Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2023/1477 E. 2023/3071 K. 05.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1477
KARAR NO : 2023/3071
KARAR TARİHİ : 05.06.2023

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 12. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki satış vaadine dayalı tapu iptal ve tescil olmadığı takdirde tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılar … ve … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar … ve … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalıların mirasbırakanı … düzenlemiş olduğu Gaziosmanpaşa …. Noterliği 06.11.1995 tarih ve …. yevmiye numaralı taşınmaz satış vaadi sözleşmesi yapıldığını, sözleşmeye göre mirasbırakan…..’in, tapu tahsis belgesi ile tasarrufta bulunduğu taşınmazın arsa kısmından 200 m2’lik bölümünü 30.000.000 TL bedel karşılığında davacı …’ya satmayı vaad ettiğini, satış bedelinin tamamını nakden ve haricen ödendiğini, dava konusu İstanbul ili, ….. ilçesi, 706 ada 57 parsel sayılı taşınmazın 200/390 payının müvekkili adına tesciline, tapu iptali ve tescilinin mümkün olmaması halinde dava konusu taşınmazdan müvekkilinin payına düşen güncel değerinin davalılardan faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin alacaklarını talep etme hakkının saklı tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Bir kısım davalılar cevap dilekçesinde; davacının mahkemeyi yanlış bilgilendirdiğini, dava konusu taşınmazın 315.97 m2 değil 185.97 m2 olduğunu, bunun da 40 senedir oturdukları ve halen oturmakta oldukları evlerinin işgal ettiği alana ait olduğunu, davacının iddiasında olan 200 m2’lik bölüme davalıların hiç bir zaman müdahalesinin bulunmadığını, belediyenin üzerinde konut olmayan dava konusu olan bölümü yeşil alan gösterdiğinden tapusunu vermediğini, dolayısıyla burada kusurlu olanın 20 sene önce bu arsayı alıp konut yapmayıp boş bırakan davacı olduğunu, davacının, evlerinin yanında olan tapusu olmayan bu boş arsayı bilerek ve isteyerek kendi rızası ile aldığını beyan ederek davanın reddini istemişlerdir.

2. Davalı … Belediyesi cevap dilekçesinde; davada görevli mahkemenin İdare Mahkemeleri olduğundan davanın görev yönünden reddinin gerektiğini, davacının mülk sahibi olarak İdarelerine ödediği bir bedel söz konusu olmadığını, davacının ödediği bedeli … mirasçılarından talep edebileceğini, davacının idareye karşı hiç bir hak talebinde bulunamayacağını beyan ederek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 19/03/2005 tarihli imar planıyla, dava konusu taşınmazın yeşil alana dönüştürülmesi ile aynen ifanın imkansız hale geldiği, kamu hizmetine ayrılan taşınmaz için tapu iptali tescil isteminde bulunulamayacağından davalı … Belediyesi yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden ise 19/03/2005 tarihli imar planı itibariyle taşınmazın değerinin 113.400,00 TL olarak belirlendiği, bu bedelin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalı gerçek kişilerden tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, tapu iptali ve tescil isteminin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar … ve … vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalılar … ve … vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz müvekkillerinin bir kusuru olmadan, kendi insiyatif ve iradelerinin dışında İstanbul Büyükşehir Belediyesinin kararı ile yeşil alana alındığını, Bölge Adliye Mahkemesince bu husususun gözden kaçırıldığını, aynen ifanın imkansız olduğu durumlarda yapılacak değer tespitlerinde dava konusu taşınmazın sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince ödenmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince kaldırma kararı doğrultusunda bilirkişi heyetinden 28/11/2019 tarihli rapor alındığı, ifanın imkansız hale geldiği tarih olan yeni imar planın tasdik edildiği tarih 19/03/2005 tarihi esas alınarak yapılan hesaplamada taşınmazın değerinin 113.400,00 TL olarak belirlendiği, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulü ile bilirkişi heyet raporu ile tespit edilen ifanın imkansız hale geldiği tarih itibariyle rayiç değer olan 113.400,00 TL bedelin yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, tapu iptal ve tescil talebinin reddine, davalı … Belediyesi’ne yönelik istemin reddine dair karar verildiği, dosya kapsamı mevcut delil durumu ve daha önce daire tarafından yapılan değerlendirmeye uygun alınan bilirkişi heyet raporu kapsamında verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalılar … ve … vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar … ve … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalılar … ve … vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 706 ve 716 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 29 ve 237 inci maddeleri, 1512 sayılı Noterlik Kanunu’nun 89 uncu maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar … ve … vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.