Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2023/1088 E. 2023/1829 K. 30.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1088
KARAR NO : 2023/1829
KARAR TARİHİ : 30.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki ortaklığın giderilmesi davasında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı … ve bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, 343, 3049 ada 18, 223 ve 224 parsel sayılı taşınmazların ortaklığının mümkün olduğu takdirde aynen taksim, mümkün değil ise satış suretiyle giderilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar … ve …, 343 parsel sayılı taşınmazlardaki muhdesatın kendilerine ait olduğu iddiasında bulunmuşlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk Derece Mahkemesinin 13.11.2013 tarihli ve 2008/523 Esas, 2013/690 Karar sayılı kararı ile davanın kabulü ile dava konusu 3049 ada 18 sayılı parsele ilişkin davanın feragat nedeniyle reddine, 223, 224 ve 343 parsel sayılı taşınmazların ortaklığının satış sureti ile giderilmesine ve 343 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatlar yönünden mahkeme ilamları ile …’a ve …’a ait olduğu belirtilen muhdesatlara isabet edecek bedelin …’a ve …’a ödenmesine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin 13.11.2013 tarihli ve 2008/523 Esas, 2013/690 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi 23.10.2014 tarih ve 2014/7846 Esas, 2014/11619 Karar sayılı ilamı ile; “..-Dava konusu 223,224 parsel sayılı taşınmalara ilişkin yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalı … vekilinin temyiz itirazlarının , reddi ile hükmün bu parseller açısından onanmasına karar verilmiştir. Dava konusu 343 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki bir kısım muhdesatlara ilişkin Serik 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/77 Esas, 2010/609 Karar sayılı ilamı ile davalı …’a ve bir kısmına ilişkin olarak da Serik 1 Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/147 Esas, 2013/218 Karar sayılı ilamı ile davalı …’a ait olduğuna ilişkin kesinleşmiş mahkeme kararları mevcut olduğundan dava tarihi itibariyle arzın ve muhdesatların değeri ayrı ayrı tespit edilip ayrıca belirlenen bu değerler toplanarak bulunan taşınmazın tüm değerinin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiği yüzdelik (%) oran kurulmak suretiyle belirlenmesi ve satış bedelinin bölüştürülmesinin de bu oranlar esas alınarak yapılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediği.” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Bozmaya uyularak yapılan yargılamada
Bir kısım davalılar (Ahmet, Vahide, Hatice, Nurcan ve Yasemin) vekili; muhdesat iddiasında bulunarak Serik 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/887 Esas sayılı dosyasıyla muhdesatın aidiyeti davası açtıklarını bu dosyanın bekletici mesele yapılmasını talep etmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile; Yargıtay bozma ilamından sonra açılan ve bozma kararında geçmeyen muhdesat davaları bekletici mesele yapılmış ise de; bozma öncesi yapılan yargılama esnasında bunlara ilişkin bir muhdesat iddiası olmadığı ve uyma kararı verilmesi halinde bozmaya aynen uyulacağı, bekletici mesele ara kararından dönülerek Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda karar verildiği gerekçeleriyle, davanın kabulüne, dava konusu 119 ada 1 parsel (eski 343 parsel) sayılı taşınmazdaki ortaklığın satış suretiyle giderilmesine, taşınmazın satış bedelinin muhdesatlara isabet eden; %8,15’inin davalı … mirasçılarına %1,28’inin davalı …’a ödenmesinden sonra kalan satış bedelinin tapu kaydındaki hisseleri oranında hissedarlara ödenmesine, karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … ve bir kısım davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı … vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmazın aynen taksimi mümkün olduğu halde mahkemece satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu savunarak kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Bir kısım davalılar (Ahmet, Vahide, Hatice, Nurcan, Yasemin) vekili temyiz dilekçesinde özetle; Serik 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/887 Esas, 2016/349 Karar sayılı kararıyla bir kısım muhdesatların müvekkillerine aidiyetine karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, mahkemece, bozmadan önce muhdesat ididsında bulunulmadığı gerekçesiyle muhdesat oranlaması yapılmadığını, kesinleşmiş kararın gözetilmemesinin hukuka aykırı olduğundan bahisle kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; ortaklığın giderilmesi istemine ilişkin olup uyuşmazlık, bozma öncesi muhdesat iddiasında bulunulmadığından, muhdesatlara ilişkin verilmiş, kesinleşmiş mahkeme kararına göre oranlama yapılıp yapılmayacağı ve taşınmazın aynen taksiminin mümkün olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
1. Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları, paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı, tarafları için benzer sonuçlar doğuran davalardır.

2. Paydaşlığın (ortaklığın) satış yoluyla giderilmesi halinde dava konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç vs. gibi bütünleyici parçalar (muhdesat) varsa bunların arzla birlikte satılması gerekir. Ancak muhdesatın bir kısım paydaşlara (ortaklara) ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bu hususta bütün paydaşlar ittifak ediyorlarsa ve muhdesat arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa bu artışın belirlenmesi için dava tarihi itibariyle arzın ve muhdesatın değerleri ayrı ayrı tespit edilir. Belirlenen bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunur. Bulunan bu değerin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiği yüzdelik (%…) oran kurulmak suretiyle belirlenir. Satış sonunda elde edilecek bedelin bölüştürülmesi de bu oranlar esas alınarak yapılır. Muhdesata isabet eden kısım muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan bedel ise payları oranında paydaşlara (ortaklara) dağıtılır.

3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Bir kısım davalılar (Ahmet, Vahide, Hatice, Nurcan, Yasemin) vekili 18.11.2015 tarihinde bir kısım muhdesatın müvekkillerine ait olduğuna dair dava açmış, Serik 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/887 Esas, 2016/349 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilerek karar 20.07.2016 tarihinde kesinleşmiştir. Muhdesatın aidiyeti konusunda bir ihtilaf kalmadığına göre mahkemece, mahallinde yeniden keşif yapılıp, kesinleşmiş mahkeme kararına göre bir kısım davalıların muhdesatlarının değeri belirlenip, uzman bilirkişilerden yukarıda açıklanan yönteme uygun şekilde muhdesat oranlaması yapılması istenerek bilirkişilerden açık, denetime uygun rapor alınması, satıştan elde edilecek gelirin bu oranlara göre paylaştırılması ve bu hususun açıkça hükümde gösterilmesi gerekirken, belirtilen hususlar gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş hükmün bu nedenlerle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Denetime uygun bilirkişi raporlarında taşınmazın aynen taksiminin mümkün olmadığı ortaklığın satış suretiyle giderilebileceğinin bildirildiğinden ve dosya kapsamına göre ortaklığın aynen taksim suretiyle giderilemeyeceğinin anlaşılmasına göre davalı … vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı … vekilinin temyiz itirazlarının reddine, bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

HUMK’nın 440/III-2 nci bendi gereğince ilâma karşı karar düzeltme yolunun kapalı bulunduğuna,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

30.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.