Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/944 E. 2023/2962 K. 30.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/944
KARAR NO : 2023/2962
KARAR TARİHİ : 30.05.2023

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen el birliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesi davasında İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 124 ada 1 parsel sayılı (yeni 119 ada 131 parsel) taşınmazdaki el birliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı …, dahili davalılar …, …, …, …, … ve … ile … duruşmada alınan beyanlarında açılan davaya bir diyeceklerinin olmadığını beyan etmişlerdir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 19.04.2016 tarihli duruşmanın 2 No.lu kararında davacı vekiline ölü oldukları anlaşılan tapu malikleri 1336 doğumlu … oğlu …, 1930 doğumlu … oğlu …’ün veraset belgelerini çıkartıp davaya dahil edilmeyen mirasçıları var ise bu kişileri davaya dahil etmesi için 2 haftalık kesin süre ve yetki verildiği, bu süre içerisinde ara kararın gereği yerine getirilmeyip 1930 doğumlu … oğlu …’ün veraset belgesini mahkemeye sunmayıp mirasçılarını davaya dahil etmediği ve ara kararın gereğinin yerine getirilmediği anlaşıldığından HMK’nın 94 üncü maddesi uyarınca verilen kesin süre içerisinde ara kararın gereğinin yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın taraf teşkili sağlanamadığından davanın reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece 03.05.2016 tarihli dilekçenin dikkate alınmadığını, nüfus kayıtlarıyla olmadığını ispat ettiği kişinin veraset ilâmını sunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek usul ve yasaya aykırı kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, el birliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.

2. 6100 sayılı HMK’nın 94 üncü maddesi gereğince; Kanun’un belirlediği süreler kesindir. Hâkim, tayin ettiği sürenin kesin olduğuna karar verebilir. Aksi hâlde, belirlenen süreyi geçirmiş olan taraf yeniden süre isteyebilir. Bu şekilde verilecek ikinci süre kesindir ve yeniden süre verilemez. Kesin süre içinde yapılması gereken işlemi, süresinde yapmayan tarafın, o işlemi yapma hakkı ortadan kalkar.

3. Kanun ya da hâkim tarafından tayin edilmiş olan kesin süre içerisinde yerine getirilmeyen bir işlemin bu süre geçtikten sonra yerine getirilmesine yasal olanak bulunmamaktadır. Kesin süre içerisinde yerine getirilmeyen işlem bazen davanın kaybedilmesi sonuçlarını da doğurmaktadır. Davaların uzamasını veya uzatılmak istenmesini engellemek üzere konan kesin süre kuralı, kanunun amacına uygun olarak kullanılmalı, davanın reddi için bir araç sayılmamalıdır. Bu nedenle de hâkim tarafından kesin süre verilirken;
a. Kesin süreye konu işlemin gerekli ve tarafların yerine getirebileceği bir işlem olması,

b. Verilen sürenin işlemin yapılması için yeterli ve makul bir süre olması, duruşma gününe kadar kesin süre nedeniyle yapılacak işlem sonrası başka bir işleme gerek yok ise bu sürenin takip eden duruşma gününe kadar verilmesi,

c. Yapılacak iş veya işlemler birer birer, varsa masraflarının da miktarıyla birlikte açıkça gösterilmesi,

d. Sürenin kesin olduğu ve sonuçlarının tarafa açıklanması zorunludur.

3. Değerlendirme
1. Mahkemece davacı tarafın 1930 doğumlu … oğlu …’ün veraset belgesini HMK’nın 94 üncü maddesi uyarınca verilen kesin süre içerisinde mahkemeye sunmayıp ara kararın gereğinin yerine getirilmediği, taraf teşkili sağlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de 1930 doğumlu … oğlu … ile dosya içerisine veraset ilâmı sunulan 1920 doğumlu … oğlu …’ün aynı kişi olup olmadıkları araştırılmamıştır.

2. Bu durumda Mahkemece yapılması gereken; nüfus kayıtlarının araştırılabilmesi için dava konusu taşınmaza ait tapu kayıtlarını tüm tedavülleri (tesis kadastrosuna ilişkin tutanaklar) ile birlikte getirterek incelemek ve gerekirse davacı taraftan bu konuya ilişkin açıklama isteyerek Mahkemece 1930 doğumlu … oğlu … ile 1920 doğumlu … oğlu …’ün aynı kişi olduklarının tespitine ilişkin dava açmak üzere süre verilerek sonucuna göre karar vermek olmalıdır.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

30.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.