Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2023/1462 E. 2023/5939 K. 04.12.2023 T.
Yayınlanma Tarihi: 22.01.2024 15:53
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1462
KARAR NO : 2023/5939
KARAR TARİHİ : 04.12.2023
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/8 E., 2022/858 K.
KARAR : Dahili davalılar ... ve ... vekilinin istinaf isteminin esastan reddine, davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın usulden reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Turgutlu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/785 E., 2021/40 K.
Taraflar arasındaki muhdesat aidiyetinin tespiti, olmadığı takdirde temliken tescil, bu da olmadığı takdirde tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın tüm talepler yönünden ayrı ayrı usulden reddine karar verilmiştir.
Kararın, dahili davalılar ... ve ... vekili ile davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince dahili davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın tüm talepler yönünden usulden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Manisa ili, ... ilçesi, 2589 ada 2 parselin öncesinde komşu 3 parselle birlikte bir bütün halde iken ..., ... ve ... adi ortaklığı tarafından satın alındığını ve hisseleri oranında ortaklar adına tescil edildiğini, daha sonra adi ortaklıkta değişikliğe gidilerek ... ve Ortakları Kollektif Şirketi adını aldığını, daha sonra tekrar değişiklik yapılarak ... Tic. ve San. A.Ş. adını aldığını, 2589 ada 2 ve 3 parselde 1967 yılında kiremit ve tuğla fabrikası ve müştemilatı yapıldığını, ancak imar çalışmaları sırasında 2 parsel sayılı taşınmazın yol yapılacağı gerekçesiyle 1971 yılında istimlak edildiğini ve taşınmaz üzerinde bulunan şirkete ait fabrika binası ve ekleri için müvekkili şirket adına tapuda muhdesat şerhi yazıldığını, daha sonra 2 parselle ilgili Karayolları Genel Müdürlüğünün 16.06.2016 tarihli yazısı ile ihtiyaç kalmadığından ihale ile satışa çıkarıldığını ve davalıya 01.11.2016 tarihinde üzerinde bulunan şerhlerle satıldığını, davalı tarafından müdahalenin önlenmesi ve kâl talebi ile dava konusu taşınmaz ile ilgili dava açıldığını, taşınmaz üzerindeki muhdesat şerhinin davalı tarafın çabaları ile terkin edildiğini, yapılan terkinin yolsuz nitelikte olduğunu belirterek, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan fabrika binası ve eklerine ilişkin muhdesatın terkini işleminin iptaline, davacı lehine tapunun beyanlar hanesine muhdesat şerhi işlenmesine ve 4721 sayılı Kanun'un 725 inci maddesi uyarınca muhdesatın bulunduğu zeminin davacı şirkete devri ile tesciline, davacı şirket adına dava konusu taşınmazda irtifak hakkı tesisine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının muhdesatın aidiyetinin tespitine ilişkin açmış olduğu davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine, tapu iptal tescil ve terditli olarak irtifak hakkının tesisi taleplerinin, davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığından usulden reddine, davacının sebepsiz zenginleşmeden kaynaklı tazminat talebinin, davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığından usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve dahili davalılar ... ve ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki iddialarını tekrarlayarak, mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, yargılama sırasında toplanan deliller karşısında dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan fabrika binası ve eklerinin davacıya ait olduğunun ispatlandığını, buna rağmen davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, taşınmazın davacı şirkete ait olmasına rağmen bir şekilde hak sahibi görünen mirasçılar tarafından yapılan taşınmaza ait tapunun beyanlar hanesinde bulunan muhdesat şerhinin terkini işleminin yolsuz olduğunu, davacının gerçekte kendisine ait olan muhdesatın tespiti talebi ile açtığı davada hukuki yararının bulunduğunu, yargılama sırasında delilleri toplanmadan ve yeterli araştırma yapılmadan eksik inceleme sonucu karar verildiğini, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3/2 nci maddesine aykırı olarak red sebebi ortak olmasına rağmen davalılar lehine ayrı ayrı vekalet ücreti takdirinin de hatalı olduğunu belirterek, istinaf incelemesi sonunda mahkemece verilen kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
2. Dahili davalılar ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece davanın reddine ilişkin verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğunu, fakat kararda lehlerine maktu vekalet ücreti takdir edilmemesinin hatalı olduğunu, dava nispi harca tabi olup, yargılama sırasında tespit edilen değere göre eksik harcı tamamlattırıldığını, bu nedenle lehlerine nispi vekalet ücreti takdiri gerekirken, maktu vekalet ücretine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek, istinaf incelemesi sonunda mahkemece verilen kararın kaldırılarak lehlerine nispi vekalet ücretine hükmedilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile muhdesat şerhinin terkini işleminin iptali, muhdesat tespiti, temliken tescil ve irtifak hakkı tesisi talebine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda; mahkemece, davacı tarafın terditli tüm taleplerinin hukuki yarar ve aktif husumet yokluğundan usulden reddine karar verilmesinin isabetli olduğu, terditli taleplerin reddine ilişkin sebebin ortak olması nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3 üncü maddesi gereğince davalılar lehine tek vekalet ücreti takdiri gerekirken, ayrı ayrı vekalet ücreti verilmesinin isabetsiz olduğu belirtilerek davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile kararın 6100 sayılı Kanun'un 353/(1)-b/2 nci maddesi gereğince kaldırılıp düzeltilmesine, bir kısım davalılar vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin aynı Yasa'nın 353/(1)-b/1 inci maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması ve davanın reddine/kabulüne karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, muhdesat aidiyetinin tespiti, olmadığı takdirde temliken tescil, olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 684 üncü, 718 inci ve 725 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,04.12.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.