Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/747 E. 2023/3140 K. 06.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/747
KARAR NO : 2023/3140
KARAR TARİHİ : 06.06.2023

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/651 E., 2021/1747 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle tapu iptali ve tescil talebinin reddi, tazminat talebinin kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2015/8 E., 2018/504 K.

Taraflar arasındaki harici satış sözleşmesi ve zilyetliğe dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İlk Derece Mahkemesince, tapu iptali ve tescil talebinin reddine, tazminat talebinin kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle tapu iptali ve tescil talebinin reddine, tazminat talebinin kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı bir kısım davacılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 06.06.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belirlenen günde temyiz eden bir kısım davacılar vekili Av. … ile karşı taraftan davalı … vekili Av. … Tavukçu geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosya ve içeriğindeki tüm belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Davacılar vekili dava dilekçesinde, müvekkilleri ile davalı adına vekaleten Av. … arasında imzalanan (bila tarihli) protokoller ile davalının paydaşı olduğu İzmir ili, Narlıdere ilçesi, 137 ada 28 parselde kayıtlı 7186 m² büyüklüğündeki taşınmazın 1796 m²’lik kısmının müvekkillerine taksitle satılması hususunda anlaşmaya varıldığını, protokolleri vekaleten imzalayanın avukat olması nedeniyle alım satımda herhangi bir şüpheye düşülmediğini, davalının…. Yapı Kooperatifinin denetleme kurulu başkanı, davalıya vekaleten hareket eden Av. … …..’nun ise aynı kooperatifte yönetim kurulu başkanı olmasının da müvekkilleri nezdinde güven oluşturduğunu,

2. Protokollerde ayrıca ilgili Belediye tarafından, imar çalışmalarının tamamlanmasından sonra davalının hissesine düşen 1796 m²’nin tapuda ferağının verileceğinin de yer aldığını, taşınmaz üzerinde müvekkillerine ait evler bulunduğunu ve uzun süredir bu evlerde oturduklarını, protokollere göre kendilerine düşen edimleri yerine getirip gerekli ödemeleri yaptıklarını, ancak aradan geçen uzun süreye rağmen tapu devirlerinin yapılmadığını ileri sürerek, dava konusu taşınmazda 1796 m²’lik kısmın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkilleri adına tescilini; olmadığı taktirde müvekkillerince ödenen bedellerin dava tarihine uyarlanması suretiyle tespit edilecek tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin dava konusu taşınmazın hissedarı olduğunu, bu güne kadar davacıların haksız işgaline iyiniyetli olarak sessiz kaldığını, taşınmazın üzerindeki yapıların ruhsatsız ve gecekondu vasfında olduğunu, davacı tarafça sunulan protokollerin müvekkili tarafından imzalanmadığını ve vekili olarak hareket eden Av. … ’na da bu hususta yetki verilmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacılar ile davalıya vekaleten Av. … arasında yapılan satış protokolleri uyarınca, dava konusu 137 ada 28 parsel sayılı taşınmazın 1796 m²’sinin satış bedeli olarak davacılar tarafından davalıya çeşitli zamanlarda elden ve bankadan para gönderildiği, ancak tapulu taşınmazların satışının resmi şekilde yapılması gerektiği, bu nedenle taraflar arasında yapılan harici satış sözleşmelerinin geçersiz olduğu gerekçesiyle tapu iptal ve tescil istemlerinin reddine;

2. Ne var ki davacıların, geçersiz sözleşme nedeniyle ödedikleri bedeli dava tarihine uyarlanmış haliyle isteyebilecekleri gerekçesiyle de bedele yönelik davalarının kabulüne ve davacı … için 5.290,96 TL, davacı … için 32.823,49 TL, davacı … için 1.702,53 TL davacı … için 9.085,71 TL ve davacı … için 5.055,42 TL’nin dava tarihi olan 08.01.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile ayrı ayrı davacılara ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkillerinin sözleşmeden kaynaklı tüm edimlerini yerine getirdiklerini, davaya konu protokollerin geçerli olup davalının tescile zorlanması gerektiğini, her ne kadar resmi şekilde yapılmamış ise de satış sözleşmelerinin yapıldığı sırada tarafların iyi niyetli olup olmadıkları ve edimlerini yerine getirirken dürüstlük kuralına uygun davranıp davranmadıklarının da dikkate alınması gerektiğini, davalının kötüniyetli olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafın dava dilekçesinde, davalının vekili ile aralarında imzalanan protokole dayalı olarak satın aldıkları taşınmaz hisselerinin adlarına tescilini talep ettikleri, davacılar tarafından haricen satın alındığı iddia edilen taşınmazın üzerinde bina yaptıkları da dikkate alındığında istemlerinin 4721 sayılı TMK’nın 724 üncü maddesi gereğince temliken tescile dayalı tapu iptali ve tescil olarak değerlendirilmesi gerektiği,

2. Dava konusu taşınmazın tapuda paylı mülkiyet şeklinde kayıtlı olup, tamamı üzerinde paydaşlardan her birinin hakkı bulunduğundan diğer paydaşların da onayı alınmadan bina yapılması nedeniyle TMK’nın 724 üncü maddesinde belirtilen iyiniyet unsuru gerçekleşmediğinden, temliken tescile karar verilemeyeceği; mahkemece, davacıların tapu iptal ve tescil istemlerinin bu gerekçeyle reddine karar verilmesi gerekirken hatalı hukuki değerlendirme ve gerekçe ile tapu iptal ve tescil istemlerinin reddine karar verilmesinin doğru olmadığı,

3. Açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak gerekçesi düzeltilmek ve esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle tapu iptali ve tescil isteminin reddine; bedele yönelik davanın ise kabulü ile İlk Derece Mahkemesince hüküm altına alınan tazminat miktarının davalıdan tahsiline ve davacılara ödenmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Bir kısım davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf itirazlarını tekrar ederek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflar arasında taşınmaz payı satışına ilişkin haricen düzenlenen sözleşmelerin geçerli olup olmadığı ve bu sözleşmelere dayalı olarak tapu iptali ve tescile karar verilip verilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, bir kısım davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Yargıtay duruşma vekalet ücreti 8.400,00 TL’nin davacılar …, …, …, …, …, … ve …’den alınarak davalıya verilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine; kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.