Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/80 E. 2023/1507 K. 14.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/80
KARAR NO : 2023/1507
KARAR TARİHİ : 14.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
KARAR : Davanın kısmen kabulüne

Taraflar arasındaki komşuluk hukukundan kaynaklanan ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili; müvekkiline ait taşınmazın komşu parselinde davalıların büyükbaş hayvancılık yaptıklarını, evin etrafının hayvan tezekleriyle dolu olup kokudan ve pislikten evde oturulmaz duruma gelindiğini, bu sebeple davacının evini ne kullanabildiği ne satabildiği ne de kiraya verebildiğini belirterek maddi zararının tazmini ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalılara usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen süresi içinde cevap dilekçesi sunmamış, beyan dilekçesinde davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen esas ve karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne, toplam 5.596,68 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, davacının dava konusu yerde ikamet etmediğini, husumetin davalılara yöneltilemeyeceğini belirtmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, komşuluk hukuku nedeniyle açılan tazminat talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 730 uncu maddesi.

2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 26 ncı ve 176 vd. maddeleri

3. Değerlendirme
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına göre, Mahkemece mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğinden ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığından davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Bilindiği üzere 6100 sayılı Yasa’nın 26 ncı maddesine göre, hâkim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır ve fazlasına karar veremez. Bu doğrultuda somut olaya gelince, dava komşuluk hukukundan kaynaklanan tazminata ilişkin olup 1.000,00 TL dava değeri gösterilerek ve bu değer üzerinden harç yatırılarak açılmıştır. Mahkemece, müdeabbihin artırılmasına yönelik usulüne uygun ıslah dilekçesi sunulmamasına rağmen talep aşılarak toplam 5.596,68 TL’nin tahsiline karar verilmesi doğru değildir.

3. Bunun yanında, davacı komşu parselindeki hayvancılık işi nedeniyle dava konusu yeri kiraya veremediğini iddia etmiş ise de kira kaybına uğradığına dair dosya kapsamına yansıyan delil bulunmamaktadır. Kaldı ki, Pendik 3. Asliye Hukuk Mahkemesince 2002/712 Esas, 2003/848 Karar sayılı ilam ile komşuluk hukukuna aykırılıkların giderilmesini içeren hüküm verilmiş olmasına rağmen, davacı tarafından infaz ettirilmeyip eylemsizliği nedeniyle kira kaybına yönelik tazminatın artmasına sebebiyet verildiğinden davacı iyi niyetli değildir. Belirtilen bu hususlar gözetilmeden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hüküm bozulmuştur.

V. KARAR
Yukarıda IV-3.1 inci bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE; IV-3-2 ve devamı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 sayılı HMK’nın Geçici 3 üncü maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

14.03.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

(Karşı Oy)

KARŞI OY
Dava … ve … aleyhine açılan komşuluk hukukuna dayalı maddi ve manevi tazminat istemlidir.

Davacı tarafından Pendik 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/97 değişik iş sayılı dosyası ile … aleyhine yine aynı sebeple tespit yaptırıldığı ve Pendik 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/712 Esas sayılı dosyası ile davalının evine bitişik olan yerde beslediği büyükbaş hayvanlarının idrar, dışkı vs. pisliklerini depolamadığı bunları dışarıda bıraktığı, oluşan kokudan dolayı evini kullanamadığı evinin oturulamaz halde olduğu zararın önlenmesini ve tazminat talep ettiği görülmüştür. Bu yargılama sonucu aynı mahkemenin kesinleşen 2003/848 karar sayılı ilamı ile davanın kabulüne ve bilirkişi raporunda yer alan zarar giderici işlemlerin davalı tarafından yerine getirilmesine karar verildiği görülmüştür.

Davacı bu kez devam eden eylemlerden dolayı … ve … aleyhine komşuluk hukukuna dayalı maddi ve manevi tazminat istemli bu davayı açmıştır. Yapılan yargılama sonucu mahallinde keşif icra edilmiş keşifte dinlenen tanık Şakir Ağırbaş daha önceki tespit ve kesinleşen ilamı doğrular şekilde açıkça davalıların hayvanlarını açıkta besledikleri, pisliklerini açığa attıklarını davacının evini kullanamadığını kiraya veremediğini beyan etmiştir.

Somut dosya kapsamından her iki davalının hayvan beslerken depolama ve koku giderici önlemleri almadığından davacı konutunun kullanılamaz halde olduğu sabit olmuştur. Davalı … yönünden davacının kesinleşen ilamı infaz ettirmeyerek zararın çoğalmasında kusurlu olduğu yönündeki daire görüşü isabetli bulunsada bu gerekçe ancak davacının müterafik (birlikte) kusurunun değerlendirilmesi için bir gerekçe oluşturabilir. Ayrıca … yönünden daha önce açılan bir dava olmaması zararın varlığı karşısında kirayla ilgili belge sunulmadığı gerekçeside kanaatimizce doğru olmamıştır.

Yukarıda belirtilen gerekçelerle talep doğrultusunda talep aşımı yapılmadan davanın kabulü yolunda karar verilmesi gerekirken harcı yatırılıp usulüne uygun bir ıslah olmadan talep aşımı yapılarak karar verilmesi bozma nedeni olup bu gerekçelerle karar bozulması gerekirken sayın çoğunluğun bozma gerekçelerine katılmadığımız yönündeki azınlık görüşümdür.