Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/951 E. 2023/3177 K. 07.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/951
KARAR NO : 2023/3177
KARAR TARİHİ : 07.06.2023

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/650 E., 2022/29 K.
KARAR : Davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf talebinin harcın kamu düzenine ilişkin olması ve mahkemece düşük değer üzerinden harç alınmasına karar verilmesi ve davacı tarafın vekalet ücretine yönelik istinafı da göz önüne alınarak kısmen kabulü ile 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-2 bendi kararın kaldırılarak harç yönünden ve vekalet ücreti yönünden düzeltilip yeniden davanın kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ : Hatay 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/111 E., 2021/5 K.

Taraflar arasındaki inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili ve davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf talebinin harcın kamu düzenine ilişkin olması ve mahkemece düşük değer üzerinden harç alınmasına karar verilmesi ve davacı tarafın vekalet ücretine yönelik istinafı da göz önüne alınarak kısmen kabulü ile 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-2 bendi kararın kaldırılarak harç yönünden ve vekalet ücreti yönünden düzeltilip yeniden davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalının kardeş olduklarını, dava konusu 1715 ada 1 parsel sayılı taşınmazın birlikte alındıklarını, kardeşlerin Libya’da çalıştıkları esnada taşınmazın Odabaşı Belediyesi tarafından satışa çıkarılması üzerine tarafların anlaşarak davalının Türkiye’ye dönüp taşınmazı kendi adına aldığını, davacının 6 bin dolar civarında bedel ödediğini ve aralarında protokol düzenlediğini, taşınmazın 1/2’sinin müvekkiline ait olduğunu iddia ederek, dava konusu taşınmazın 1/2 payının müvekkili adına tesciline, mümkün olmaması hâlinde rayiç değerinin faiziyle birlikte müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın davalı tarafından satın alındığını, davacının iddialarının doğru olmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; harç ve vekalet ücretinin hatalı hesaplandığını beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının yargılama giderleri yönünden kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; tarafların 12.10.2018 gününde yapmış oldukları protokolün somut gerçeği yansıtmadığını, protokolün satış vaadi sözleşmesi olarak değerlendirilmesi gerektiğini beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine, davacı vekilinin istinaf talebinin harcın kamu düzenine ilişkin olması ve mahkemece düşük değer üzerinden harç alınmasına karar verilmesi ve davacı tarafın vekalet ücretine yönelik istinafı da göz önüne alınarak kısmen kabulü ile 6100 Sayılı HMK’nın 353/1-b-2 bendi kararın kaldırılarak harç yönünden ve vekalet ücreti yönünden düzeltilip yeniden davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenleri tekrarlayarak kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
Kural olarak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununa göre, istinaf mahkemesi, İlk Derece Mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde, istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu halde, istinaf mahkemesi aşağıdaki kararları verebilir.
a) İlk derece mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın esası hakkında yeniden karar verilmesi,

b) İlk derece mahkemesi kararının düzeltilmesi ve davanın esası hakkında karar verilmesi.

Öte yandan, HMK’nın “Yargılama Giderlerinin Kapsamı” başlıklı 323. maddesinde, karar ve ilam harçları yargılama giderleri arasında sayılmış, “Yargılama Giderlerinden Sorumluluk” başlıklı 326. maddesinde, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği düzenlenmiştir.

492 sayılı Harçlar Kanununa ekli (I) sayılı tarifenin yargı harçları başlığını taşıyan kısmında, konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden tarifede gösterilen oranda nispi karar ve ilam harcı alınacağı, bölge adliye mahkemelerinin tasdik veya işin esasını hüküm altına aldığı kararları için bu oranda karar ve ilam harcı alınacağı hükme bağlanmış ve aynı Kanunun 16. madde düzenlenmesi ile de temyize konu kararla ilgili davanın nispi harca tâbi olacağı öngörülmüştür.

Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 28/09/2018 tarih ve 2018/2 Esas, 2018/8 sayılı Kararının gerekçesinde ise; düzelterek onamanın yargılama giderlerinden olan onama harcı bakımından bozma kararı niteliğinde olması, aslında bozulması gereken bir kararın, bozma sebebinin yeniden yargılamayı gerektirmeyecek mahiyette görülmesi nedeniyle yasanın verdiği takdir yetkisine istinaden onanmasına karar verilmesi nedeniyle düzelterek onama kararlarında onama harcı alınmayacağı görüşü benimsenmiştir.

3. Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Somut olaya gelince; Bölge Adliye Mahkemesi, İlk Derece Mahkemesi kararını kaldırıp geçersiz hale getirdikten sonra, yeniden hüküm tesisi suretiyle karar verdiğinden, İlk Derece Mahkemesi kararı tasdik edilmediği için karar ilam harcı yanında ayrıca istinaf harcına hükmedilmesi mümkün değildir. Başka bir deyişle bölge adliye mahkemesi, tasdik etmediği bir karar için istinaf harcı alamaz.

3. Taraflardan birisinin istinaf talebinin kabulü ve yeniden hüküm kurulması işlemi, aslında başlı başına bir istinaf yargılaması işlemidir. Bölge adliye mahkemesi bu aşamada işin esası ile ilgili hüküm verdiğinden, hüküm altına alınan miktar üzerinden nispi harca hükmedilmeli ve ayrıca hükmün başka bir bölümünde istinaf yargılamasına yönelik mükerrer ve çelişkili hüküm kurulmamalıdır.

4. O halde, bölge adliye mahkemesi tarafından yeniden kurulan hükümde nisbi karar ve ilam harcı alındıktan sonra istinaf yargılaması yapıldığından bahisle ayrıca istinaf karar ve ilam harcına hükmedilmesi doğru görülmemiştir. Bu husus, kararın bozulmasını gerektirmiş ise de; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HMK’nın 370/2. maddesi gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle
1.Davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün “1-b) Davalı vekilinin istinaf talebi ret olunduğundan Harçlar Yasası uyarınca dava değeri (134.209,40 TL) üzerinden alınması gereken 9.167,84 TL istinaf karar harcından peşin alınan 1.160,88 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 8.006,96 TL harcın istinafa gelen davalıdan tahsili ile Hazine’ye irat kaydına,” bendinin tamamen hükümden çıkarılmasına, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2. maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün DÜZELTİLMİŞ bu şekli ile ONANMASINA,

Peşin yatırılan harcın yatırana iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine, gönderilmesine,

07.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.