Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/970 E. 2023/2527 K. 11.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/970
KARAR NO : 2023/2527
KARAR TARİHİ : 11.05.2023

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2638 E., 2021/2713 K.
KARAR : Davacı tereke temsilcisinin başvurusunun esastan reddine, bir kısım davacı mirasçıları vekilinin talebinin usulden reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ünye 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/70 E., 2021/80 K.

Taraflar arasındaki ölünceye kadar bakım sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı tereke temsilcisi vekili ile bir kısım davacı mirasçılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı tereke temsilcisinin başvurusunun esastan reddine, bir kısım davacı mirasçıları vekilinin talebinin usulden reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tereke temsilcisi vekili ve bir kısım davacı mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde özetle; davalı ile 16.08.2013 günlü ilgili tapu dairesinde yaptığı ölünceye kadar bakım sözleşmesi ile dava konusu Ordu ili, …. ilçesi, 109 ada 151 parsel sayılı taşınmazdaki payını ölünceye kadar bakma karşılığında gelini olan dayalıya devrettiğini, davalının, davacının oğlu olan eşi ile birlikte kendisine kötü davrandıklarını, davalının sözleşme gereğince üzerine düşen edimi yerine getirmediğini iddia ederek 109 ada 151 parsel sayılı taşınmazda sözleşme gereğince davalıya devredilen 47/478 oranındaki payın iptali ile adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı yargılama sırasında 28.03.2018 tarihinde vefat etmiş, Ünye Sulh Hukuk Mahkemesinin 21.12.2018 günlü ve 2018/524 Esas, 2018/1243 Karar sayılı kararı ile davacının terekesine eldeki dava için temsilci atanmış, tereke temsilcisi 22.05.2019 günlü dilekçesi ile davanın devamı hususunda muvafakatinin bulunduğunu beyan etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının bakım borcunu yerine getirdiğini, davacı davanın saldırgan bir tutum içine girdiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; “davacı bakım alacaklısının davalı bakım borçlusunun bakım yükümlülüğünü yerine getirmediği iddiasını kanıtlanamadığı” kanaatiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacının bir kısım mirasçıları vekili ve davacı tereke temsilcisi istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davacının bir kısım mirasçıları vekili istinaf dilekçesinde özetle, karara esas alınan ve müteveffa davacının aleyhine kabul edilen ceza davalarının hepsinin iş bu tapu iptali davası açıldıktan sonra yaşanan olaylara ilişkin davalar olduğunu, akıl hastalığının bulunmamasına rağmen davacının hastaneye yatırılmasına davalının göz yumduğunu, davalının istese bu duruma engel olabilecekken hiç bir şey yapmadığını, davalının davacı müteveffanın ziyaretine dahi gelmediğini, dava süresince beyan ettikleri üzere davacının açmış olduğu haklı davasının kabulünün, ölümünden dolayı tapu kaydının davacı adına tescilini artık mümkün olmadığından dolayı terekeye dahil edilmesi gerektiğini, yerel mahkemenin kararının usul ve Yasa’ya aykırı olduğunu belirterek kararı istinaf etmiştir.

2. Davacı tereke temsilcisi istinaf dilekçesinde özetle, eldeki hukuk davasında şekli ispat açısından delil olamayacak nitelikte kamera kayıtları ve savcılık soruşturma dosyalarının dosya kapsamında olduğunu ve hukuka aykırı delil statüsünde olduklarını, murisin kamera görüntülerindeki duruma nasıl geldiğinin de düşünülmesi gerektiğini, bu dava öncesinde ceza yargılamasını ilgilendiren şikayetlerin olmayışının dikkat çekici olduğunu, yapılan tasarrufi işlemin her zaman ileri sürülecek mahiyette muvazaalı bir işlem olduğunun açık olduğunu, muvazaalı şekilde yapılan akitte gerçek anlamda ölünceye kadar bakma borcu üstlenilmemiş olup tasarrufta bulunan murisin yaptığı tasarrufun bozulmayacak bir tasarruf olduğuna güvenmesi ve örf adete göre tasarrufta bulunmasa bile yanında yaşayabileceği oğluna gelini üzerinden daha fazla bir miras payı bırakma niyeti olduğunun düşünülebileceğini, tüm bu açıklamaları ışığında muvazaalı bir işlem söz konusu olduğunu, muvazaalı işlemi esas lehine tasarruf yapılmak istenen davalının eşi olan murisin oğlu olduğunu, fakat eşinin ölünceye kadar bakma gerçekleşmesi sonrasında devredeceğine güvenilerek yapılmış bir işlem olduğunu, davacı murisin işlem ehliyeti yönünden de yetersizliği söz konusu olduğunu, bu koşullarda yapılan ölünceya kadar bakma aktinin de sıhhaten etkilendiğini, akit geçerli olarak kabul edilmiş olsa bile davalının borcunu yerine getirmediğini, borcunu yerine getirecek durumda olmadığını, davalının kendisinin yapabilecekleri için murisin bu şekilde bir tasarrufta bulunmaya da esas itibariyle ihtiyacı olmadığını, davalının sözleşmenin gereğini en baştan itibaren yerine getirdiğini ispatlayamadığını, davalının kendisinden beklenen nitelikte edimlerini yerine getirmediğini, kusurun davalıya ait olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması istemi ile istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tereke temsilcisinin istinaf başvurusunun; “İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinin usul ve yasaya uygun olduğu” gerekçesiyle esastan reddine, davacının bir kısım mirasçılarının istinaf başvurusunun ise “terekeye temsilci atanması ile mirasçıların terekeyi temsil ve davayı takip yetkisinin ortadan kalktığı” gerekçesiyle usulden reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacının bir kısım mirasçıları vekili ve davacı tereke temsilcisi temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri
Davacının bir kısım mirasçıları vekili ve davacı tereke temsilcisi, istinaf başvuru dilekçelerindeki gerekçelerle temyiz Yasa yoluna başvurmuşlardır.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ölünceye kadar bakma sözleşmesine dayalı bakım borcunun ifa edilmediği iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil istemidir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 611 inci vd. maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 640 ıncı maddesi.

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Davacı tereke temsilcisinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı tereke temsilcisinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

3. Davacının bir kısım mirasçıları vekilinin temyiz dilekçesinin incelenmesinde ise davacının terekesine yargılama sırasında temsilci atanmış olması nedeniyle davacının mirasçılarının taraf sıfatı ortadan kalktığından temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. İlamın C.3.2 nci bendi uyarınca davacı tereke temsilcisinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin davacı terekeye yükletilmesine,

2. İlamın C.3.3 üncü bendi uyarınca davacının bir kısım mirasçıları vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE,

Peşin ödenen harcın istem halinde temyiz eden davacının bir kısım mirasçılarına ödenmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.