YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/109
KARAR NO : 2023/1747
KARAR TARİHİ : 27.03.2023
Taraflar arasındaki ipoteğin fekki davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ve davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, davalı …’in istinaf başvurusunun reddi ile İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyizi üzerine Dairemizce kararın bozulmasına karar verilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili, davacı şirket ile davalı … arasında …’in de hissedarı olduğu İstanbul ili, Maltepe ilçesinde kain Nursal Apartman’ın yıkılarak yerine yenisinin yapılması amacıyla 10.06.2014 tarihli taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiğini, dava konusu taşınmazda davalı …’e ait hisse üzerinde diğer davalı Asaş Alüminyum Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi lehine süresiz 150.000,00 TL bedelli ipotek şerhi bulunduğunu, ayrı ayrı davalılara çekilen ihtarnameler ile bu ipoteğin kaldırılmasının talep edildiğini, ancak bir sonuç alınamadığını, ipotek şerhleri nedeniyle dava konusu taşınmazda kat irtifakı kurulamadığını belirterek davanın kabulü ile ipoteğin fekkine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
1. Davalı Asaş Alüminyum Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi vekili; ipoteğin kaldırılması için davacı şirket tarafından hiçbir neden öne sürülmediğini, ipotek hakkının devamının kanun gereği olduğunu, huzurdaki davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
2. Davalı … vekili; davalının kentsel dönüşüm nedeniyle davacı şirketle kat karşılığı inşaat sözleşmesi yaptığını, bu sözleşmenin iptali için dava açtıklarını, kat karşılığı inşaat sözleşmesi içeriğinde ipoteğin kaldırılacağına dair bir yükümlülük bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesi; “davalı …’in ipotek ile yüklü hissesinin yarısını davacı şirkete 28.03.2016 tarihinde devrettiği, davacı şirketin ipotek ile yükümlü olarak dava konusu hisseyi satın aldığı gerekçesiyle ipotek şerhinin terkini isteminin reddine” karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
1. İstinaf Yoluna Başvuranlar
Davacı vekili ve davalı … vekili, istinaf kanun yoluna başvurmuşlardır.
2. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesi 04.02.2021 tarihli, 2019/737 Esas, 2021/256 Karar sayılı kararıyla; davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile “istinaf kanun yolu incelemesi sırasında dava konusu ipoteğin Tapu Müdürlüğünün işlemi üzerine kaldırılması nedeniyle davanın konusuz kaldığı ancak davacının dava tarihi itibariyle dava açmakta haklı olduğu, davalıların hal ve durumları ile davanın açılmasına sebebiyet verdikleri” gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, yargılama harç ve giderlerinden davalıların sorumlu tutulması gerektiği belirtilerek yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesi’nin yukarıda IV.2. numaralı bendinde belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili ve davalı Asaş Alüminyum Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 30.03.2022 tarih ve 2021/2855 Esas, 2022/2453 Karar sayılı ilamı ile bölge adliye mahkemesi hükmünün “Davacının taşınmazı üzerindeki ipoteğin Tapu Müdürlüğünce res’en yapılan bir işlem üzerine kaldırılması, bu dava yönünden davacının haklı olduğunu göstermez. Çünkü davacı, davalı …’e ait hissenin yarısını tüm hak ve yükümlülükleriyle birlikte devralmış, ipotek taşınmaza bağlı bir hak olduğundan yasa gereği davacının devraldığı hisse, ipotekli olarak davacı adına tapuya tescil edilmiştir. Hal böyle olunca davacı, dava açma tarihi itibariyle dava açmakta haklı olmadığından yargılama giderlerinden davalıların sorumlu tutulması doğru değildir. Kabule göre de; Bölge Adliye Mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını kaldırıp geçersiz hale getirdikten sonra yeniden hüküm tesis ettiğinden tasdik etmediği bir karar için istinaf harcı alamaz” gerekçeleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
B.Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “davacı tarafından davalılar aleyhine açılan dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına; yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, Avukatlık Asgari Ücret tarifesinin 6/1. maddesi gereğince anlaşmazlık ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderildiğinden tarife hükümleri ile belirlenen 12.000,00TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine” karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin taşınmazın 1/2 hissesini ipotekle almaya muvaffakatı bulunmadığını, ipoteğin asıl borçlusu olan davalı …’e geçmesi için tapu müdürlüğüne müracaat edildiğini ancak dava yolu ile ipoteğin terkin edilebileceğinin belirtilmesi üzerine bu davanın açıldığını, ipoteğin kaldırılması için gönderilen iki ihtarın da sonuçsuz kaldığını, davalının kötüniyetle hareket ettiğini ve amacının müvekkili zora sokmak olduğunu, ipoteği terkin edilmemesinde davalıların kusurlu olduğunu belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ipoteğin şerhinin kaldırılması istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6/1. Maddesi, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun Uygulama Yönetmeliği 15. maddesinin 10. fıkrası
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.