YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1360
KARAR NO : 2023/3088
KARAR TARİHİ : 05.06.2023
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Burhaniye Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen mirasçılık belgesinin iptali ile yeni mirasçılık belgesi istemine dayalı davanın Bölge Adliye Mahkemesince kamu düzeni yönünden istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, davanın reddine dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili, miras bırakan …’ın 10.07.2009 tarihinde vefat ettiğini, mirasçılardan davalı …’in Burhaniye Noterliği’nin 26.08.1983 tarih …. yevmiye sayılı miras sözleşmesiyle mirastan feragat ettiğini ve miras bırakan tarafından Bornova ….. Noterliği’nin 26.09.1997 tarih …. yevmiye sayılı tasarrufu ile mirastan ıskat edildiğini, mirasçılardan davalı …’in 19.10.2005 tarihli düzenleme şeklinde miras sözleşmesi gereği Altınkamp işletmesinin kurulu olduğu taşınmazlarda herhangi bir hakkının kalmadığını, diğer tereke mallarında ise sadece saklı payı oranında mirasçılığının kaldığını, davalıların müvekkillerinin yokluğunda Burhaniye Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2009/510 E. sayılı dava ile hatalı mirasçılık belgesi aldıklarını belirterek, bu mirasçılık belgesinin iptali ve miras bırakan …’a ait yeni mirasçılık belgesi verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı … vekili, davacıların dayanak gösterdikleri ölüme bağlı tasarrufların geçersiz olduğunu, Yargıtay’ın yerleşmiş içtihatları ile kabul edildiği üzere mirasçılıktan çıkarma, mirastan feragat, mirasın reddi ve mirastan mahrumiyet durumlarının mirasçılık belgesine bir etkisinin bulunmadığını, mirasçılık belgesinde bu durumlar yok sayılıp, miras payları gösterilerek karar verilmesi gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı … vekili, mirastan çıkarma, mirastan feragat ve mirastan yoksunluk hallerinin mirasçılık belgesi verilmesine engel haller olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 06.02.2018 tarihli ve 2009/809 Esas, 2018/1755 Karar sayılı kararıyla; “davalı …’nin mirasçılıktan çıkartıldığının kesinleştiği ancak davalı … hakkında dava konusu edilen sözleşmelerin davalının mirasçılık sıfatını etkileyen sözleşmeler olmadığı, mirasçı ….’in mirasçılık sıfatının devam ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne Burhaniye Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 11.08.2009 tarih ve 2009/510 E. 2009/470 K. sayılı mirasçılık belgesinin iptaline” karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda III numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 14.11.2019 tarihli ve 2019/509 Esas, 2019/1537 Karar sayılı kararıyla; “mahkemece iptali talep edilen Burhaniye Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 11.08.2009 tarih ve 2009/510 E. 2009/470 K. sayılı mirasçılık belgesinde mirasçı olarak gösterilen …’nin daha sonra vefat etmesi gözönünde bulundurularak, mirasçılık belgesinde gösterilen bir mirasçının sonradan vefat etmesinin mirasçılık belgesinin iptalini gerektirmeyeceğinden davacılar vekilinin istinaf istemlerinin reddine, ancak kamu düzeni yönünden istinaf başvurusunun kabulüne ve kararın kaldırılmasına, davanın reddine” karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda IV.B bendinde belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili, davalı … vekili ve davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 02.03.2022 tarih ve 2021/1985 Esas, 2022/1584 Karar sayılı ilamıyla; “Bölge Adliye Mahkemesince davalı …’in ölü olduğu tespit edilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiş ise de, dosya içerisinde mevcut nüfus kayıtlarına ve UYAP sisteminden yapılan kontrollere göre davalı …’in ölü olmadığı halen sağ olduğu tespit edildiğinden Bölge Adliye Mahkemesi’nin yukarıda açıklanan gerekçeyle ilk derece mahkemesinin kararını kaldırıp davanın reddine karar vermesi doğru görülmemiştir” gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
1.1.”Dairemizin 14.11.2019 tarih, 2019/509 Esas, 2019/1537 Karar sayılı kararı ile Burhaniye Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 06.02.2018 tarih, 2009/809 Esas, 2018/175 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA karar verilmiş olup, dairemiz kararının kaldırmaya ilişkin bu kısmı Yargıtay tarafından bozulmadığından ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması konusunda yeniden karar verilmesine yer olmadığına,
1.2.Davanın reddine” karar verilmiştir.
2. Bölge Adliye Mahkemesi “taraflar arasında gerçek hak ve pay durumunu değiştirebilecek nitelikte bir çok ölüme bağlı tasarruf, miras ve hibe sözleşmeleri, açılmış dava ve ölümden sonra gerçekleşen pay devirlerinin söz konusu olduğu, bu halde eldeki davada uyuşmazlığın yalnızca yasal mirasçının miras payının iptali ve intikalini gösterir bir mahkeme ilamıyla giderilebilecek nitelikte olmadığı, özellikle Burhaniye Noterliğinin 26.08.1983 tarih, 6792 yevmiye sayılı Düzenleme Şeklinde Miras Mukavelesi’nin yazım tarzı itibarı ile bu sözleşmenin mirasın tamamını kapsayan bir mirastan ivazlı feragat sözleşmesi sayılıp sayılamayacağı ya da terekenin bir kısmını oluşturan bazı malları kapsayan kısmi bir miras sözleşmesi sayılıp sayılmayacağı hususunun yargılamayı gerektirdiği….mirasçılık belgesinin iptali davasının, mirasçılar arasındaki tüm uyuşmazlıkları sona erdiren ve mirasçılar arasında eda nitelikli diğer yargılamaları gereksiz kılacak bir şekilde mirasın intikalini sağlayacak tüm uyuşmazlıkları çözmesinin beklenemeyeceği, aksinin kabulü halinde yalnızca mirasçıları ve pay oranlarını göstermesi gerekip buna göre intikali sağlayacak olan mirasçılık belgesi istemini, terekenin tamamının tasfiyesini sağlayan ve tüm uyuşmazlıkları bitiren bir dava haline getireceği…mahkemece Burhaniye Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 11/08/2009 tarih ve 2009/510 Esas 2009/470 Karar sayılı mirasçılık belgesinin iptaline ilişkin talebin reddine karar verilmesi gerekir iken yalnızca Bornova …. Noterliği’nin 26.09.1997 tarih, 34267 yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde Vasiyetname – Mirastan Iskat Belgesini ve bu belge ile …’nin mirasçılık sıfatını yitirdiği göz önünde bulundurularak miras payı kendi alt soyuna geçecek şekilde yeniden mirasçılık belgesi düzenlenmesi yoluna gidilip diğer ölüme bağlı tasarruf ve miras sözleşmelerinin sonuçlarını mirasçılık belgesine yansıtmayan yeni bir mirasçılık belgesi düzenlenmesinin hatalı olduğu” gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; somut uyuşmazlığın ilk ve en başta mirasçılık sıfatından kaynaklandığını, davalılardan …’nin mirasçılık sıfatı bulunmadığını, nedenin ise iki ayrı hukuki işlemi olduğunu, …’nin hem mirastan ivazlı feragat ettiğini hem de miras bırakan tarafından mirastan ıskat edildiğini, miras bırakanın her ne kadar kızını iskat etmişse de, 2005 tarihli son tasarrufunda, 1983 tarihli ivazlı feragat sözleşmesinin geçerli kalması şartını noter huzurunda kayda geçirttiğini, özellikle ıskat işlemi hakkında davalının açtığı ıskatın iptali davasının reddine yönelik hükmün kesinleştiğini, bu durumda yürürlükte bulunan bir kanunun, Türk Medeni Kanunu’nun TMK m. 511 hükmünün uygulanması söz konusu olmalı iken, hem de bu tasarrufun geçerliliğine ilişkin Yargıtay aşamasından dahi geçerek kesinleşmiş bir mahkeme kararı söz konusu iken, Anayasanın 138. maddesine aykırı olacak şekilde hüküm kurulmasının söz konusu olamayacağını, Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesinde gönderme yaptığı Yargıtay uygulamasını da yanlış değerlendirdiğini, mirasçılık belgesinin iptali üzerine yeniden verilecek mirasçılık belgesinde irs ilişkisinin kesilmemesi amacı ile çıkartılan kişinin mirasçı olarak gösterilmesi, çıkarma nedeni ile miras payının kime kalacağının payları da gösterilmek sureti ile belirtilmesi gerektiğini, Yargıtay 14. Hukuk Dairesi uygulmalarında ırsi ilişkinin kesilmemesini kural olarak aramakta ancak mirasçılıktan çıkarmanın da hükmüne dikkat edilmesini gerektiğini belirtmekte olduğunu, müvekkillerin açmış olduğu vasiyetnamenin tenfizi davasının bu mahkemedeki yargılamayı ve bu defa dahili davalılar olarak anılan … alt soyunun açtığı davayı beklediğini, 2009 yılından bu yana sürmüş uyuşmazlıkta Bölge Adliye Mahkemesinin bu kararının usul ekonomisine aykırı olduğunu, Daire kararı ile 14 yıl sonra – diğer mahkemenin bekletici mesele yapmaya ilişkin kararı ile birlikte düşünüldüğünde – müvekkillerin adil yargılanma hakkının tekrar ihlal edildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava mirasçılık belgesinin iptali ile yeni mirasçılık belgesi isteğine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 598. maddesinin birinci fıkrası hükmünde, başvuru üzerine yasal mirasçı oldukları belirlenenlere Sulh Mahkemesince mirasçılık sıfatlarını gösteren bir belge verileceği açıklanmıştır.
Mirasçılık belgesi istemek, maddi bir olayın varlığını ikrar ile kişiler arasındaki soybağı ilişkisini tespit ettirmekten ibarettir. Hakkında mirastan çıkarma ve yoksunluk sebepleri gerçekleşen veya mirası reddeden ya da mirastan feragat eden mirasçının tereke ile ilişkisi tümden kesilmiş sayılmaz. Mirastan çıkarma ve yoksunluk sebeplerinin gerçekleşmesi ya da mirasın reddi veya mirastan feragat edilmiş olması, ilgili kişinin mirasçılık belgesi istemesine engel bir neden olmadığı gibi, ilgili kişinin mirasçılık sıfatını da ortadan kaldırmaz. Bu nedenle mirasçılardan biri veya birkaçı yönünden mirastan çıkarma ve yoksunluk sebeplerinin gerçekleşmesi ya da mirasın reddi veya mirastan feragat edilmiş olması durumunda bu olgular yok sayılarak miras bırakanın tüm mirasçılarını ve miras paylarını gösterir şekilde mirasçılık belgesinin düzenlenmesi, hüküm yerinde ilgili mirasçı veya mirasçılar yönünden mirastan çıkarma ve yoksunluk sebeplerinin gerçekleştiği ya da mirası red veya mirastan feragat ettikleri açıklanarak red, feragat, mirasçılıktan çıkarma, mirastan yoksunluk hukuki sonuçlarının terekenin bölüştürülmesi sırasında gözetileceğine işaret edilmek suretiyle mirasçılık sıfatını yitiren kişinin payının kime veya kimlere kaldığını gösterir mirasçılık belgesi verilmelidir.
Mirasçılık ve mirasın geçişi miras bırakanın ölüm tarihinde yürürlükte olan hükümlere göre belirlenir (4722 sayılı Türk Medeni Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 17. maddesi). Miras bırakan 01.01.2002 tarihinden önce ölmüşse 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi hükümlerinin, 01.01.2002 tarihinden sonra ölmüşse 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun ilgili hükümleri uygulanır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 510. maddesine göre, “Aşağıdaki durumlarda mirasbırakan, ölüme bağlı bir tasarrufla saklı paylı mirasçısını mirasçılıktan çıkarabilir:
1. Mirasçı, mirasbırakana veya mirasbırakanın yakınlarından birine karşı ağır bir suç işlemişse,
2. Mirasçı, mirasbırakana veya mirasbırakanın ailesi üyelerine karşı aile hukukundan doğan yükümlülüklerini önemli ölçüde yerine getirmemişse mirasçı, mirastan ıskat edilebilir.”
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 511. maddesine göre, “Mirasçılıktan çıkarılan kimse, mirastan pay alamayacağı gibi; tenkis davası da açamaz. Miras bırakan başka türlü tasarrufta bulunmuş olmadıkça, mirasçılıktan çıkarılan kimsenin miras payı, o kimse mirasbırakandan önce ölmüş gibi, mirasçılıktan çıkarılanın varsa alt soyuna, yoksa mirasbırakanın yasal mirasçılarına kalır.
Mirasçılıktan çıkarılan kimsenin altsoyu, o kimse mirasbırakandan önce ölmüş gibi saklı payını isteyebilir.” hükmü yer almaktadır.
3. Değerlendirme
1. Somut olaya gelince, Burhaniye Noterliğinin 26.08.1983 tarih, 6792 yevmiye sayılı Düzenleme Şeklinde Miras Mukavelesinin muris …, davacılar …, ….,… ve davalı … ,… arasında tanzim edildiği, muris … ve …’ın vefatından sonra çocukları …,… ve …’a, mukavelede yer alan taşınmazlardaki paylarının, müsavi hisse olarak 3 pay itibarı ile her birine birer hisse olacak şekilde kalması isteğini belirttiği; 26.08.1983 tarih, …. yevmiye sayılı Düzenleme Şeklinde Miras Mukavelesinde yer almayan yasal mirasçı …’ın ise Burhaniye Noterliğinin 18.10.1983 tarih, 8299 yevmiye sayılı Düzenleme Şeklinde Miras Mukavelesi (Ek Düzeltme Beyannamesi) ile Burhaniye Noterliğinin 26.08.1983 tarih, …. yevmiye sayılı Düzenleme Şeklinde Miras Mukavelesinde yer alan annesi … ve babası …’ın beyanlarına itirazının olmadığını, taşınmaz paylarının mukavelede ismi yer alan kardeşlerine intikallerini kendisinin de kabul ettiğini, beyan etmiştir.
2. Öte yandan Bornova…. Noterliğinin 19.10.2005 tarih, 30060 yevmiye sayılı Düzenleme Şeklinde Miras Sözleşmesi’nde muris … ve …’ın sözleşmede yer alan taşınmazlar ile üzerlerinde bulunan Altınkamp Turistik Tesislerini kızları …. ve…..’ye bıraktıklarını, her ne kadar 26.08.1983 tarih ve 6792 yevmiye sayılı Miras Sözleşmesi ve 18.10.1983 tarih, 8299 yevmiye sayılı Ek Düzeltme Beyanı ile oğulları …’ı …. ve ….’nin yanına üçüncü ortak tayin etmişler ise de; bu vasiyetlerinden vazgeçtiklerini, Altınkamp mülkünde de şirketteki tüm paylarını eşit hisseler ile …. ve …..’ye bıraktıklarını, …’yi 26.09.1997 tarihinde ıskat ettiklerini, …’a ise miras hakkının çok üzerinde mal varlığını sağlığında verdiklerini, Altınkamp adlı mallarını bu iki evlatlarına bıraktıklarını, saklı pay dışındaki serbest tasarruf haklarını bu iki kızları lehinde kullandıklarını beyan ettikleri, işlemde hazır bulunan kızları … ve….’nin söz alarak Altınkamp’ın sahipliğini, intifa hakkı tesis etmeyi taahhüt ederek kabul ettiklerini beyan ettikleri anlaşılmıştır.
3. Davacı …’ın Bornova….Noterliği’nin 19.10.2005 tarih 30060 yevmiye sayılı düzenleme şeklinde miras sözleşmesinin iptalini talep ettiği davada mahkemece davanın reddine karar verildiği, kararın Yargıtay tarafından bozulmakla dosyanın 2011/83 Esasını aldığı ve feragat nedeniyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
4. Muris …’ın vefatından sonra yapılan Burhaniye ….. Noterliği’nin 09.11.2010 tarih, … yevmiye sayılı Düzenleme Şeklinde Karşılıklı Mirastan Feragat Sözleşmesi’nde ise davalı …’ın, muris … adına kayıtlı olan ve sözleşmede yer alan taşınmazlarındaki miras haklarından … ve … tarafından kendisine ödenecek olan 250.000,00 TL para ve annesi …, …, … ve kendisinin müşterek iken hisseli olarak maliki olunan 253 ada 4 parsel numaralı taşınmazdaki hisselerinin tamamının bedelsiz olarak devir etmeleri şartıyla, annesi …’dan ve muris ve muristen annesi …’a intikal eden ve edecek olan taşınmazlardaki miras haklarından gayri kabili ve kendi alt soyunu da bağlayacak şekilde … ve … lehlerine feragat ettiği anlaşılmaktadır.
5. Davalı …’ın yaptığı sözleşmeler murisin sağlığında yapıldığı için açılmamış bir miras üzerindeki payın devri sözleşmesi niteliğinde olup, mirasçının mirasçılık sıfatı ve paylarını etkilemeyeceğinden, Bölge Adliye Mahkemesince bu gerekçeyle mirasçılık belgesinin iptaline yönelik talebin reddi gerekirken yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
6. Yukarıda IV.C.2. numaralı bentte de belirtildiği üzere, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 510. maddesinde mirasçının, mirasbırakana veya mirasbırakanın ailesi üyelerine karşı aile hukukundan doğan yükümlülüklerini önemli ölçüde yerine getirmediği hallerde mirasçının, mirastan ıskat edilebileceği; devamı 511. madde ise mirasçılıktan çıkarılan kimsenin mirastan pay alamayacağı ve mirasçılıktan çıkarılan kimsenin miras payının o kimse mirasbırakandan önce ölmüş gibi, mirasçılıktan çıkarılanın varsa altsoyuna, yoksa mirasbırakanın yasal mirasçılarına kalacağı düzenlenmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince davalı … tarafından açılan ıskatın iptali davasının reddine yönelik hükmün kesinleştiği gözetilmeden ve Türk Medeni Kanunu’nun 511. maddesine aykırı olacak şekilde bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmesi de doğru görülmemiş, belirtilen nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.