YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1175
KARAR NO : 2023/4377
KARAR TARİHİ : 03.10.2023
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2011 E., 2022/1837 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/80 E., 2021/412 K.
Taraflar arasındaki ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve duruşmasız olarak davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 03.10.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde temyiz eden davalı … vekili Avukat … geldi. Karşı taraftan gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin 1049 ada 328 parsel … taşınmazdaki 1789/3200 hisseyi 26.01.2007 tarihinde iktisap ettiğini, söz konusu taşınmazda davalının davacıya ait 85.000 m² alanı işgal ettiğini, işgalin 2017 senesine kadar devam ettiğini belirterek ecrimisil talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; müvekkilinin dava konusu taşınmazda Hazine’ye ait payı kullandığını ve ecrimisil ödediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. İlk Derece Mahkemesinin 20.02.2020 tarihli 2017/554 Esas ve 2020/79 Karar … kararı ile; davalı kötüniyetli olmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur
3. Bölge Adliye Mahkemesinin 22.01.2021 tarihli 2020/830 Esas ve 2021/60 Karar … kararı ile, davalının haksız olarak işgal edip faydalandığı arazi miktarının 109.178,28 m² olup sadece 40.000 m²’lik alan için davalı tarafça Hazine’ye ecrimisil ödediği, arta kalan miktar için hissedarlardan herhangi birine ödeme yapılmadığı, Mahkemece 40.000 m²’lik alanın üzerindeki kalan miktar açısından; dava konusu edilen dönemler ve işgal edilen parsellerdeki davacıya ait hisselere düşen m² miktarları dikkate alınarak ecrimisile hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
4. İlk Derece Mahkemesinin 06.07.2021 tarihli 2021/80 Esas ve 2021/412 Karar … kararı ile, davanın kısmen kabulüne, 231.333,34 TL’nin dava tarihi olan 03.10.2017 tarihinde itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin ispatlanamaması nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle bilirkişi raporunda 1049 ada 402 parsel ve 1049 ada 404 parsel ile ilgili hesaplamanın doğru yapıldığını, fakat 1049 ada 395 parsel ile ilgili olarak hesaplamanın hatalı olduğunu, mahkemenin ıslah dilekçelerine göre tam kabul kararı vermesi gerektiğini, faiz başlangıç tarihinin yanlış olduğunu belirtmiştir.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun ve mahkeme gerekçesinin denetime elverişli olmadığını, mahkemenin eksik araştırmayla karar verdiğini, müvekkilinin iddia edildiği kadar yer kullanmadığını, hakkında yalan tanıklıktan suç duyurusunda bulunulan tanıkların beyanlarına itibar edildiğini, talebin zamanaşımına uğradığını belirtmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen esas ve karar … kararı ile; dava açılış şekli itibariyle belirsiz alacak davası olup davacı vekilinin bilirkişi raporu doğrultusunda dilekçede belirtilen miktardan fazla tazminat talep etmesinin ıslah niteliğine olmadığı, talep artırımına karşı yapılan zamanaşımı def’i hukuki sonuç doğurmadığı, dava konusu parsel davacı … ve dava dışı Maliye Hâzinesi ve sair 3. kişiler adına hisseli olarak kayıtlı iken ifraz edilmek suretiyle yine kısmen hisseli olarak 1049 ada, 390, 391, 392, 393, 394, 395, 396, 397, 398, 399, 400 ve 401 No.lu parsellere ayrıldığı, daha sonra 392 parselin yeniden ifraz edilerek 1049 ada, 402, 403, 404 ve 405 No.lu parsellere ayrıldığı, sonrasında ise Maliye Hâzinesi ile davacının da bulunduğu diğer hissedarlar arasında işlemlerin yapıldığı ve 1049 ada, 395 parselin tam mülkiyet olarak Maliye Hâzinesi adına, bunun dışındaki parsellerin ise davacının da aralarında bulunduğu hissedarlar adına tescil edildiği, yapılan taksim işlemine kadar Maliye Hâzinesinin dava konusu 402 parsel de dahil olmak üzere yukarıda sayılan tüm parsellerde hissesi olduğu, taksim işlemi ile Maliye Hâzinesinin bu parsellerdeki hisselerinin 1049 ada, 395 parselde toplandığı, 402 parseldeki hissenin tamamının paylaştırma sonucunda davacıya ait iken dava tarihinden sonra 05.11.2019 tarihinde satış işlemi sonucunda 2500000/20449439 hissesinin dava dışı … …’e satıldığı, Maliye Hazinesi tarafından gönderilen müzekkere cevaplarından davalının 13.10.2006 – 12.10.2011 tarihleri arasında Maliye Hazinesine ait hisseye isabet eden yerden sadece 4.225 m² yeri ecrimisil ödeyerek kullandığı, 12.10.2011-13.03.2015 tarihleri arasında ise Hazineye ait yerden sadece 40.000 m²’lik yeri ecrimisil ödeyerek kullandığı, dosyaya yansıyan bilirkişi rapor içeriği dikkate alındığında dava konusu edilen dönemler içerisinde davalının haksız olarak işgal edip faydalandığı arazi miktarının 109.178,28 m² olduğu, mahkemece 40.000 m²’lik alanın üzerindeki kalan miktar açısından; dava konusu edilen dönemler ve işgal edilen parsellerdeki davacıya ait hisselere düşen m² miktarları dikkate alınarak bilirkişilere hesaplama yaptırıldığı ve rapor doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili duruşmalı olarak temyiz isteminde bulunmuş, davacılar vekili duruşmasız olarak temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili yukarıda IV-B-1 bölümünde belirtilen sebeplerle kararı temyiz etmiştir.
2. Davalı vekili yukarıda IV-B-2 bölümünde belirtilen sebeplerle kararı duruşmalı olarak temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ecrimisil talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 … Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 … Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 4721 … … Medeni Kanunu’nun, “İyiniyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Somut olayda, dava konusu 1049 ada 328 parsel davacı … ve dava dışı Maliye Hâzinesi ve sair 3 üncü kişiler adına hisseli olarak kayıtlı iken 08.02.2016 tarihinde ifraz edilmek suretiyle yine kısmen hisseli olarak 1049 ada, 390, 391, 392, 393, 394, 395, 396, 397, 398, 399, 400 ve 401 nolu parsellere ayrıldığı, daha sonra 392 parselin yeniden 19.10.2016 tarihinde ifraz edilerek 1049 ada, 402, 403, 404 ve 405 nolu parsellere ayrıldığı, sonrasında ise Malîye Hâzinesi ile davacının da bulunduğu diğer hissedarlar arasında işlemlerin yapıldığı ve 1049 ada, 395 parselin tam mülkiyet olarak Maliye Hâzinesi adına, 404 parselin hisseli olarak davacı ve dava dışı 3 üncü kişiler adına, 402 parselin tam mülkiyet olarak davacı adına tescil edildiği, dava tarihinden sonra davacının 05.11.2019 tarihinde 2500000/20449439 hissesinin dava dışı … …’e satıldığı anlaşılmaktadır.
2. Ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarih 22/4 … İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden … normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan olumlu zarar ile kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir. (YHGK’nun 25.02.2004 gün ve 2004/1-120-96 … kararı)
3. Davacı 03.10.2017 tarihli dava dilekçesinde 5 yıllık ecrimisil talep etmiştir. 03.10.2012-03.10.2017 tarihleri arasında mülkiyet durumu incelendiğinde, davacının kök 328 parselde ifraz tarihi olan 08.02.2016 tarihine kadar paydaş olduğu, 19.10.2016 tarihli taksim neticesinde 395 parselin tam mülkiyet ile Hazine adına tescil edildiği, 392 parselin tekrar 19.10.2016 tarihinde ifraz edilerek 402 ve 404 parselin oluştuğu anlaşılmaktadır. Davalı ise davacının iddia ettiği kadar yer kullanmadığına dair savunma yapmaktadır.
4. Mahkemece öncelikle talep edilen ecrimisil döneminde davalının kullandığı yerler kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespit edilmesi, taşınmaz başında dinlenen tanık beyanları doğrultusunda davalının kullanımına dair yer gösteriminin fen bilirkişine krokide işaretlettirilerek denetimi sağlanması, ayrıca hakkında yalan tanıklıktan suç duyurusunda bulunulan davacı tanıkları hakkında başlatılan soruşturma dosyası incelenmesi, gerekirse sonucunun beklenmesi, davalının talep edilen dönem içerisinde kullandığı yerler tespit edildikten sonra ifraz tarihinden önce kök 328 parselde davacının payına düşen ecrimisil miktarının belirlenmesi, ifraz tarihinden sonra ise davalının kullanımı var ise 402 parselde davacının tam malik olduğu ve 404 parselde ise paydaş olduğu gözetilerek ecrimisil hesabı yapılması gerekirken mahkemece eksik inceleme ve araştırmaya dayanarak hüküm kurulması doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile HMK 373/1 nci maddesi gereğince temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yerel mahkeme hükmünün BOZULMASINA,
Karardan bir örneğin Bölge Adliye Mahkemesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine,
03.10.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler usul ve yasaya uygun bulunduğundan yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle hükmün onanması görüşündeyiz. Sayın çoğunluğun bozma yönündeki görüşüne katılmıyoruz.