Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/847 E. 2023/2751 K. 22.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/847
KARAR NO : 2023/2751
KARAR TARİHİ : 22.05.2023

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Fatsa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki muhdesat aidiyetinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacı ile davalıların 1779 parsel sayılı taşınmazda davalılar ile birlikte hissedar olduğunu, bu taşınmaz üzerinde bodrum ve zemin kat üzerinde 2 katlı betonarme yapı olduğunu, bu yapının davacı tarafından inşa edildiğini, Fatsa Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/1195 Esas sayılı dosyasında ilgili taşınmaz için ortaklığın giderilmesi davasının açıldığını, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan yapının müvekkili tarafından inşa edildiğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
1. Davalılar … ve …cevap dilekçesinin incelenmesinde; davacı tarafından açılan davayı kabul etmediklerini, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan arsada henüz intikal işlemlerinin yapılmadığını, parsel üzerinde …’ın 1/4 hissesi olduğunu, söz konusu binanın yapımında davacının herhangi bir katkısı olmadığını, miras bırakanları tarafından dava konusu taşınmazın inşa edildiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.

2. Davalılar … ve … cevap dilekçesinde; davacı tarafından açılan davayı kabul etmediklerini, taşınmaz üzerindeki evin muris …’in sağlığında bedeli muris tarafından ödenerek yapıldığını, muris …in fındık hesabından elde ettiği gelirler binanın inşasında kullandığını, davacı yanın murise ait….’teki evden bila bedel yararlandığından bahis ile açılan davanın reddini savunmuştur.

3. Davalılar … ve … tarafından yasal süre içerisinde davaya karşı cevap dilekçesi ibraz edilmemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davanın kabulüne;
1. 1779 parsel sayılı taşınmazın üzerinde bulunan 24/09/2020 havale tarihli fen bilirkişi raporunda A harfi ile yeşil renkli olarak gösterilen 2 katlı muhdesatın davacı tarafından meydana getirildiğinin tespitine,

2. Yargılama giderlerinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı … vekili özetle; mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, …’ın mahkemeye sunduğu dilekçelerinde; davacının gemilerde/denizde çalışıp babasına para gönderdiğine dair iddiaları karşısında; davacının “gemi adamı” belgesinin hiçbir zaman olmadığını, gemilerde hiçbir zaman çalışmadığını, pasaportunun, yurt dışı giriş çıkış kaydının olmadığını, davacının gerçek dışı beyanlarda bulunduğunu, 1989 yılında ülkenin her yerinde banka ve posta teşkilatı ağının olduğunu, müteveffa …in Fatsa … Bankasında hesabı olduğunu, işlek olan bu hesaba davacı tarafından yatırılmış tek bir kuruşun dahi olmadığını, davacının böyle bir parayı kazandığına dair de bir delil gösteremediğini, tanıkların gerçek dışı beyanları ile davacının kendisine hiçbir şekilde ait olmayan dava konusu binayı sahiplenmeye çalıştığını, bu nedenle davanın kabulü kararının kaldırılması için istinaf talebinde bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı … vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı … vekili temyiz dilekçesinde istinaf nedenlerini tekrarla;
1. Tanıkların miras bırakanın evi yaptıracak parası olmadığına dair beyanlarının doğru olmadığını, zira babalarının 1989 yılında Fatsa’da 2 tane fındık bahçesi ve İstanbul ili, Fatih ilçesinde dairesinin olduğunu, evi yaptıracak durumunun olduğunu,

2. Davalılardan…’in mahkemeye sunduğu 14.08.2018 tarihli dilekçesinde; davacının binanın yapımında hiçbir katkısının olmadığını, binanın yapımında henüz bekar olan davalı …’ın Yalıköy Belediyesi’nde çalışmasından dolayı binanın yapımına maddi katkılarda bulunduğu, ayrıca çalıştığı Belediye’den hafriyat, çakıl, kum, çimento gibi yardım alarak binanın yapımında gerekli katkıda bulunduğunu doğruladığını,

3. Tüm bunlara ek olarak Fatsa Kaymakamlığı kararında aynen; “…. konusu …. Mah. …. Mevkiinde 1779 parsel içinde bulunan iki katlı evin 1987-1989 yıllarında… tarafından yapıldığı, o yıllarda müşteki … bekar olduğundan evin yapımında maddi katkısının olduğu ve Yalıköy Belediyesi’nde çalıştığından dolayı ev yapımında dönemin Belediye Başkanı tarafından hafriyat ve kamyona yardımcı olunduğu alınan ifadeler ve yapılan tahkikat neticesinde anlaşılmıştır” denilerek mütecaviz davacının binada fuzuli işgalde bulunduğu kanaatine varılarak tecavüzün men’ine karar verildiğini, inşaatın tüm işlemlerinde bizzat babalarının adının bulunduğunu,

4. Kararın yargılama giderleri yönünden de yanlış olduğunu, yerel mahkemece yargılama giderlerinden tüm davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulduğunu, oysa hisse oranında ayrı ayrı sorumlunun belirlenmesinin gerektiğini beyanla Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, muhdesat aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371’inci maddeleri,

2. Bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur (4721 sayılı TMK 684/1 m). Arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsar. Bu mülkiyet kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere kalıcı yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer (TMK 718 m). 22.12.1995 tarih ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı gibi eşya hukukunda, muhdesattan, bir arazi üzerinde kalıcı yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklinde dikilen ağaçları anlamak gerekir. Muhdesat, şahsi bir hak olup (TMK 722, 724, 729 maddeleri), sahibine arazi mülkiyetinden ayrı bağımsız bir mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak bahşetmez. Taşınmaz üzerindeki kalıcı yapı, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhdesatların taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemez. Açıklanan bu ilke ve esaslara göre, kural olarak muhdesatın arz malikinden başkasına aidiyetinin tespiti istenemez.

3. Tespit davası, kendine özgü davalardan olup dava sonucunda istihsal edilecek ilamın icra ve infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. Bunun doğal sonucu olarak da bu davaların uygulama alanı sınırlıdır. Bilindiği üzere, tespit davalarının görülebilmesi için güncel hukuki yararın bulunması (6100 s.lı HMK 106/2 m) ve dava sonuçlanıncaya kadar da güncelliğini kaybetmemesi gerekir. Tespit davaları eda davalarının öncüsüdür, bu nedenle eda davası açılmasının mümkün olduğu hallerde, tespit davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı kabul edilmektedir. Hukuki yararın bulunması dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi, hakim tarafından da re’sen gözetilir. Hukuki yararın bulunmadığının tespiti halinde davanın, dava şartı yokluğu gerekçesiyle usulden reddine karar verilmelidir (HMK 114/1-h, 115 m.).

4. Öğretide ve Yargıtay’ın devamlılık gösteren uygulamalarında, taşınmaz hakkında derdest ortaklığın giderilmesi davasının ya da kamulaştırma işleminin bulunması gibi istisnai durumlarda muhdesatın tespiti davasının açılmasında güncel hukuki yararın bulunduğu kabul edilmektedir.

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Somut olaya gelince; dosya kapsamında bulunan ve dava konusu muhdesata ilişkin yapı ruhsatı, vergi beyannameleri ve inşaat yapım sözleşmesinin tarafların murisi… tarafından imzalandığı, yine inşaatın yapımında kullanılan malzemeler için kesilen faturaların ve tüm bu resmi işlerin ilgilisinin muris olduğu anlaşılmaktadır.

3. Tüm bunların yanı sıra davacının ise murise binanın kendi adına yapımı için para gönderdiğine ilişkin iddiasını somut bilgi ve tarihe dayanmayan tanık beyanları dışında ispatlayamadığı ve böylece dava konusu muhdesatın hiçbir şüpheye yer verilmeyecek şekilde davacı tarafından meydana getirildiğinin tespit edilemediği gözetildiğinde, yerel mahkemece yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

22.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.