Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2023/15 E. 2023/1623 K. 20.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/15
KARAR NO : 2023/1623
KARAR TARİHİ : 20.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve temyiz incelemesinden geçen elatmanın önlenmesi, ecrimisil ve kâl davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda; Yargıtay 8. Hukuk Dairesince, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin hissedar olduğu 11266 ada 13 parsel sayılı taşınmaza davalının bina yapmak suretiyle müdahalede bulunduğunu belirterek, müdahalenin men’i ile yapılan binanın kâl’i ve fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere 175,00 TL ecrimisil bedelinin her yıl sonundan itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş ve 24.06.2014 tarihli dilekçesi ile ecrimisil talebini 4.409,00 TL olarak güncellemiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili, 09.01.1992 tarihinde 220 m2 yeri müvekkilinin, davacı … (Özkiper), Mustafa Özkiper ve Fatma Yaraşık’tan 18.000.000 TL bedelle harici satış sözleşmesi ile satın alıp iyiniyetli olarak üzerine ev yaptırdığını, o zamandan bu yana da davacının bir itirazının olmadığını, müvekkilinin emlak vergisini ödeyip, su ve elektrik aboneliği aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 24.11.2014 tarihli ve 2013/287 Esas, 2014/562 Karar sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.

2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 10.06.2019 tarihli ve 2018/3112 Esas, 2019/5622 Karar sayılı kararıyla; davalı tarafın 09.01.1992 tarihli harici satış sözleşmesine dayandığı ve davacı tarafın da satış sözleşmesi altındaki imzanın davacıya ait olmadığı iddiasında bulunduğu anlaşılmış olup, bahsi geçen sözleşmedeki imzanın davacıya ait olup olmadığı hususu araştırılmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı, davalının savunması kanıtlanır ve harici satış olgusunun kabulü söz konusu olur ise davalı yararına hapis hakkı tanınarak elatmanın önlenmesi ve kâl talebinin kabulüne ecrimisil talebinin ise reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, 11266 ada 13 parsel sayılı taşınmaza davalının elatmasının önlenmesine, taşınmaz üzerinde bulunan bina ve müştemilatı ile tüm muhdesatın yıkımına, davalıya 09/01/1992 tarihli harici satış senedinde ödediği belirtilen 18.000.000 ETL’nin ödeme tarihindeki güncelleştirilmiş karşılığı ödeninceye kadar dava konusu taşınmaz üzerinde hapis hakkı tanınmasına, ecrimisil talebinin reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyizinde; müvekkilinin taşınmazı 1992 yılından bu yana iyi niyetli olarak kullandığını, taşınmazın üzerine bina yaptığını, zorunlu ve faydalı masraflar yaptığını, bina ömrünü tamamlayıncaya kadar davalının binayı kullanmaya devam etmesine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, elatmanın önlenmesi, ecrimisil ve kâl istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddesi, “Mülkiyet İlişkisi” başlıklı 722 nci maddesi, “İyiniyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesi, 994 üncü maddesi,

1940 tarih 2/77 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı.

3. Değerlendirme
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 11266 ada 13 parsel sayılı taşınmazda davalının elatmasının önlenmesine, taşınmaz üzerinde bulunan bina ve müştemilatı ile tüm muhdesatın yıkımına, davalıya 09.01.1992 tarihli harici satış senedinde ödediği belirtilen 18.000.000 ETL’nin ödeme tarihindeki güncelleştirilmiş karşılığı ödeninceye kadar dava konusu taşınmaz üzerinde hapis hakkı tanınmasına, ecrimisil talebinin reddine karar verilmiş ise de hükmün yerinde ve infazı kabil olduğu söylenemez. Şöyle ki, davalının 1992 tarihinde ödemiş olduğu harici satış bedeli ile taşınmaz üzerinde yapmış olduğu faydalı ve zorunlu masraflara yönelik talebi bulunmaktadır. Mahkemece önceki bozma ilamı doğrultusunda araştırma yapılarak 09.01.1992 tarihli harici satış sözleşmesindeki imzanın davacıya ait olduğu anlaşılmış, buna göre davalının taşınmazı kullanımında iyiniyetli olduğu kabul edilmiştir.

Harici satın alma mülkiyetten kaynaklanan bir hak bahşetmez. Ancak, iyiniyetli zilyede gerek Türk Medeni Kanunu’nun 994 üncü maddesi, gerekse 1940 tarih 2/77 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, taşınmazı kullanma yönünden kişisel bir hak verir. Bu durumda, harici satış bedeli ile varsa zorunlu ve faydalı masrafları satın alana ödenmedikçe bedel yönünden satın alanın taşınmazı alıkoyma hakkı (hapis hakkı) vardır.

Somut olaya gelince, davalı tarafından harici satış bedeli olarak 1992 yılında 18.000.000 ETL ödenmiş olduğu, ayrıca yine davalı tarafından taşınmaz üzerinde oluşturulan binanın değerinin dosya arasında bulunan inşaat bilirkişisi raporunda 33.320,00 TL olarak belirlenmiş olduğu anlaşılmaktadır.

Mahkemece öncelikle, uzman bilirkişi eliyle inceleme yaptırılarak, 09.01.1992 tarihli sözleşmede yazılı olan bedelin ödeme tarihinden itibaren ekonomik etkenler nedeniyle azalan alım gücünün enflasyon, tüketici eşya fiyat endeksi, döviz kurları, altın, memur maaşı ve işçi ücretlerindeki artışlar ve benzeri unsurların ortalamaları alınmak suretiyle uyarlama ve denkleştirici adalet ilkesine göre dava tarihine kadar ulaşacağı alım gücünün saptanması; bundan sonra, (harici satışın geçerli olduğu ve davalının iyiniyetli olduğu mahkemece kabul edildiğine göre) güncelleştirilmiş harici satış bedeli ile taşınmaz üzerinde davalı tarafından oluşturulmuş olan muhdesatın değerine ilişkin davalı yararına hapis hakkı tanınarak elatmanın önlenmesi ve kal talebinin kabulüne, ecrimisil talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle verilen ve infazı kabil olmayan hüküm isabetli olmayıp bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

20.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.