay 14. (Kapatılan) Hukuk Dairesinin 10.09.2015 tarih ve 2015/2371 Esas, 2015/8109 Karar sayılı ilâmıyla “davacıların mirası kabul anlamına gelen davaranışları bulunup bulunmadığı araştırılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

3. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda 27.05.2016 tarih ve 2016/45 Esas, 2016/241 Karar sayılı ilâm ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

4. Davalı Maliye Hazinesi ve davalı SGK vekili hükmü temyiz etmişlerdir.

5. Yargıtay 14. (Kapatılan) Hukuk Dairesinin 24.04.2017 tarih ve 2016/13912 Esas, 2017/3309 Karar sayılı ilâmıyla “davacı …’un mirasbırakanın terekesini sahiplendiği anlaşılmakla davacı … yönünden davanın reddi gerekirken kabulünün doğru görülmediği, Davacı …’un, … Vergi Dairesi Müdürlüğüne 22.03.2011 tarihinde yaptığı yapılandırma başvurusunu tüm varisler adına yaptığını belirtmiş olması karşısında … Vergi Dairesi Müdürlüğünden …’un diğer mirasçılar adına vekaletname sunup sunmadığının araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken anılan hususun göz ardı edildiği, davanın niteliği gereği davalı-alacaklıların, mirasbırakanın terekesinin borca batık olduğunu bilmedikleri, bilmelerinin mümkün olmadığı, yapılan yargılama sonrasında terekenin borca batık olup olmadığına karar verildiği göz önünde bulundurularak yargılama gideri ve harçtan davalıların değil davacıların sorumlu tutulması gerektiği” gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

6. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda 06.06.2018 tarih ve 2017/315 Esas, 2018/237 Karar sayılı ilâmı ile davanın davacılardan … yönünden reddine diğer davacılar yönünden kabulüne karar verilmiştir.

7. Davalı Maliye Hazinesi ve davalı SGK vekili hükmü temyiz etmişlerdir.

8. Yargıtay 14. (Kapatılan) Hukuk Dairesinin 25.03.2019 tarih ve 2018/4368 Esas, 2019/2627 Karar sayılı ilâmıyla “Dairemizin bozma ilamı sonrası bozmaya uyularak yapılan yargılama sırasında vergi dairesinden gelen cevabi yazıda borcun, murisin şahsi vergi borcu değil, ortağı ve müdürü olduğu … İnş. Makina Turizim Gıda Paz. San. Ve Tic. Ltd. Şti.’nin vergi borcu olduğu anlaşıldığı, murisin şirketteki payı oranında öncelikle aktif mal varlığının belirlenmesi ve murisin şirketin kamu borcundan dolayı sermaye hissesi oranında şahsen sorumlu olacağı gözetildiğinde şirket hakkında araştırma yapılmaması ile birlikte mahkemece yapılan mal varlığı araştırmasına murisin ölüm tarihinin esas alınmamasının doğru görülmediği” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

9. Dairenin yukarıda (IV.A.8.) bendinde belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur.

10. Yargıtay 14. (Kapatılan) Hukuk Dairesinin 18.06.2020 tarih ve 2019/2711 Esas, 2020/3809 Karar sayılı ilâmıyla davalı Hazine vekilinin karar düzeltme isteminin reddine karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak yapılan inceleme ve araştırma sonucu,

1. Davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine,

2. Davacı … yönünden açılan davanın reddine,

3. Diğer davacılar yönünden açılan davanın kabulü ile muris …’un terekesinin borca batık olduğunun tespitine, bu davacılar yönünden mirasın hükmen reddine,

4. Karar harcının davacılardan alınarak Hazineye ödenmesine,

5. Davanın mahiyeti gereği davacıların yapmış oldukları yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına ve vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına,

6. Yargılama giderleri ile AAÜT’nin 13/1 inci maddesine göre 5.100,00 TL vekâlet ücretinin davacı …’dan alınarak davalılara ödenmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda karar başlığında belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve asli müdahil davacılar vekili ile davalı … adına Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle, davacı … yönünden tüm kararı, diğer davacılar yönünden ise yargılama giderlerinin müvekkiller üzerinde bırakılması ile davacılar yönünden vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmesi nedeniyle temyiz ettiklerini, vergi dairesinin murisin ölümünden 5 yıl sonra vergi inceleme raporu düzenlediğini, defterlerin zayi olduğuna dair tespitin Ticaret Mahkemesince verilen karar ile ortaya konulduğunu, davacılar hakkında defter ve belgelerinin sunulması yükümlülüklerini yerine getirmeme fiilleri nedeniyle başlatılan ceza kovuşturmasında kovuşturmaya yer olmadığı kararının verildiğini, tüm mirasçılar için düzenlenen tarhiyat ceza ve mükellefiyetlerinin iptal edilmesine yönelik mahkeme kararının Danıştay 9. Dairesince onandığını, müvekkil …’un yapılandırmayı formda yer alan bilgilere uygun şekilde beyanda bulunarak doldurduğunu, yapılandırma başvurusunun şahsı adına değil şirketin kanuni temsilcisi-müdürü sıfatıyla müvekkilce yapıldığını, bu sebeple müvekkili … hakkında davanın reddi kararı verilmesinin doğru olmadığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde, davanın yasada yer alan yasal süre geçtikten sonra açıldığını, mahkemece eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 12 nci maddesinde; “Ölüm halinde mükellefin ödevleri, mirası reddetmemiş kanuni ve mansup mirasçılarına geçer ancak mirasçılardan her biri ölünün vergi borçlarından miras hisseleri nispetinden sorumludurlar.” hükmünün yer aldığını, Mahkemece mirasçıların terekeye vaziyet edip etmedikleri hususunun tümüyle incelenmeksizin hüküm tesis edildiğini belirterek, kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme:
Dava, Türk Medeni Kanunu’nun 605/2 nci maddesi gereğince mirasın hükmen reddi isteğine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. Türk Medeni Kanunu’nun 605/2 nci maddesinde; “Ölümü tarihinde mirasbırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır.
” düzenlemesi yer almaktadır.

2. TMK’nın 605/2 nci maddesine dayanan mirasın reddi istemi süreye tâbi olmayıp mirasçıların iyi niyetli ya da kötü niyetli olmalarının bir önemi bulunmamaktadır. Murisin ödemeden aczi ölüm tarihine göre belirlenir. Ölüm tarihi itibarıyla, murisin tüm mal varlığı terekenin aktifini, tüm borçları ise terekenin pasifini oluşturur. Terekenin pasifinin aktifinden fazla olması terekenin ödemeden aczini ve dolayısıyla da terekenin borca batık olduğunu gösterir (TMK m. 605/2).

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı ve asli müdahil davacılar vekili ile davalı … adına Hazine vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

27.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.