YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/972
KARAR NO : 2023/3441
KARAR TARİHİ : 15.06.2023
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/912 E., 2022/80 K.
KARAR : Kararın kaldırılarak harçlar yönünden yeniden esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ereğli (Konya) 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/525 E., 2021/141 K.
Taraflar arasındaki tapu kaydındaki haciz şerhlerinin terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak harçlar yönünden yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının hissedarı olduğu Konya ili, …. ilçesi, …. Mahallesi, 1921 ada 7, 8, 9 No.lu parseller ile aynı yer 1923 ada 8 ve 9 parseller üzerinde yapılacak bina için davadışı …. Yapı Ltd. Şti. ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi yaptıklarını, sözleşmenin gereğini yerine getirmeyen şirketin muvazaalı olarak davadışı ….’a taşınmazları devretmiş olması nedeniyle Ereğli 1. ve 2. Asliye Hukuk Mahkemeleri nezdinde müvekkilince yukarıda adı geçen şahıslara karşı açılan tapu iptal ve tescil istemli davalarda verilen kabul hükümlerinin kesinleştiğini, ancak söz konusu tapu iptal ve tescil davaları devam ederken yani taşınmazlar henüz davadışı …. adına kayıtlı iken dava konusu parseller üzerine Ereğli Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından 26.03.2018 tarih ve 4799 ve …. Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından 24.10.2018 tarih ve 17000 yevmiye numarasıyla anılan hacizlerin uygulanması nedeniyle taşınmazların davacı adına hacizli olarak hükmen tescil edildiğini beyan ederek; taşınmazlar kaydında davalılar lehine bulunan yukarıda tarih ve yevmiye numarası belirtilen hacizlerin kaldırılmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; açılan davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkili kurumların vergi alacakları sebebiyle kayıt maliki/vergi borçlusu …’a ait taşınmazlara uygulanan haciz işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “… Davacıların hissesini geri almasıyla bu hacizlerden sorumlu olamayacağı ve ayni hakkın üstünlüğü ilkesi gereğince Konya ili, Ereğli ilçesi, Fatih Mahallesi, 1923 ada, 8-9 parseller ve aynı yer 1921 ada 7,8 ve 9 parsellerde davacıların hissesi üzerinde bulunan ve Ereğli Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından 26/03/2018 tarih ve 4799 yevmiye no ile Meram Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından 24/10/2018 tarih ve 17000 yevmiye no ile konulan hacizlerin terkini gerektiği…” gerekçesiyle; davanın kabulüne, Konya ili, Ereğli ilçesi, Fatih Mahallesi, 1923 ada 8 ve 9 No.lu parsel ve Ereğli ilçesi, Fatih Mahallesi, 1921 ada 7, 8 ve 9 parsel üzerinde hissesi bulunan davacılar …, …, …, … ve …’in hisseleri üzerinde bulunan Meram Sosyal Güvenlik Merkezi’nin 24.10.2018 tarih, 17000 yevmiye ve Ereğli Sosyal Güvenlik Merkezinin 26.03.2018 tarih 4799 yevmiye sayılı hacizlerinin kaldırılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde; davacıların hacizleri bilerek gayrimenkulleri devraldıklarını, haciz şerhi işlenirken tapu kayıtları esas alındığından kesinleşmiş mahkeme ilamı bulunduğu yönündeki davacı iddialarının yersiz olduğunu, davalı idarece davanın açılmasına sebebiyet verilmediği halde aleyhe vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmesinin doğru olmadığını, tapu sicilinin herkese açık olup kimsenin tapu sicilindeki bir kaydı bilmediğini ileri süremeyeceğini, davalı idarenin 6183 sayılı Kanun’dan kaynaklanan alacağı nedeniyle … aleyhine başlattığı icrai takibin kesinleşmesi üzerine dava konusu hacizlerin tapu kayıtlarına işlendiğini belirterek; İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “…İcra İflas Kanununun 91. maddesi hükmü gereğince gayrimenkulün haczi ile takip konusu borç ve eşya arasında ilişki kurulur ve tasarruf yetkisi Türk Medeni Kanununun 1010. maddesi anlamında kısıtlanmış olur. Bu tür kişisel haklar tapu kütüğüne şerh verilmekle hak sahibine eşya üzerinde dolaylı da olsa hâkimiyet kurma hakkı sağlamaz ise de tasarruf yetkisinin dar anlamda kısıtlanması sonucunu doğurduğundan taşınmaz üzerinde sonradan bu hakla bağdaşmayan hak kazanan kişilere karşı da ileri sürülebilir hale gelir.
Haciz şerhinin usulsüz konulduğunun saptanması veya lehtarın talebi üzerine kaldırılması mümkün olduğu gibi borcun ödenmesi, icra takibinin düşmesi ya da herhangi bir sebeple sona ermesi halinde de taşınmaz kaydının terkini mümkündür.
Ayni hakların doğumu için tescil zorunludur. Yenilik doğurucu bir mahiyeti bulunan tescil yapılmadıkça ayni hak, tasarruf edilebilir nitelik taşımayacağı gibi aleniyet de kazanamaz. Ancak, Türk Medeni Kanunu’nun 1009. maddesi uyarınca bir hakkın tapu kütüğüne şerh edilmesi halinde üçüncü kişilere karşı ileri sürülmesi imkanına kavuşur. Bu durumda üçüncü kişiler Yasanın 1023. maddesi korumasından yaralanamazlar.
Davacıların hissedar oldukları Konya ili, … ilçesi, …. Mahallesi, 1923 ada, 8-9 parsel sayılı taşınmazlar ile 1921 ada 7, 8 ve 9 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde yapılacak bina için dava dışı … Yapı Ltd. Şti. ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi yaptıkları, sözleşme gereğini yerine getirmeyen şirketin taşınmazları muvazaalı olarak dava dışı …’a devrettiği, bu nedenle davacılar tarafından dava dışı şahıslar aleyhine açılan tapu iptali ve tescil davaları devam ederken dava dışı … adına kayıtlı olan taşınmazlara Ereğli Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından 26/03/2018 tarih ve 4799 yevmiye nolu ile ve …. Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından 24/10/2018 tarih ve 17000 yevmiye no ile hacizler uygulandığı anlaşılmıştır.
Davacılar tarafından açılan tapu iptali ve tescili davalarının …. Sosyal Güvenlik … ve …. Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından konulan hacizlerden önce olduğu ve davacılar tarafından açılan tapu iptali ve tescili davaları esnasında taşınmazların mülkiyetinin dava konusu olduğuna dair tapu siciline gerekli şerhlerin işlenmiş olduğu, kesinleşen mahkeme ilamlarıyla davacıların hisselerini geri almaları sebebiyle konulan bu hacizlerden artık davacıların sorumlu olmayacakları, ayni hakkın üstünlüğü ilkesi gereğince davalının Türk Medeni Kanununun 1023. maddesinden yararlanma imkanının bulunmadığı, mevcut delillerin takdirinde ve hükmün dayandığı gerekçede usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla ilk derece mahkemesi kararı bu yönüyle yerindedir.
Ancak 5502 sayılı Kanunun 36. maddesi uyarınca davalı … harçtan muaf olduğundan herhangi bir harç tayinine yer olmadığına karar vermek yerine davalı kurum aleyhine harca hükmedilmesi yerinde olmamıştır. 6100 sayılı HMK’nin 353/1-b-2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının bu yönlerden düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılması gerekmiştir…” gerekçesiyle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.2 nci maddesi gereğince hükmün düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere Ereğli (Konya) 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 19.03.2021 tarih ve 2019/525 Esas, 2021/141 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, dava konusu Konya ili, …. ilçesi, …. Mahallesi, 1923 ada 8 ve 9 No.lu parsel ve Ereğli ilçesi, …. Mahallesi, 1921 ada 7, 8 ve 9 parselde …, …, …, … ve …’in hisseleri üzerinde bulunan Meram Sosyal Güvenlik Merkezi’nin 24.10.2018 tarih 17000 yevmiye ve Ereğli Sosyal Güvenlik Merkezi’nin 26.03.2018 tarih …. yevmiye sayılı hacizlerinin kaldırılmasına, davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili; istinaf dilekçesindeki başvuru nedenleriyle hükmü temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tapu kaydındaki haciz şerhlerinin terkini istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 1009 uncu maddesi uyarınca; “…şerhedilebileceği kanunlarda açıkça öngörülen diğer haklar tapu kütüğüne şerhedilebilir. Bunlar şerh verilmekle o taşınmaz üzerinde sonradan kazanılan hakların sahiplerine karşı ileri sürülebilir.”
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 1023 üncü maddesi uyarınca; “Tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak mülkiyet veya bir başka aynî hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımı korunur.”
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. TMK’nın 1009 uncu maddesi uyarınca; bir hakkın tapu kütüğüne şerh edilmekle üçüncü kişilere karşı ileri sürülme imkanına kavuşacağı, tapu iptali ve tescil davasının tarihinin davalı idarelerce konulan hacizlerden daha önceki tarihli olup davacının hissesini geri almasıyla bu hacizlerden sorumlu olmayacağı ve “ayni hakkın üstünlüğü ilkesi” gereği davalıların TMK’nın 1023 üncü maddesinden yararlanma imkanları bulunmayacağı, anılan hüküm uyarınca tapu sicilindeki tescile iyiniyetle dayanılarak ayni hak kazanılabileceği, şahsi hak sahiplerinin iyiniyet ilkesine dayanarak hak iddiasında bulunamayacakları, mevcut delillerin takdirinde ve hükmün dayandığı gerekçede usul ve Yasa’ya aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.
3. Davacı tarafından açılan tapu iptal ve tescil istemli davaların hepsinin 2016 yılında açıldığı ve bunun hemen sonrasında taşınmazların tapu kayıtlarına anılan dava dosyaları üzerinden 02.02.2016, 04.02.2016 ve 12.02.2016 tarihlerinde mülkiyetin dava konusu edildiğini gösteren nitelikteki “davalıdır” ve “ihtiyati tedbir” şerhlerinin konulduğu, buradan hareketle hem tapu iptal ve tescil istemli davaların tarihinin hem de söz konusu şerhlerin tarihlerinin davalı idarelerce konulan haciz tarihlerinden önce olduğu hususu ile eldeki davada davalı idarelere karşı davanın açılması üzerine davalı tarafın hemen davanın daha başında davayı kabul etme imkanı var iken davayı kabul etmediği gibi yargılama neticesinde ise davada haksız çıktığı hususları birlikte değerlendirildiğinde; Bölge Adliye Mahkemesince kanunun somut olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği anlaşıldığından, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
4. Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
5502 sayılı Kanun’un 36 ncı maddesi uyarınca davalı … harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.