Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2023/1078 E. 2023/1827 K. 30.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1078
KARAR NO : 2023/1827
KARAR TARİHİ : 30.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
KARAR : Davanın kısmen kabulüne

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince davanın kısmen kabulüne dair İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı dahili davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, … Belediye Başkanlığı tarafından geçici 225 ada 6 parsel sayılı taşınmazda 170 m2 yer için davacıya tapu tahsis belgesi verildiğini, davacı tarafından taşınmaz bedelinin ödendiğini, tahsisin iptal edilmediğini, dava konusu taşınmazın 2981 sayılı Kanun’un uygulaması sonucu 176 m2 olarak 168 ada 8 parsel numarası ile Hazine adına tescil edildiğini belirterek, taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1. Davalı … vekili, davacının 4706 sayılı Kanun’un hükümlerinden yararlanmak üzere belediyeye müracaat ettiğini, davacıya tapu tahsis belgesi verildiğini, davacının 775 sayılı Kanun uyarınca 170 m2 üzerinden takdir edilen bedeli 16.11.1973 tarihinden başlamak üzere … Belediyesi emlak bloke hesabına ödediğini, ancak tapusunun verilmediğini, sonradan yürürlüğe giren 4706 sayılı Kanun uyarınca davacı ile yeniden sözleşme yapılarak bedel takdiri yapıldığını, davacının taksitleri ödemediğini, bu nedenle taşınmazın Hazineye geçtiğini belirterek, davanın husumet yönünden reddine karar verilmesini istemiştir.

2. Dahili davalı Hazine vekili davacının üst üste iki taksiti ödememesi nedeniyle sözleşmesinin feshedildiğini, bundan sonra taşınmazın Hazineye iade ve tescil edildiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 15.12.2015 tarih 2013/43 Esas, 2015/573 Karar sayılı kararıyla; davacının takdir edilen bedeli ödediği halde taşınmaz için yeniden bedel takdiri ile bedelin ödenmediğinden bahisle taşınmaz Hazine adına tescil edilmiş ise de davacının 1973 yılında bedeli ödemekle tescil isteme hakkı doğduğundan, bedeli ödenen 170 metrekare yönünden davanın kabulünün gerektiği nedeniyle davalı Hazineye yönelik davanın kısmen kabulüne, 168 ada 8 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında 170/176 payın iptali ile davacı adına tesciline, 6/176 payın davalı Hazine üzerinde bırakılmasına, davalı Belediyeye yönelik davanın husumetten reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Yargıtay Birinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin 15.12.2015 tarih 2013/43 Esas 2015/573 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 08.01.2020 tarih ve 2019/1547 Esas, 2020/180 Karar sayılı ilamı ile “….3290 sayılı Kanun ile değişik 2981 sayılı Kanunun 10/c-2 maddesi gereğince tahsise konu yerde uygulanan düzenleme ortaklık payının (DOP) davacıyı da bağlayıcı nitelikte olduğu dikkate alınarak, bölgede uygulanan DOP miktarı belirlenerek, tahsis miktarından bu oranda yapılacak indirimden sonra kalan miktarın tesciline karar verilmesi gerekirken tahsis edilen miktarın tamamına hükmedilmesinin doğru görülmediği” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
Mahkemenin 21.10.2021 tarihli ve 2020/54 Esas, 2021/345 Karar sayılı kararı ile davaya konu yerde uygulanan düzenleme ortaklık payının %35 olduğu belirlenerek, davalı Hazine’ye yönelik davanın kısmen kabulüne, 168 ada 8 parselde kayıtlı taşınmazın 110,50/176 oranındaki davalı adına olan payın iptali ile aynı oranda davacı adına kayıt ve tesciline, 65,50/176 payın davalı Hazine üzerinde bırakılmasına, davacının davalı belediyeye yönelik davasının husumetten reddine karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin 21.10.2021 tarihli ve 2020/54 Esas, 2021/345 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 22.06.2022 gün ve 2022/1067 Esas, 2022/4436 Karar sayılı ilamıyla ”Tapu Sicil Tüzüğünün 28/3 maddesi” paylı mülkiyette pay miktarı, paydaşların adı, soyadı ve baba adından sonraki kısımda kesirli olarak gösterilir “hükmünü içerdiği, Tapu Sicil Tüzüğünün belirtilen bu maddesine aykırı biçimde ve infazı mümkün olmayacak şekilde, 110,5/176 payın davacı adına tesciline ve 65,5/176 payın da davalı Hazine üzerinde bırakılmasına şeklinde buçuklu yazılmak suretiyle hisse belirlenmesinin doğru görülmediği” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Hazineye yönelik davanın kısmen kabulüne, 168 ada 8 parselde kayıtlı taşınmazın 221/352 oranındaki davalı adına olan payın iptali ile aynı oranda davacı adına kayıt ve tesciline, 131/352 payın davalı Hazine üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda karar başlığında belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz etmiştir.

B. Temyiz Nedenleri
Davalı Hazine vekili; Eyüp Belediyesince ilgilinin satış sözleşmesindeki şartları yerine getirmemesi nedeniyle sözleşmenin fesh edilerek, taşınmazın Hazineye iade edildiğini, Hazinenin yasal hasım olduğunu, bu nedenle nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, hükmün bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme:
Uyuşmazlık, tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 04.12.1996 tarihli ve 1996/14-763-864 sayılı kararında da belirtildiği gibi, tapu tahsis belgesi bir mülkiyet belgesi olmayıp yalnızca fiili kullanmayı belirleyen ve ilgilisine kişisel hak sağlayan bir zilyetlik belgesidir. Tapu tahsis belgesinin varlığı tahsis edilen yerin adına tahsis yapılan kişi veya mirasçıları adına tescili için yeterli değildir. Tahsis kapsamındaki yerin hak sahibi adına tescil edilebilmesi için;

2. Hukuki yönden geçerliliğini koruyan bir tapu tahsis belgesinin bulunması,

3. Tahsise konu yerde 3194 sayılı Yasa’nın 18 inci maddesi uyarınca imar planı veya 3290 sayılı Yasa ile değişik 2981 sayılı Yasa uyarınca ıslah-imar planlarının yapılmış olması,

4. İlgilisine, tapu tahsis belgesi gereğince bir başka yerden tahsis yapılmamış olması,

5. Tahsise konu yerin kamu hizmetine ayrılmamış ve imar planına göre konut alanında kalmış olması,

6. Tahsise konu yer ile tescili istenilen taşınmazın aynı yer olup olmadığı ve taşınmazın niteliklerinin belirlenmesi amacıyla mahallinde uzman bilirkişiler aracılığı ile keşif yapılması,

7. Tahsise konu arsa bedelinin ödenmiş olması, ödenmemiş ise taşınmazın dava tarihindeki rayiç değerinin uzman bilirkişiler aracılığı ile saptanarak hükümden önce mahkeme veznesine veya belirlenecek tevdi mahalline depo edilmiş olması,

8. İmar parsellerinin oluşturulması sırasında, şuyulandırmaya tabi tutulan parselden 3290 sayılı Yasa ile değişik 2981 sayılı Yasanın 18/b-c maddesi uyarınca düzenleme ortaklık payı kesilip kesilmediğinin, kesilmiş ise uygulanan oranın saptanması gerekir.

9. Mahkemece, yukarıda belirtilen koşullar doğrultusunda yapılacak inceleme sonucunda, tescil isteğinin kabulü için yasal koşulların oluştuğu kabul edildiği takdirde, 3290 sayılı Yasa ile değişik 2981 sayılı Yasanın 10/C-2 maddesi gereğince tahsise konu yerde uygulanan düzenleme ortaklık payının (DOP) davacıyı da bağlayıcı nitelikte olduğu dikkate alınarak tahsis miktarından bu oranda yapılacak indirimden sonra kalan miktarın tesciline karar verilmelidir.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamı doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılarak verilmiş olan karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA,

Harçlar Kanununun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

30.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.