Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/784 E. 2023/85 K. 10.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/784
KARAR NO : 2023/85
KARAR TARİHİ : 10.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki önalım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı … vekili ve davalı … vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 10.01.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde davacı vekili Av. … ile davalı … vekili Av. … ve davalı … vekili Av. … geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin paydaşı olduğu dava konusu 20813 ada 3 parsel sayılı taşınmazda 07.08.2015 tarihinde davalıya satılan 21311/42230 hissenin ön alım hakkı nedeniyle müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı … vekili, dava konusu hissenin davalı …’ya devredilmesi nedeniyle müvekkili yönünden davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı … vekili ise, paydaşın paydaş aleyhine ön alım hakkı kullanamayacağını dava konusu taşınmazın fiilen taksim edildiğini beyan ederek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 03.05.2018 tarihli ve 2016/332 Esas, 2018/233 sayılı Kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 20.06.2019 tarihli ve 2018/2234 Esas, 2019/1310 sayılı Kararıyla; önalıma konu payın bulunduğu 20813 ada 3 parselin 3194 sayılı Kanun’un 18 inci maddesi gereğince şüyulandırma yolu ile oluştuğu, şüyulandırılan parsellerin imar öncesi durumları muhafaza edilerek fiili kullanıma devam edildiğinin yerinde tespit edildiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 22.06.2021 tarihli ve 2019/3949 Esas, 2021/4209 sayılı Kararıyla; dava konusu taşınmazda davacının kullandığı yer olduğu belirlenmişse de, satıcının kullandığı yerin olmadığı, imar uygulaması öncesindeki fiili taksimin, aynen devam etmediği sürece oluşan yeni parsel için önalım hakkının kullanılmasına engel olmayacağından taşınmazda fiili taksimin varlığından söz edilemeyeceği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili ve davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı … vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın fiilen taksim edildiğini, Yargıtay 14. Hukuk Dairesince aynı taşınmaza ilişkin farklı kararlar verildiğini beyan ederek ve re’sen gözetilecek sebeplerle kararın bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalı … vekili, dava konusu taşınmazın fiilen taksim edildiğini, Yargıtay 14. Hukuk Dairesince aynı taşınmaza ilişkin farklı kararlar verildiğini beyan ederek ve re’sen gözetilecek sebeplerle kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın fiilen taksim edilip edilmediği ve davacının ön alım hakkını kullanmasının dürüstlük ilkesine aykırı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
Önalım davasına konu payın ilişkin bulunduğu taşınmaz paydaşlarca özel olarak kendi aralarında taksim edilip her bir paydaş belirli bir kısmı kullanırken bunlardan biri kendisinin kullandığı yeri ve bu yere tekabül eden payı bir üçüncü şahsa satarsa, satıcı zamanında bu yerde hak iddia etmeyen davacının tapuda yapılan satış nedeniyle önalım hakkını kullanması 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 2 nci maddesinde yer alan dürüst davranma kuralı ile bağdaşmaz. Kötü niyet iddiası 14.2.1951 tarihli ve 17/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca davanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi mahkemece de kendiliğinden nazara alınması gerekir. Bu gibi halde savunmanın genişletilmesi söz konusu değildir. Eylemli paylaşmanın varlığı halinde davanın reddi gerekir.

3. Değerlendirme
1. Dava konusu taşınmazda fiili taksimin varlığının kabulü için satış tarihinde davacının ve davalılara pay satan satıcının taşınmazda eylemli olarak kullandığı yerin bulunması gerekmektedir. Somut olayda; davacının taşınmazda kullandığı yer olduğu belirlenmişse de, satıcı Mevlüt Emir’in fiilen kullandığı yer bulunmadığından taşınmazın fiilen taksim edilmediği ve davacının ön alım hakkını kullanabileceği anlaşılmışttır.

2. Diğer taraftan, temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı … vekili ve davalı … vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Yargıtay duruşma vekalet ücreti 8.400,00 TL’nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

10.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.