YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1245
KARAR NO : 2023/2067
KARAR TARİHİ : 10.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil davasında davanın kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda; Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; İstanbul ili, ….. ilçesi, … ada 4 parsel 1. normal kat 2 No.lu işyerine tekabül eden 20/250 arsa payının 24.02.2005 tarihli …. yevmiye sayılı gayrimenkul satış vaadi sözleşmesiyle müvekkiline satıldığını belirterek, 4757 ada 4 parselde mevcut ve davalı … adına kayıtlı bulunan 168/253 hisse üzerine yapılmış olan 26 kapı numaralı binanın eski … Sokağından ve yeni …Caddesinden binaya bakıldığında 1. Kat sol taraftaki 2 No.lu bağımsız bölüme isabet edecek olan 20/253 hissesinin tapusunun iptali ile müvekkili adına hükmen tapuya kayıt ve tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı …; ortağı ….. ve davalılardan … ile kat karşılığı inşaat ve satış vaadi sözleşmesi yaptıklarını, inşaatı tamamladıklarını, bu sözleşme ve bu sözleşmeye ek sözleşme uyarınca kendisinin hissesine düşen dava konusu yeri davalılardan …’a 18.03.1996 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile sattığını, davanın açılmasına sebebiyet veren ve edimini yerine getirmeyen sorumlunun … olduğunu, hakkında açılan davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı … vekili; müvekkilinin diğer davalılar ile 11.04.1990 tarihli gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi yaptıklarını, bu sözleşme uyarınca müteahhidin tapuya hak kazanamadığına göre müteahhitten bağımsız bölüm alanların da tapuya hak kazanamayacağını, ayrıca tapu tahsis belgesi ile yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmelerinin yok hükmünde olduğunu, yapılan yapının kaçak inşaat olup yıkıma tabi olduğunu, İstanbul 20. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/12 Esas sayılı dosyası ile müteahhitle yapılan sözleşmelerin geçersizliğinin tespiti ve binanın kaçak olması sebebiyle sözleşmelerin iptaline ilişkin dava açtıklarını, bu davanın bekletici mesele yapılmasını, davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI:
Mahkemenin 04.06.2015 tarihli ve 2012/596 Esas, 2015/197 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin 04.06.2015 tarihli ve 2012/596 Esas, 2015/197 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı … ve davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi 13.11.2019 tarihli ve 2018/5098 Esas, 2019/7702 Karar sayılı ilamında; “…davada davacı vekilinin, yukarıda açıklandığı üzere 24.02.2005 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayanarak dava konusu 4757 ada 4 parsel sayılı taşınmazdaki 20/253 hissenin iptali ile müvekkili adına tescilini talep ettiği, davalı … vekilinin ise İstanbul 20. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/12 Esas sayılı dosyası ile müteahhitle yapılan sözleşmelerin geçersizliğinin tespiti ve binanın kaçak olması sebebiyle sözleşmelerin iptaline ilişkin dava açtıklarını, bu davanın bekletici mesele yapılmasını talep ettiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, davalı … ile yüklenici …. ve …. arasında görüldüğü iddia olunan İstanbul 20. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/12 Esas sayılı dava dosyasının getirtilerek incelenmesi ve sonucunun bu davayı etkileyeceğinin anlaşılması halinde bekletici mesele yapılması gerekirken davalı …’ın itirazları nazara alınmaksızın davaya devam olunarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bozulması gerekmiştir…” gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davacının davasının davalılardan … ile yaptığı Beyoğlu ….. Noterliğinin 24.02.2005 tarihli ve 03570 sayılı satış vaadi sözleşmesine dayandığı, ancak bu sözleşmenin konusunu oluşturan taşınmazın …’a mülkiyetini geçirecek olan temeldeki kat karşılığı inşaat ve satış vaadi sözleşmelerinin İstanbul 20. Asliye Hukuk Mahkemesi kararı ile iptal edildiği, davalı … ve …’ın mülkiyet iddiasında bulunamayacaklarını, taşınmaz hakkında satış vaadi sözleşmesi de yapamayacaklarını, bu nedenle hem birbirleri arasında yaptıkları hem de davacı ile yaptıkları satış vaadi sözleşmesinin mülkiyeti geçirme borcuna yönelik işlem temelinin çöktüğü belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; İstanbul 20. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/12 Esas sayılı dosyasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde açılmış olduğunu ve eldeki davada dinlenemeyeceğini belirterek, usul ve yasaya aykırı verilen kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 706 ve 716 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 29 ve 237 inci maddeleri, 1512 sayılı Noterlik Kanunu’nun 89 uncu maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
10.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.