Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2023/1518 E. 2023/2214 K. 13.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1518
KARAR NO : 2023/2214
KARAR TARİHİ : 13.04.2023

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen zilyetliğin korunması davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, 8. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde, Hazineye ait dava konusu 2 parsel sayılı taşınmazın; ekmek evi, mesken ve ahır yapılmak, kalan kısmının da bahçe olarak kullanılmak suretiyle muris babası tarafından tasarruf edildiğini, babasının 2013 yılında vefat ettiğini, taşınmazın ecrimisil bedellerinin sağlığında babası, ölümünden sonra da mirasçıları tarafından ödendiğini, babasının vefatından sonra, taşınmaz tel çit ile çevrilmek istendiğinde davalı tarafından müdahale edildiğini açıklayarak, davalının gasp fiilinin ortadan kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili, vekil edeninin babası zamanından beri dava konusu taşınmazın kullanıldığını, davanın zamanaşımına uğradığını, davacının dava konusu alanda hiçbir zaman zilyetliğinin olmadığını, taşınmaza komşu olan yine Hazine’ye ait 1 parsel sayılı taşınmazın tamamı ile dava konusu taşınmazın bir kısmının vekil edeni tarafından kullanıldığını, ecrimisil ödenmesinin tek başına zilyetliği ispatlamayacağını beyanla davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 24.03.2015 tarihli ve 2014/791 Esas, 2015/300 Karar sayılı kararıyla; davacının dava konusu ettiği yerde hiçbir zaman zilyet olmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 14.03.2018 tarihli ve 2015/20902 Esas, 2018/9365 Karar sayılı kararıyla; mahkemenin yaptığı araştırma ve incelemenin hüküm kurmaya yeterli olmadığı, tanık deliline dayanmış olan tarafların tanıkların taşınmaz başında dinlenilmesi, üstün zilyetliğin kimde olduğunun ayrıntılı olarak sorularak belirlenmesi, davalının kullandığı kısmın ödendiği iddia edilen ecrimisillerin kapsamında olup olmadığının belirlenmesi gerektiği belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin 10.02.2021 tarihli ve 2019/1056 Esas, 2021/217 Karar sayılı kararıyla; davacının korunmaya muhtaç zilyetliğinin bulunmadığı kanaatine varıldığından davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 24.02.2022 tarihli ve 2022/45 Esas, 2022/1565 Karar sayılı kararıyla; kısa kararda, davanın esastan reddine denildiği halde, gerekçeli kararda, mahkememiz kararında direnilmesine, davacının davasının reddine denildiği ve bu şekilde kısa karar ile gerekçeli kararın hüküm fıkrası arasında çelişki oluşturulduğundan hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı murisi Hüseyin ve davacı yönünden, zilyetliğin korunması talep edilen dava konusu taşınmaz bölümüne yönelik olarak, zilyetliğin iki temel unsuru olan zilyetlik iradesi ve fiili hakimiyet bulunmadığı, dava konusu yere ilişkin üstün zilyetliğin davalıda olduğunun tespit edildiği, davacının korunmaya muhtaç zilyetliğinin bulunmadığı kanaatine varıldığından davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyizinde, bozma ilamının gereğinin yerine getirilmediğini, müvekkili murisinin yaptığı ecrimisil ödemeleri hususunda yeterince araştırma yapılmadığını ileri sürmüştür.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 983 üncü maddesi kapsamında zilyetliğin korunması istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 983 üncü maddesi

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

13.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.