Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2023/1204 E. 2023/2066 K. 10.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1204
KARAR NO : 2023/2066
KARAR TARİHİ : 10.04.2023

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen ölünceye kadar bakma sözleşmesi gereği bakım borcunun yerine getirilmediği iddiasına dayalı tapu iptal ve tescil davasında davanın reddine dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı asil tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin eşi…’ın 24.11.2007 tarihinde vefat ettiğini, müvekkilinin 275 ada 4 parsel sayılı arsa vasfında ancak üzerinde bina olan taşınmazdaki muristen intikal eden 5/20 hissesini 24.07.2008 tarihli ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile davalıya devrettiğini, davalının müvekkilinin üvey kızı olduğunu, hisse devrine kadar kendisine yakınlık gösterildiğini ancak hisse devrinden sonra sağlık problemleri ve ihtiyaçları ile ilgilenmediğini, arayıp sormadığını, ölünceye kadar bakma sözleşmesinin gereklerini yerine getirmediğini, 24.07.2008 tarihli ölünceye kadar bakma sözleşmesinin feshi ile bu sözleşme ile davalıya devredilen taşınmazdaki 5/20 payın iptali ile müvekkili adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı, haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 17.11.2020 tarihli ve 2018/34 Esas, 2020/272 Karar sayılı kararıyla; dinlenen tanık beyanlarına göre davalı bakım borçlusunun üzerine düşen ve ihtimam gerektiren bakım borcunu tam olarak yerine getirmediği, davacıyla farklı bir adreste oturması doğrultusunda sözleşme kapsamı ve niteliği itibariyle davacının beklediği besleme, giydirme, hastalığında hekime götürüp gerekli ihtimamı gösterme, manevi yönden her türlü yardım ve desteği sağlama gibi ödevleri yerine getirmesinin ikamet farklılığı nedeniyle mümkün olmadığı, davalı tanıkları tarafından davalının davacı adresine zaman zaman geldiğine dair beyanı bulunsa da akit kapsamında yer alan edimlerin fasılalı eve gelmek suretiyle ifa edilmesinin mümkün olmadığı belirtilerek davacının sözleşmeyi haklı nedenle fesih şartlarının bulunduğu kanaati ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı asil istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 03.03.2021 tarihli ve 2021/254 Esas, 2021/379 Karar sayılı kararıyla; her ne kadar ilk derece mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verilmiş ise de somut olayda, tapudaki devirden yaklaşık 10 yıl sonra eldeki davanın açıldığı, davacının mülkiyetten kaynaklanan bir hakkının kalmamasına rağmen davalı ve kardeşlerinin ortak rızası ile taşınmazda ikamet etmeye devam ettiği, davacının davalı ile ölünceye kadar bakma sözleşmesi imzalarken davacının ikametinin farklı bir yerde davalının ikametinin ise İstanbul’da olduğunu bilerek anılan sözleşmeyi tanzim ettiği, davalı tarafın dava dışı kardeşleri ile birlikte baba yadigarı olan taşınmazda davacının bedelsiz olarak ikamet etmesini sağlamak kaydı ile davalının bakım borcunu en azından yerine getirmeye çalıştığı hususunun anlaşıldığı, toplanan deliller itibari ile davalının bir kusurunun bulunmadığı, davacıya uygun bir irat bağlanmasının da hakkaniyete uygun olmayacağı değerlendirilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek davanın kabulüne karar verilmesi isabetsiz görüldüğünden anılan gerekçelerle davalının istinaf talebinin kabulü ile yerel mahkeme kararının düzeltilerek davanın reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 03.10.2022 tarih ve 2021/5375 Esas, 2022/5707 Karar sayılı ilamında; taraflarca gösterilen deliller ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında bakım borçlusunun yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda bakım alacaklısına karşı edimini gereği gibi yerine getirdiği söylenemez. Bakım borçlusunun devredilen payın bulunduğu yapıda bakım alacaklısının oturmasına rıza göstermesi, bakım borcunun yerine getirilmesi için yeterli sayılamaz. Bölge Adliye Mahkemesince, ölünceye kadar bakma sözleşmesinin bakım borçlusu tarafından gereği gibi yerine getirilmediği gözetilmeden, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma gerekçeleri esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı asil temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı temyiz dilekçesinde özetle; davacının, muris babasının ikinci eşi olup muris babasının 24.11.2007 tarihinde vefatından bu yana davaya konu olan taşınmazda davacının ikamet etmekte olduğunu, davacı ile aralarında varılan uzlaşma sonucu davacının taşınmazdaki miras payı olan 5/20 hissesini 24.07.2008 tarihinde kendisine ölünceye kadar bakma akdi ile devretmiş olmasına rağmen davacının bu sözleşmenin feshi ile tapu iptali ve tescil istemi ile eldeki davayı açtığını, davacının muris eşinin sağlığında ve vefatından sonra miras payından hiçbir hak talep etmediğini, ölünceye kadar davaya konu taşınmazda ikamet edeceğini, kendisi ile ilgilenmeleri mukabilinde bahse konu ölünceye kadar bakma akdini yapmaları yönünde beyanda bulunduğunu, kendisi ve kardeşlerinin de bu istek doğrultusunda davacının başka taşınmazları olmasına rağmen dava konusu taşınmazda ikamet etmelerini sağlayıp davacının maddi ve manevi ihtiyaçları ile bizzat ilgilendiklerini, son yıllarda davacının kendisi ile görüşme ve ziyaret taleplerini reddettiğini, telefonlarını dahi açmayıp bu davayı açma yoluna gittiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ölünceye kadar bakma sözleşmesi gereği bakım borcunun yerine getirilmediği iddiasına dayalı tapu iptal ve tescil istemli davada, davanın kabulüne dair verilen kararın hatalı değerlendirmeye dayalı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 611 vd. (818 s. Borçlar Kanunu’nun 511) maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalının yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

10.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.