YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1190
KARAR NO : 2023/2391
KARAR TARİHİ : 08.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tapu iptali ve tescil, mümkün olmadığı takdirde tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava dışı …’ya ait 758 parsel sayılı taşınmazı 02.12.1996 tarihinde bedelini nakten ve peşin ödeyerek satın aldığını ancak, tapuda arkadaşı olan davalı adına tescil ettirdiğini, satış bedelinin ödendiğine dair satıcı …’dan aynı tarihli “tutanak ve belge” başlıklı ibraname aldığını, 08.04.2016 tarihli ihtara rağmen davalının taşınmazı devretmeye yanaşmadığını ileri sürerek, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tescilini, olmadığı taktirde taşınmazın rayiç bedelinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının senede karşı iddialarının senetle ispatlaması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 09.01.2018 tarihli ve 2016-315 Esas, 2018-4 Karar sayılı kararıyla; harici satışa değer verilemeyeceği gerekçesiyle tapu iptali ve tescil davasının reddine; davalının harici satış sözleşmesinin tarafı olmadığı gerekçesiyle de tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin 09.01.2018 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 29.11.2018 tarihli ve 2018-751 Esas, 2018-836 Karar sayılı kararıyla; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçe gösterilerek, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin 29.11.2018 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi’nin 24.06.2021 tarihli, 2019-566 E, 2021-4321 K sayılı ilamı ile ’’davacının, taraflar arasındaki inanç ilişkisine dayalı olarak davalı adına kayıtlı olan taşınmazın tapusunun iptali ile adına tescilini, olmadığı taktirde taşınmazın rayiç değerinin davalıdan tahsilini talep ettiği anlaşıldığından, yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda ve davacı vekilinin 25.07.2016 tarihli dava dilekçesinde yemin deliline dayandığı da gözetilmek suretiyle tarafların tüm delillerinin toplanıp birlikte değerlendirildikten sonra işin esası hakkında oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş; bu nedenle hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.’’ gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; bozma ilamı doğrultusunda bir değerlendirme yapılmadığını, davanın ispatlandığını, yazılı belgenin bulunduğunu, satıcının satış bedelini davacıdan aldığını kabul ettiğini, vekalet ücretinin hukuka aykırı olduğunu, kesinleşen dava bulunduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, inançlı işleme dayalı tapu iptal ve tescil mümkün olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
08.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.