Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2023/1365 E. 2023/2081 K. 10.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1365
KARAR NO : 2023/2081
KARAR TARİHİ : 10.04.2023

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

İlk Derece Mahkemesinde görülen mirasçılık belgesi verilmesi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 14. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1.Davacı Hazine vekili, Ankara ili, … ilçesi, …. Mahallesi 468 parsel (yeni 2389 ada 12 parsel) sayılı taşınmaz maliki … mirasçılarının tespit edilmediğini belirterek Türk Medeni Kanununun 594. maddesine göre Maliye Hazinesinin mirasçılığına karar verilmesini talep etmiştir.

2. Asli müdahiller ….ve …. yargılama aşamasında, dava konusu taşınmaz kaydında yer alan ….ın büyük babalarının babası olduğunu, daha sonra….. ailesine ürün karşılığında taşınmazın kullandırıldığını belirtmişlerdir.

II. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 17.05.2016 tarih ve 2015/168 Esas, 2016/95 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne hükmedilmiştir.

III. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde dava dışı …ve … temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 14. (Kapatılan) Hukuk Dairesi 09.02.2021 tarih ve 2017/2679 Esas, 2021/704 Karar sayılı ilâmında; “…12.04.2013 havale tarihli iki adet ilanın ilan yeri ve zamanı da belirli olacak şekilde dosyaya eklenmelidir. …dava konusu taşınmazın tedavüllü güncel tapu kaydı, kadastro tutanağı, varsa dayanak tapu ve vergi kayıtları, taşınmaza ait tüm dayanak bilgi ve belgeleri ile birlikte ilgili tapu sicil müdürlüğünden getirtilmelidir.
…’a (mirasçılarına)’ ait bilgi, belge olabileceğinden 468 parsel sayılı taşınmazın tüm tedavüllü tapu kayıtları ve dayanak belgeleri ilgili tapu müdürlüğünden getirtilerek, murisle ile ilgili araştırma yapılmalıdır.
Murisin adres ve kimlik bilgileri araştırılmalı, nüfus kayıtları Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünden sorulmalıdır. Kadastro tespiti esnasında bilirkişi ve muhtar olarak görev yapan kişilerin hayatta olup olmadıkları ilgili kolluk kuvveti aracılığıyla tespit edilmeli, hayatta olduklarının anlaşılması halinde yeniden yapılacak keşifte tanık olarak beyanlarına başvurulmalıdır.Bu kişilerin hayatta olmadıklarının anlaşılması halinde taşınmazın evveliyatını, kullanımını vs. bilen, görgüye ya da duyuma dayalı bilgisine başvurulabilecek köyün yaşlı kişilerinin tespiti sağlanıp keşifte tanık olarak dinlenilmelidir. 04.05.2016 günü keşifte beyanları alınan mahalli bilirkişiler de tekrar dinlenilerek, mahalli bilirkişilerin taşınmazın … …tarafından kullanıldığı yönündeki beyanları karşısında, taşınmazı kullanan kişinin kimliği açık bir şekilde belirlenerek, taşınmaz maliki … mirasçıları ile aralarında irs bağının bulunup bulunmadığı tespit edilmelidir.
Muris …’ın mirasçılarının kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tek tek tespit edilmesi halinde davanın reddine karar verilmeli, mirasçılarının tespit edilememesi halinde ise davanın kabulüne karar verilmelidir…” gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesince, yukarıda karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararında “yapılan tüm inceleme ve araştırma neticesinde taşınmazın mirasçısı olduğunun tespit edildiği” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Mahalli bilirkişilerin açık ve net olmayan beyanlarına dayanarak hüküm kurulduğunu, taşınmaz maliki … mirasçılarının kesin olarak tespit edilememesi nedeniyle davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini,

2. Mahalli bilirkişilerin, tapulamanın da üzerinden uzun yıllar geçmesinin etkisiyle, taşınmazla ilgilenen kişilerin tapulama sırasında ölü olan malikinin mirasçısı mı yoksa zilyedi mi olduklarını birbirine karıştırdıklarını ileri sürmüştür.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davanın reddi kararının eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmeye dayalı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
1. Usule ait kazanılmış hak müessesi, usul hukukunun dayandığı ana esaslardandır ve kamu düzeni ile de ilgilidir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda (HMK) ve mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nda (HUMK) “usulî kazanılmış hak” kavramına ilişkin açık bir hüküm bulunmamaktadır.

2. “Bir mahkemenin Temyiz Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak yine o kararda belirtilen hukukî esaslar gereğince karar verme mükellefiyeti meydana gelir ve bu itibarla mahkemenin sonraki hükmünün bozmada gösterilen esaslara aykırı bulunması, usule uygun sayılamaz ve bozma sebebidir, meğer ki bu aykırılık sadece bozma kararında gösterilen bir usul kaidesine ilişkin bulunsun ve son kararın neticesini değiştirecek bir mahiyet arz etmesin. Mahkemenin bozma kararına uymasıyla meydana gelen bozma gereğince muamele yapma ve hüküm verme durumu, taraflardan birisi lehine ve diğeri aleyhine hüküm verme neticesini doğuracak bir durumdur ve buna usuli müktesep hak yahut usule ait müktesep hak denilmektedir. Usul Kanunumuzda bu şekildeki usule ait müktesep hakka ilişkin açık bir hüküm konulmuş değilse de Temyizin bozma kararının hakka ve usule uygun karar verilmesini sağlamaktan ibaret olan gayesi ve muhakeme usulünün hakka varma ve hakkı bulma maksadıyla kabul edilmiş olması yanında hukukî alanda istikrar gayesine dahi ermek üzere kabul edilmiş bulunması bakımından usule ait müktesep hak müessesesi; usul kanununun dayandığı ana esaslardandır ve amme intizamıyla da ilgilidir.

3. Gerçekten, mahkemenin doğru bularak uyduğu ve yahut kanun gereğince uymak zorunda olduğu bozma kararı ile dava, usul ve kanuna uygun bir çığıra sokulmuş demektir. Buna aykırı karar verilmesi, usul ve kanuna uygunluktan uzaklaşılması manasına gelir ki, böyle bir netice asla kabul edilemez” (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı).

3. Değerlendirme
1. Yargılama sırasında bozma ilâmında açıklanan hususlara dikkat edilerek 04.05.2015 günü keşifte dinlenilen mahalli bilirkişilerden … tekrar dinlenilenmiş, 01.07.2022 tarihli keşifte “…’in babası … ile buralarda davar güderdik, … …taşınmazın ailesine ait olduğunu söylerdi. Çocukları kullanıyor, malik …’ı tanımam”; bozma öncesi yapılan keşifte ise mahalli bilirkişi “taşınmaz sahibi bizim köylü değildir, taşınmazın satın alındığını duyduk, … …isimli kişi kullanıyor ancak sahiplenmiyor” yönünde beyanda bulunmuştur.

2. Bozma sonrası yapılan keşifte …, babası …’ın dava konusu taşınmazı …’nın babasından satın aldığını beyan ettiği, bu iddiasını ispata yarar delillerini dosyaya ibraz etmediği; UYAP sisteminde yer alan nüfus kayıtları üzerinde yapılan incelemede de, mahalli bilirkişilerin dava konusu taşınmazı kullandığı beyan edilen …’in babasının …, …’ın babasının Durmuş …olduğu anlaşılmasına karşın, tapu maliki …’la arasındaki irs ilişkisinin kesin delillerle ispatlanamadığı anlaşılmıştır. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın, eksik araştırma ve uyulan bozma ilâmının gereği yerine getirilmeksizin yazılı gerekçe ile davanın reddine yönelik hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu sebeplerle bozulması gerekmiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Davacı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

10.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.