YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/14
KARAR NO : 2023/1200
KARAR TARİHİ : 28.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda; Yargıtay 8. Hukuk Dairesince, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma kararı sonrası Bakırköy 13. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/301 Esas sayılı dava dosyası ile mevcut dava dosyasının birleştirilmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleştirilen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
I. DAVA
1. Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; dava konusu 285 ada 3 parsel sayılı, ahşap ev vasıflı taşınmazın paydaşlarından Bali ve Abdurrahman’ın gaip olduğunu, Bakırköy 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 27.02.2014 tarihli ve 2013/324 Esas, 2014/568 Karar sayılı kararı ile İstanbul Defterdarlığının kayyım tayin edildiğini, mahallinde idare memurlarınca yapılan incelemede davalının söz konusu yeri mesken olarak kullandığının tespit edildiğini belirterek 01.01.2009-31.12.2014 tarihleri arası için toplam 59.617,00 TL ecrimisilin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davacı vekili birleştirilen dava dilekçesinde; asıl dava dosyasına benzer gerekçeler ile 01.01.2015- 31.08.2019 tarihleri arası için toplam 61.873,00 TL ecrimisilin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, müvekkilinin taşınmazın 1/2 hisse sahibi paydaşı olup aynı zamanda gaip oldukları iddia edilen Bali ve Abdurrahman’ın yasal mirasçılarından olduğunu, müvekkilinin işgalinin haksız olarak nitelendirilemeyeceğini açıklayarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 07/11/2017 tarihli ve 2015/124 Esas, 2017/496 Karar sayılı kararıyla; dava konusu taşınmazın 1/2 hissesi üzerinde davacının kayyımlık kararının bulunduğu, bu itibarla davalının bu hisse üzerinde mülkiyetten kaynaklanan bir hakkının olmadığı, davalının herhangi bir sözleşmeye dayanmaksızın taşınmazın tamamını tasarruf ettiği gerekçesi ile hükme esas alınan bilirkişi raporu uyarınca davanın kısmen kabulü ile 51.936,00 TL ecrimisil bedelinin her tahakkuk dönem sonundan itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.Gerekçe ve Sonuç
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 24.04.2018 tarihli ve 2018/611 Esas, 2018/792 Karar sayılı kararıyla; taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 04.02.2021 tarihli ve 2018/12670 Esas, 2021/900 Karar sayılı ilamında; “davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, dava konusu taşınmazın tapu kaydında yer alan ev ile hali hazırda üzerinde bulunduğu anlaşılan iki katlı evin aynı olup olmadığı, tapu kayıtlarında yer alan ahşap evin yıkılıp yıkılmadığının tespit edilmesi, yıkılıp üzerinde yer alan iki katlı bina davalı tarafından meydana getirilmiş ise arsa niteliği nazara alınarak ecrimisil hesabı yaptırılması, yıkılmamış ve davalı tarafça üzerinde bir takım iyileştirmeler yapılmış ise şimdiki gibi hali hazırdaki durumu esas alınarak düzenlenen rapor uyarınca hesaplanan ecrimisil bedelinin hüküm altına alınması gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve araştırma ile yetinilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar vermiştir.
B. Birleştirme Kararı
Bakırköy 13. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/301 Esas sayılı dava dosyası ile mevcut dava dosyasının birleştirilmesine karar verilmiştir.
C. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesince (özetle), mevcut taşınmazın tapu kayıtlarında ahşap ev vasfında olmasına rağmen daha sonradan yıkılıp betonarme karkas şeklinde yeniden inşa edildiği, ecrimisile esas taşınmazın arsa olarak değerlendirmesi gerektiği, bilirkişi raporlarının dosya kapsamına uygun olduğu ve yeniden keşif yapılması talebinin uygun görülmediği gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili özetle;
a. Hükmedilen ecrimisil miktarının oldukça düşük olduğunu,
b. Bilirkişi heyetinde gayrimenkul değerleme uzmanının bulunmadığını,
c. Ana dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporu ile birleştirme kararı verilen dava dosyasına sunulan bilirkişi raporu arasında tespit edilen kira değerleri yönünden farklılık bulunmasına rağmen çelişki giderilmeden sonuca gidildiğini,
d. Belirlenen ecrimisil değerlerinin hakkaniyet içermediğini ileri sürmüştür.
2. Davalı vekili özetle;
a. Yerel Mahkeme kararının noksan tahkikata dayalı olup usul ve yasaya aykırı olduğunu,
b. Vekil edeninin 1/4’er tapu maliki görülen Bali ile Abdurrahman’ın neslen mirasçısı olduğunu,
c. Müvekkili tarafından tapu maliklerinin veraset belgelerine, kayyımlık kararının kaldırılması ve nüfus kaydının ihyasına yönelik davaların açıldığını,
d. Gerekçeli kararda çelişki bulunduğunu,
e. Ecrimisil şartlarının oluşmadığını,
f. Ecrimisil hesabının 5 yıl yerine hatalı olarak 6 yıl üzerinden yapıldığını,
g. Nüfus kayıtlarının düzgün tutulmamasından vekil edeninin sorumlu tutulamayacağını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, paydaşlar arası ecrimisil ilişkin olup, uyuşmazlık, kısmen kabul kararının eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmeye dayalı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
Paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan her zaman payına vaki elatmanın önlenmesini ve/veya ecrimisil isteyebilir. Elbirliği mülkiyetinde de paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine ecrimisil ve/veya elatmanın önlenmesi davası açabilir.
3. Değerlendirme
Temyizen incelenen Bakırköy 10. Asliye Hukuk Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekili ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
28.02.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.