Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/829 E. 2023/3295 K. 12.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/829
KARAR NO : 2023/3295
KARAR TARİHİ : 12.06.2023

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Büyükçekmece 6. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki borçlu olmadığının tespiti ile ipoteğin kaldırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili; müvekkili tarafından davalı şirket ile yapılması planlanan alım satım işleri kapsamında teminat niteliğinde müvekkilinin maliki bulunduğu İstanbul ili, …. ilçesi, …. Köyü 2640 ada 9 parsel C2 Blok 2. Kat 22 numaralı konut üzerine davalı şirket lehine 16.06.2016 tarihinde ipotek tesis edildiğini, anılan işleme mesnet alım satım ilişkisinin gerçekleşmemesi üzerine müvekkili tarafından gönderilen Bakırköy …… Noterliğinin 07.07.2017 tarihli ihtarname ile ilgili ipoteğin kaldırılmasının talep edildiğini, davalı şirket tarafından vekili aracılığıyla gönderilen Bakırköy 40. Noterliğinin 12.07.2017 tarihli ihtarnamesi ile alım satım ilişkisinin gerçekleşmediğinin kabul edildiğini, ancak tüm bu sürece rağmen davalı şirket tarafından bu defa anılan ipoteğin dava dışı 3. kişi ….’ın borcuna istinaden verilmiş olduğu iddia edildiğini, müvekkilinin davalı şirkete borçlu olmadığının tespiti ile davalı lehine tesis edilen ipoteğin fekkine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili; davacı tarafın müvekkili şirket lehine iş bu davaya konu taşınmaz üzerinde kendi irade ve isteği ile dava dışı …’ın borcuna istinaden ipotek işlemi tesis ettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından ipoteğin ileride yapılacak alım satım işleri için teminat olarak verildiği ileri sürülmüş, davalı tarafça ise cevap dilekçesinde bu ipoteğin … borcu için verildiği savunulmuş olup ilgili beyanın bağlantısız bileşik ikrar mahiyetinde olması sebebiyle bölünebilir olduğu ve ispat yükünün davalıya geçtiği anlaşılmış olup davalı tarafça … ile aralarında ticari ilişkinin varlığı ispatlanmışsa da ipoteğin bu ilişkinin teminatı olduğuna dair herhangi bir belge, sözleşme bulunmadığı, davalının basiretli bir tacir gibi davranmadığı ve bu sebeple ipoteğin …’ın borcuna karşılık konulduğunun ispatlanamaması ve davalının davacı ile aralarında borç ilişkisi bulunmadığını ikrar etmesi gerekçesiyle davanın kabulüne, ipoteğin kaldırılmasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkemece verilen hükmün hatalı olduğunu ileri sürerek kararının kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince tüm delillerin toplandığı, değerlendirilip tartışıldığı, kabul ve reddediliş sebeplerinin gerekçeleriyle açıklandığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, kamu düzenine aykırılık teşkil eden bir hususa da rastlanmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının da eksik inceleme ile verilip hatalı ve çelişkili olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu ipoteğin türü ile ispat yükünün hangi tarafa ait olduğu noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası, 370, 371 inci maddeleri ve 188 inci maddesi, 4271 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 875 inci maddesi.

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.