Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/937 E. 2023/2755 K. 22.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/937
KARAR NO : 2023/2755
KARAR TARİHİ : 22.05.2023

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 28. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki harici satış sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; dava konusu 12383 ada 91 parsel sayılı taşınmazda davalıların murisi … zilyet iken, taşınmazın 100,00 m²’lik kısmındaki kullanım hakkını 03/04/1994 tarihli zilyetlik devir sözleşmesi ile 235.000.000.000,00 ETL bedel karşılığında davacıya devrettiğini, zilyetlik devir sözleşmesine göre taşınmazın 100,00 m²’sinde müvekkilinin de hakkının bulunmasına rağmen, muris ve mirasçıları olan davalıların devir sözleşmesine aykırı hareket etmeleri sebebiyle taşınmazın muris adına tapuya tescil edildiğini, murisin vefatından sonra mirasçısı olan davalıların bu güne kadar müvekkiline taşınmaz üzerindeki hakkını vermediğinden dava konusu taşınmazda müvekkilinin zilyetlik devir sözleşmesi ile satın aldığı 100,00 m²’lik kısmının tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini, kabul edilmemesi halinde, taşınmazın tapuya devredildiği tarih itibariyle bedelinin hesaplanarak, miras payı oranında davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar ve dahili davalılar vekili cevap dilekçesinde; satış bedeli kararlaştırılmayan sözleşmenin geçersiz olduğunu, davacı taraf intifa hakkının devri karşılığında 235.000.000.000,00 ETL’yi elden ödediğini belirtmiş ise de; sözleşmede bu hususun yazılı olmadığını, elden ödeme iddiasının tanık delili ile kabul edilemeyeceğini, bedel talebinin zaman aşımına uğradığını beyanla davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İstanbul Anadolu 28. Asliye Hukuk Mahkemesinin 05/12/2019 tarih ve 2017/162 E., 2019/345 K. sayılı kararı ile; davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili; davalılar murisi … ile müvekkili arasında düzenlenen devir sözleşmesinin geçerli olduğunu, davalı tarafın bedel iadesi borcunun kapsamının belirlenmesi gerektiğini belirterek; yerel mahkeme kararını kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; harici satış sözleşmesinin geçerli olduğunu, her ne kadar sözleşmede intifa hakkının devredildiği yazılsa da, tarafların gerçek iradelerinin zilyetliğin devri olduğunu, taşınmazın satış bedelinin elden ödendiğini ve bu hususta tanıklarının bulunduğunu, terditli taleplerinin kabul edilmesi gerektiğini beyanla bölge adliye mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, harici satış sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil, ikinci kademede tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369’uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371’inci maddeleri,

2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 705 ve 706’ncı maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371’inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle dosya kapsamında davacının tanık dışında ödeme hususunu ispatlayacak delil sunamamasına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

22.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.