Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/941 E. 2023/1976 K. 05.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/941
KARAR NO : 2023/1976
KARAR TARİHİ : 05.04.2023

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 8. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili; müvekkillerinin mirasbırakanı olan ….’ün 1950’den beri Kadıköy ilçesi, …… Mahallesi, 194 pafta, 1075 ada, 33 parselde kayıtlı bulunan gayrimenkulde ikamet ettiğini, müteveffanın 18.01.1983 tarihinde imar affından yararlanmak üzere İstanbul Belediyesine müracaat ettiğini, müracaat üzerine Kadıköy Belediye Başkanlığınca söz konusu gayrimenkulün müteveffa adına tahsisinin yapıldığını, dava konusu taşınmazda işgal edilen 170 metrekare miktarı dikkate alınarak

davalılar adına olan tapunun iptali ile müteveffa ….. varisleri olan davacılar adına tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili; davanın tapu tahsis belgesine dayalı doğrudan doğruya ayni hak tesisine yönelik ikame edilmiş bir dava olduğunu, tapu tahsis belgesinin bir mülkiyet belgesi olmadığını, tapu tahsis belgelerinin hiçbir şekilde şahsi hak sahibine arzın, arsanın yani taşınmazın dava yolu ile tesciline imkan tanımadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiş, duruşmada 2981 sayılı Yasa gereği tapu tahsis belgesinin iptali ile gecekondu sahibine enkaz bedeli ödenmesine ilişkin encümen kararı alındığını, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme gerekçesinde; ”İstanbul 5. İdare Mahkemesinin 2008/1849 Esas sayılı dosyasından verilen kesinleşmiş ret kararı ve diğer delillerden davacıların murisine ait tapu tahsis belgesinin iptaline, enkaz bedeli ödemesi ve sosyal konut tahsisine ilişkin encümen kararı bulunduğu, gerekli tahsisin yapıldığı, tapu tahsis belgesinin tek başına tescil için yeterli olmadığı, ilgili belediye tarafından işlemin tamamlanması gerektiği ancak yukarıda belirtildiği şekilde iptal ve tahsis kararları verildiği” belirtilerek dava reddedilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
Davacılar vekili istinaf talebinde bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili; “müteveffa …’ün, 25.02.1986 yılında vefat ederek geriye varis olarak müvekkillerini bıraktığını,
tapu tahsis belgesi alan kişilerin veya varislerinin tapu verilmesi istemleri üzerine, tapu tahsis belgesi verilen kısımların ıslah imar planı ile meydana getirilen parseller içinde kalması durumunda işgal ettiği arazide dikkate alınarak tapusunun verilmesinin gerek yasal bir zorunluluk, gerekse kesinleşmiş mahkeme kararları ile kabul edilmiş hukuki bir gerçeklik olduğunu, davalı idarenin murise ait tapu tahsis belgesini iptal ettiğini, tapu tahsise konu arsadaki binanın yıkılarak enkaz bedeli hesaplandığını, ne mülkiyeti ne de başkaca bir hak tesisi yapılmadan mülkiyeti davalı belediyeye dahi ait olmayan bir binadan, daire tahsisi yapıldığını, söz konusu daireye bir değer biçildiğini ve bu değerden enkaz bedelinin düşülüp bakiye kısım için müvekkilinin borçlandırıldığını, müvekkiline bir tahsis yapılmadığını, adeta bir daire satıldığını, bu durumun hukuk dışı ve yasaların dolanıldığını açıkça ortaya koymaya yettiğini, yapılan işlemin hukuka aykırı olduğu gibi bu işlemin esas alınarak davalarının reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu” belirterek yerel mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili yukarıda yazılı istinaf talep dilekçesinde ileri sürdüğü nedenleri tekrarlayarak hükmün bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 04.12.1996 tarihli ve 1996/14-763-864 sayılı kararında da belirtildiği gibi, tapu tahsis belgesi bir mülkiyet belgesi olmayıp yalnızca fiili kullanmayı belirleyen ve ilgilisine kişisel hak sağlayan bir zilyetlik belgesidir. Tapu tahsis belgesinin varlığı tahsis edilen yerin adına tahsis yapılan kişi veya mirasçıları adına tescili için yeterli değildir. Tahsis kapsamındaki yerin hak sahibi adına tescil edilebilmesi için;
1. Hukuki yönden geçerliliğini koruyan bir tapu tahsis belgesinin bulunması,

2. Tahsise konu yerde 3194 sayılı Yasa’nın 18 inci maddesi uyarınca imar planı veya 3290 sayılı Yasa ile değişik 2981 sayılı Yasa uyarınca ıslah-imar planlarının yapılmış olması,

3. İlgilisine, tapu tahsis belgesi gereğince bir başka yerden tahsis yapılmamış olması,

4. Tahsise konu yerin kamu hizmetine ayrılmamış ve imar planına göre konut alanında kalmış olması,

5. Tahsise konu yer ile tescili istenilen taşınmazın aynı yer olup olmadığı ve taşınmazın niteliklerinin belirlenmesi amacıyla mahallinde uzman bilirkişiler aracılığı ile keşif yapılması,

6. Tahsise konu arsa bedelinin ödenmiş olması, ödenmemiş ise taşınmazın dava tarihindeki rayiç değerinin uzman bilirkişiler aracılığı ile saptanarak hükümden önce mahkeme veznesine veya belirlenecek tevdi mahalline depo edilmiş olması,

7. İmar parsellerinin oluşturulması sırasında, şuyulandırmaya tabi tutulan parselden 3290 sayılı Yasa ile değişik 2981 sayılı Yasa’nın 18/b-c maddesi uyarınca düzenleme ortaklık payı kesilip kesilmediğinin, kesilmiş ise uygulanan oranın saptanması,

8. Mahkemece, yukarıda belirtilen koşullar doğrultusunda yapılacak inceleme sonucunda, tescil isteğinin kabulü için yasal koşulların oluştuğu kabul edildiği takdirde, 3290 sayılı Yasa ile değişik 2981 sayılı Yasa’nın 10/C-2 maddesi gereğince tahsise konu yerde uygulanan düzenleme ortaklık payının (DOP) davacıyı da bağlayıcı nitelikte olduğu dikkate alınarak tahsis miktarından bu oranda yapılacak indirimden sonra kalan miktarın tesciline karar verilmelidir.

3. Değerlendirme
1. Somut olayda; davacıların murisi …’e 25.07.1984 tarihli tapu tahsis belgesi ile 33 parsel sayılı taşınmazda 170 m2 yer tahsis edildiği, Belediye Encümeninin 02.09.2008 tarihli kararı ile 33 parsel sayılı taşınmazdaki gecekondularının yıkılmasına, hak sahiplerine enkaz bedellerinin ödenmesine ve isteyene sosyal konut tahsisine karar verildiği, bu karar doğrultusunda muris …’nın mirasçısı … için 78.101,00 TL enkaz bedeli belirlenmiş, …. 17 parselde D-5 No.lu sosyal konut tahsis edilmiş, enkaz bedelinden artan 12.101,00 TL’nin de ödenmesine karar verilmiştir. … mirasçıları tarafından 5. İdare Mahkemesinin 2014/812-854 sayılı dosyasında bu işlemlere yönelik encümen kararının iptaline ilişkin açılan dava reddedilmiş ve onanarak kesinleşmiştir. Bu nedenlerle geçerliliği kalmayan tapu tahsis belegesine dayalı tapu iptali ve tescil isteminin reddinde bir usulsüzlük görülmemiştir.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.