YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/755
KARAR NO : 2023/2329
KARAR TARİHİ : 26.04.2023
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki asıl dava el atmanın önlenmesi ve ecrimisil, birleştirilen dava ise bağışa dayanan tapu iptal ve tescil, olmadığı takdirde temliken tescil oda olmadığı takdirde yapının bedelinin tazmini davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl dava yönünden el atmanın önlenmesine, ecrimisil talebinin kabulüne; birleştirilen dava yönünden; tapu iptali ve tescil taleplerinin reddine, terdiden talep edilen alacak davasının kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl dava yönünden el atmanın önlenmesine, ecrimisil talebinin kısmen kabulüne; birleştirilen dava yönünden; tapu iptali ve tescil taleplerinin reddine, terdiden talep edilen alacak davasının kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Asıl davada davacı-birleştirilen davada davalı … vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 471 parseldeki taşınmazı 17.12.2013 tarihinde satın aldığını, 29.09.2016 tarihinde fuzuli şagil davalı …’yı ihtar ettiğini, 03.10.2016 tarihinde davalının karşı ihtar gönderdiğini, taşınmazın kendisine ait olduğunu iddia ettiğini açıklayarak el atmanın önlenmesi ve ecirmisil talep etmiştir.
2. Birleştirilen davada davacı … vekili dava dilekçesinde; dava dışı ….. ile evlendiğinde mehir senedi ile evin yerinin kendine bağışlandığını, başlangıç giderleri için 150 gr altını kayınpederi davalı …’e verdiğini, inşaata 2007’de başlayıp kardeşlerinden altın ve para da alarak evi yaptığını, 2013 yılında sadakatsizliğe dayalı olarak boşanınca davalılar …. tarafından …..’e muvazaalı olarak devir yapıldığını oysa harici bağış ile meskenin kendine devredildiğini bu sebeple taşınmazın tapusunun iptali ile müvekkili adına tapuya tesciline, terdiden yapı değeri taşınmazdan fazla olduğundan temliken tescile, terdiden yapı bedelinin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı taşınmazın arsa statüsünde olduğunu, …..’in kayınpederi davacının kayınbiraderi olduğunu, dava dışı … ile evli iken boşandığını, geçimsizlik olunca kendisini zor durumda bırakmak için taşınmazı davacıya muvazaalı olarak devrettiklerini, taşınmazdaki evi kendisinin yaptığını, 150 gr altını da kayınpederi Mehmet’e verdiğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
2. Birleştirilen davada davalılar vekili cevap dilekçesinde; mehir olarak bağışlama olmadığını, gayrimenkul bağışının ancak resmi şekilde yapılabileceğini, evin 1995’te yapımına başlandığını, davalı …’in dava dışı oğlu Yunus’tan 150 gr altını borç olarak aldığını ve iade ettiğini, evin yapımına asıl dava davalısı-birleştirilen dava davacısı Havva’nın katkısının olmadığını, gerçek bir devir olduğunu, boşanma davasında davacının arsanın kendine verildiği yönünde iddiada bulunmadığını savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile el atmanın önlenmesi davası bakımından; davalının davacının mülkiyet hakkına göre üstün sayılabilecek ayni veya şahsi hakkını iddia ve ispat edemediğinden el atmanın önlenmesi davasının kabulüne,
2. Ecrimisil talebi yönünden; davacının 17.12.2013 tarihinden itibaren malik ve dava tarihi itibariyle davalının zilyet olduğu ve dava tarihine kadar devam ettiği, davacının 17.12.2013-20.10.2016 dönemi için toplam 12.855,64 TL hesaplandığı, taleple bağlılık ilkesi gereği 10.000,00 TL ecrimisil talebinin kabulüne,
3. Birleştirilen davada bağışa dayalı tapu iptali ve tescil davası bakımından; birleştirilen dava davacısı tarafından resmi senede dayalı olmayan taşınmazın bağışlandığı iddiası sübut bulmadığından talebin reddine,
4. Terdiden temliken tescil talebi yönünden; dinlenen tanık beyanlarına göre yapının iki kattan oluştuğu, birleşen dava davacısının tanıklarının da yapının dava dışı boşandığı kocası … ile birlikte yaptırdığını belirttiği, buna göre davacının tek başına tüm yapı bakımından dava açma ehliyeti olmadığı gibi inşaa ettiği yapı değerinin arazi değerinden açıkça fazla olmadığı, taşınmazda hisselendirme de yapılamayacağı gelen resmi kurum yazı cevaplarından anlaşıldığı, taşınmaz çapa bağlı olup davalının mülkiyetinde olduğundan davacının iyi niyetinden bahsedilemeyeceği gerekçesiyle tapu iptali ve tescil talebinin reddine,
5. Birleştirilen davadaki tazminat talebi hakkında ise davacının çocukları ile davalının torun ve yeğeni olan çocukların zemin katı davacı …’nın yaptırdığını, üst katı ise davacı …’nın eski kocası ile birlikte yaptırdığını beyan ettikleri, tarafların çocuklarının aynı evde bulunmaları ve olaylara ve tüm tarafların yakınlıklarının bulunması sebebiyle beyanlarına itibar edilmesi gerekeceğinden yapının zemin katının davacı … tarafından yapıldığı kabul edilerek, üst kat ve bu kapsamda çatının yapımına davacı …’nın kocası ile birlikte eşit oranda katkısı bulunduğu kabul edilerek katkısının bulunduğu kısımların kıymetinin taşınmaza yapının yapıldığı sırada haberdar olduğu ve itiraz etmediği, bu kapsamda zenginleştiği anlaşılan davalı … ile mevcut malik ….den birinin gelini diğerinin baldızı olması sebebiyle yapıdan haberdar olduklarını, bu kapsamda sorumluluklarının bulunduğu gerekçesi ile alt katın tüm bedelinin üst katın toplam değerinin yarısının davalılardan tahsili ile terdiden talep edilen alacak davasının kısmen kabulüne, toplam 76.340,88 TL levazım bedelinin davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Asıl dava davacısı-birleştirilen dava davalılar vekili; birleştirilen dava davacısı lehine levazım bedeli talebinin kabulüne karar verilmesini yerinde bulmadıklarını, taşınmazın birleştirilen dava davacısına bağışlanmadığını, gidilen keşifte de evin ikinci katının hala inşaat halinde olduğu, tamamlanmadığının hükmedilen tazminatın fahiş olduğunu, ayrıca tanıkların ifadelerinde birleştirilen dava davacısının evin yapımında herhangi bir katkısının olmadığını açıkça belirttiklerini, müvekkili …..’in evin yapımında ödünç aldığı 150 gr altını geri ödediğini ileri sürmüştür.
2. Asıl dava davalısı-birleştirilen dava davacısı vekili; müvekkilinin katkısı içerisinde tartışmasız olan 150 gr altın bedelinin mahkemece hükmolunan taşınmaz bedelinden fazla olduğunu, bunun dışında müvekkilinin çeşitli işlerden kazanarak yaptığı katkıların ve kardeşlerinden aldığı borçlar ile yaptığı katkıların da gözetilmesi gerektiğini, yapının değerinin çok düşük olarak nazara alındığını, birleştirilen dava davalılarının söz konusu bedelden müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, satış iddialarının da tamamen muvazaalı olduğunu, davacının davasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu ve zamanaşımına uğradığını, yapının değerinin arsa değerinden fazla olduğunun tespit edilmiş olduğunu ve bu yönde yapının müvekkili adına kayıt ve tescilinin gerektiğini, Meram Belediyesi 25.09.2020-26.10.2020 tarihli imar planı değişikliği yazısı ile söz konusu taşınmazın her halükarda hisselendirmek sureti ile müvekkil adına kayıt ve tescilinin mümkün hale geldiğini, müvekkili lehine hükmolunan 76.340,88 TL’nin olması gerekenden düşük olduğu, vekalet ücreti ve yargılama gideri hesaplamalarının da hatalı olduğunu açıklamıştır.
C. Gerekçe ve Sonuç
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile birleştirilen dosyadaki bağış hukuki nedenine dayanan tapu iptal ve tescil istemine ilişkin dava itibariyle; davacı taraf bağış olgusunu ispatlayamadığından istinaf nedenlerinin yerinde olmadığına,
2. Birleştirilen dosyadaki temliken tescil hukuki nedenine dayanan tapu iptal ve tescil davası itibariyle; taşınmaz çapa bağlı iken davaya konu binanın yapılması ve taşınmazın mükiyetinin de birleştirilen dava davacısına temlik edildiği ispatlanamadığından ve davacı …’ya sadece yapı yapması için izin verildiği dikkate alındığında temliken tescil istemine ilişkin davanın davacı iyi niyetli olmadığından reddinin yerinde olduğuna,
3. Asıl dava dosyasındaki el atmanın önlenmesi davası itibariyle; davalının davacının hakkını bertaraf edecek başka bir üstün hakka sahip olduğu ispatlanamamakla İlk Derece Mahkemesince el atmanın önlenmesi kararı verilmiş olmasının yerinde olduğuna,
4. Birleştirilen dosyadaki yapı bedelinin tazminine ilişkin dava itibariyle; birleşen dosya davacısının davaya konu taşınmazın zemin katın ve 1 inci katın yarısının davalı …’ün izniyle bizzat kendisi tarafından yapıldığına ilişkin İlk Derece Mahkemesininde kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığına,
5. Temliken tescil isteme hakkının ancak yapı yapıldığı sıradaki taşınmazın maliki veya onun mirasçıları olan kişilere karşı açılacak davada ileri sürülebilecek bir kişisel hak olduğu, …’in davalı …’in oğlu olup taşınmazın üstündeki yapının davacı … tarafından yapıldığını bildiği ve bu bağlamda iyi niyetli olmadığından yapı bedelinden …’in de sorumlu tutulmasının hukuka uygun olduğuna,
6. Asıl dava dosyasındaki ecrimisil istemi yönünden; davacının 29.09.2016 tarihinde ihtarname gönderdiği bu ihtarneminin 30.09.2016 tarihinde davalı …’ya tebliğ edildiği ve davalıya üç günlük mühlet verildiği dikkate alındığında davacının 04.10.2016 tarihinden dava tarihi olan 21.10.2016 tarihine kadar olan dönem için ecrimisile hak kazandığı gözden kaçırılarak yazılı olduğu üzere karar verilmesi yerinde görülmemiş taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına yeniden hüküm tesisi ile 04.10.2016 tarihinden 21.10.2016 tarih aralığı için belirlenen 226,66 TL ecrimisil bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Asıl dava davacısı-birleştirilen dava davalılar vekili; taşınmazı satın aldığı tarihten dava tarihine kadar hesaplanan ecrimisil bedeline hükmedilmesi gerektiğini, inşaat halinde kalan evin yapımına davalının katkısı olmadığını, davalının 150 gr altın alacağını ancak dava dışı …’den isteyebileceğini, hükmedilen tazminatın fahiş olduğunu, taşınmazın bağışlanmadığını, …in tazminattan sorumlu tutulmasının yerinde olmadığını ileri sürmüştür.
2. Asıl dava davalısı-birleştirilen dava davacısı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri belirterek; asıl davaya konu taleplerin zamanaşımına uğradığını, taşınmazın müvekkili tarafından yapıldığını, asıl davanın hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, arsanın davalı … tarafından bağışlandığını, yapı değerinin arsa değerinden fazla olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kararın eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmeye dayalı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 683, 722 nci madde ve devamı hükümleri, 730, 737 ile 750, 751, 761 ile 995 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,