Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2023/1361 E. 2023/3704 K. 06.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1361
KARAR NO : 2023/3704
KARAR TARİHİ : 06.07.2023

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ipotek şerhinin terkini davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili; dava dışı …. Gıda Tekstil İnşaat Akaryakıt İmalat Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin davalı bankadan kullandığı ve kullanacağı kredinin teminatı olarak 1545 parsel sayılı taşınmazda bulunan zemin kat, 11 numaralı dükkanına davalı yararına 07.12.2010 tarihinde 800.000,00 TL bedelli ipotek tesis edildiğini, ipotek tesis edildiğinde taşınmazın davadışı Yusuf Sevindik adına kayıtlı olduğunu, ancak kredi borcunun ödendiğini beyan ederek; 23.01.2013 tarihinde devralmış olduğu taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılması talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili; davadışı ….. Gıda Tekstil İnşaat Akaryakıt İmalat Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin kullandığı ve kullanacağı kredilerin teminatı olmak üzere davacının taşınmazı üzerine müvekkili Banka lehine ipotek tesis edildiğini, kredinin ödenmemesi üzerine icra takibi yapıldığını beyan ederek; davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 28/12/2015 tarihli ve 2014/173 Esas, 2015/1357 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin 28/12/2015 tarihli ve 2014/173 Esas, 2015/1357 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi 22.11.2015 tarih ve 2016/5221 Esas, 2016/9720 Karar sayılı ilamında;
“…İncelenen ve ipotek akdinin çerçevesini tayin eden resmi akit tablosu içeriğinden ipoteğin, dava dışı ….. Gıda Tekstil İnşaat Akaryakıt İmalat Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin davalıdan kullandığı veya ileride kullanacağı kredilerinin teminatı olarak 800.000,00 TL bedelle tesis edildiği görülmektedir. Bu haliyle ipotek, azami meblağ (üst sınır ipoteği) ipoteğidir. Türk Medeni Kanunu’nun 851 ve 881 inci maddelerinde ifadesini bulan azami meblağ (üst sınır) ipoteğinde alacağın ulaşacağı miktar önceden belirsiz olduğundan taşınmazın ne miktar için teminat teşkil edeceği ipotek akit tablosunda gösterilen limitle sınırlanabilir. İpotek; üst sınır ipoteği olduğundan, terkin edilmediği sürece dava dışı … Gıda Tekstil İnşaat Akaryakıt İmalat Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin kullanacağı kredilerden ipotek miktarı ile davacının sorumluluğu devam etmektedir.

Diğer taraftan, Türk Medeni Kanunu’nun 875 inci maddesinde belirtilen ve ipotekle teminat altına alınan ana borç, gecikme faizi, icra takip giderleri ve taraflarca kararlaştırılan eklentilerden oluşan borcun toplam miktarının bu limiti aşması olanaklı değildir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1989/11-294 Esas, 1989/378 Karar ve 24.05.1989 tarihli kararında da yukarıdaki kural benimsenmiştir. Bu kural uyarınca üst sınır ipoteğinde alacak bakımından bir üst sınır tespit edilerek teminatın kapsamı saptanmaktadır. Bu şekilde rehin edilen alacağın tutarı değil, ipotekli gayrimenkulün sorumlu olduğu üst miktar belirlenmektedir. O halde teminat, alacağı ve alacaklı icra takibi yapmışsa takip giderleri ile temerrüt faizlerini, üst sınıra kadar sınırlamaya tabi olmaksızın sağlamaktadır. Bu bakımdan üst sınır ipoteği kurulurken akit tablosuna üst sınır belirlenmesi yapıldıktan sonra “bu meblağa ilaveten” denilmek suretiyle ilave yapma olanağı bulunmamaktadır. Yapılsa da geçerli sayılmaz.

Bütün bu açıklamalar doğrultusunda somut olaya gelince; 10.11.2014 tarihli bilirkişi raporunda davalı bankaya olan tüm borçlanmalar sona ermeden davacının sorumluluğun ortadan kalkması mümkün olmadığından, taşınmaz üzerindeki ipoteğin devam etmesi gerektiği belirtilmiş, 23.12.2014 tarihli ek raporda … Gıda Tekstil İnşaat Akaryakıt İmalat Paz.San. ve Tic. Ltd.Şti.’nin davalı bankaya henüz vadesi gelmemiş 250.000,00 TL teminat mektuplarından doğan sorumluluğunun devam ettiği ve ayrıca sirketin kredi kartlarından dolayı bakiye taksitler haricinde 9.757,00 TL muaccel borcu bulunduğu belirtilmiştir. Farklı bilirkişilerden alınan 31.05.2015 tarihli son bilirkişi raporunda ise davalı bankanın 344.623,31 TL alacağının bulunduğu belirtilmesi üzerine mahkemece bu bedel depo ettirilerek davanın kabulüne ipoteğin fekkine karar verilmiştir.

Davalı banka, … Gıda Tekstil İnşaat Akaryakıt İmalat Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti. aleyhine Sakarya 5. İcra Müdürlüğünün 2014/7578 Esas sayılı dosyası ile dava konusu taşınmaz hakkında rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapmış bu takip keşinleşmiştir. Yine davalı bankanın … Gıda Tekstil İnşaat Akaryakıt İmalat Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti. Aleyhine Sakarya 4. İcra Müdürlüğünün 2014/3661 Esas sayılı dosyasında takip yaptığı bu takiplerin bilirkişi raporlarında dikkate alınmadığı anlaşılmaktadır. Davalının takip talepleri ve ipoteğin azami meblağ (üst sınır) ipoteğine ilişkin olduğu dikkate alınarak, alacaklının ipotekle teminat altına alınan anapara alacağı, anapara dışında istenebilecek gecikme faizi ile icra giderleri üç kişiden oluşan bilirkişi heyetine hesaplattırılarak, bunların toplamı ipotek akit tablosunda gösterilen limiti aşmamak koşuluyla alacaklıya ödenmek üzere davacıya depo ettirmek için süre verilmeli, bedel eksiksiz depo edildiği takdirde ipotek şerhi terkin edilmeli, kısmen ödeme yapılırsa davanın reddine karar verilmekle beraber ödenen miktarın kütüğün “düşünceler” sütununda gösterilmesine de karar verilmelidir.

Açıklanan hususlar bir yana bırakılarak eksik araştırma ve inceleme ile yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir…” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesi, başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararında;
“…Davacı vekili dava dilekçesinde, dava dışı şirketin borcunun bulunmadığının tespitini ve ipoteğin fekkini talep etmiştir. Dolayısıyla ipoteğin kaldırılması için ödenmesi gereken borcun tespiti ile aşamalarda depo edilen bedellerin mahsubu ile bakiye borcun belirlenmesi gerekmiştir. Bu kapsamda Sakarya 1. İcra Dairesinin 2017/1342 Esas sayılı dosyasına konu edilen ve 22/11/2019 tarihli raporda belirlenen borcun takip tarihi itibariyle 449.485,15 TL olduğu kabul edilerek, 15/12/2015 tarihinde depo edilen 344.623,31 TL’nin ve 09/03/2021 tarihinde depo edilen 168.187,12 TL’nin mahsubu ile bakiye borcun tespiti icra müdürlüğü aracılığıyla belirlenmiştir. Depo bedelleri mahsup edilirken icra dosyasının güncel borcundan doğrudan mahsup yapılmasının (depo edilen rakamların nemalandırılmamış olması ve bu konuda davacının kusurunun bulunmaması gözetilerek) hakkaniyete uygun olmayacağı, para üzerinde de varlığı tartışmasız olan mülkiyet hakkının ihlali sonucunu doğuracağı değerlendirilmiştir. Bu amaçla icra müdürlüğünden takip tarihi itibariyle 449.485,15 TL alacağın varlığı esas alınarak ilk depo tarihi olan 15/12/2015 itibariyle icra kapak hesabı yapılarak mahkememiz veznesine depo edilen 344.623,31 TL’nin mahsubu, sonrasında ikinci depo tarihi 09/03/2021 itibariyle bakiye borç için kapak hesabının yapılarak yine bu tarihte mahkeme veznesine depo edilen 168.187,12 TL’nin de mahsubu ile sonuç olarak karar tarihi 12/01/2022 itibariyle işleyecek faiz de dahil olmak üzere bakiye takip borcun hesaplanarak mahkememize bildirilmesi istenmiştir.

Sakarya 1. İcra Dairesinin 2017/13420 Esas sayılı dosyasından verilen 14/12/2021 tarihli kapak hesabında takip tarihi itibariyle borç miktarı 449.485,15 TL kabul edilmekle depo edilen rakamlar istenen şekilde mahsup edildikten sonra 12/01/2022 itibariyle ödenmesi gereken bakiye borç miktarının 91.526,10 TL olduğu belirtilmiştir.

Bu hesaplama üzerine davacı tarafa 91.526,10 TL nin depo edilmesi amacıyla duruşma gününe kadar kesin süre verilmiş, belirtilen rakam davacı tarafça 07/01/2021 tarihinde depo edilmiştir.
Tespit edilen borç toplamı ipotek akit tablosunda gösterilen limiti aşmamakla….”
1-Davanın kabulüne,

2-Davacıya ait Sakarya ili, Serdivan ilçesi, Serdivan Mahallesi, 1545 parselde 11 numaralı bağımsız bölüm üzerinde Türk Ekonomi Bankası lehine bulunan 07/12/2010 tarihli 7810 yevmiye sayılı ipoteğin fekkine,

3-Davacı tarafça 15/12/2015 tarihinde depo edilen 344.623,31 TL’nin ve 09/03/2021 tarihinde depo edilen 168.187,12 TL’nin ve en son 07/01/2022 tarihinde depo edilen 91.526,10 TL’nin karar kesinleştiğinde nemaları ile birlikte davalı Bankanın ipotek alacaklısı olduğu Sakarya 1. İcra Dairesinin 2017/13420 Esas sayılı dosyasına aktarılmasına,

4-Davacı tarafça 07/01/2022 tarihinde depo edilen 91.526,10 TL’nin aylık mevduatta nemalandırılması için bankaya müzekkere yazılmasına,

5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

6-Davacı lehine vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

7-Davanın ve kararın niteliği gereği davalı yararına vekalet ücretine ve yargılama giderine hükmolunmasına yer olmadığına…” karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili; tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla iki adet takip bulunduğu halde sanki iki müstakil alacak bulunduğu varsayılarak bilirkişilerce hatalı hesaplama yapılmıştır. Dava kabul edildiği halde lehe vekalet ücreti verilmemiştir. Verilen senetler teminat amaçlı olup bu senetlerin alacak davamıza etkisi yoktur. Bozma öncesinde verilen kararın aynısı verilmeliyken, icra müdüründen icra dosyası kapak hesabı istenilerek belirlenen bedele göre davanın kabulü hatalı olmuştur, şeklinde beyanda bulunarak; usul ve yasaya aykırı hüküm bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalı vekili; eksik ve hatalı rapor hükme esas alınmak suretiyle hüküm kurulmuştur. Davacıdan 40.986,00 TL nispi harç tahsil edildiği halde müvekkil banka lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir. Zira dava dilkçesindeki talep, borcun bulunmadığı temeline dayanmaktadır. Davacı borç bulunmadığını yazılı delillerle ispat edememiştir. Mahkemece talep aşılarak hüküm kurulmuştur. İpotekle teminat altına alınmış alacak hala devam ettiğinden ipotek kaldırılmamalıdır. Borcun ferileriyle birlikte tümüyle ödenmesine kadar ipoteğin kaldırılamayacağı önceki raporlarda da mütalaa edilmiştir. Gerçekle bağdaşmayan bedeller belirlenmiştir, müvekkil Bankanın sabit olan alacağı ise nemalandırılmayarak zarara sebep olunmuştur. Aynı zamanda davacının kayınpederi olan kişiden alacağın tahsili bu dava nedeniyle dokuz sene gecikmiştir, şeklinde beyanda bulunarak; usul ve yasaya aykırı hüküm bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; ipotek şerhinin terkini istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.

3. Değerlendirme
1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,

Onama harcı davacıdan peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,

06.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.